Uluslararası karşılaştırmalı olarak Yeni Sosyal Medya Kanunu

Fransa’da sosyal medya şirketlerinin yasal yükümlülükleri olmasını sağlayan kanun, 22 Aralık 2018 itibariyle yürürlüğe girdi. Kanun ülkede Yalan Haber Kanunu olarak da adlandırılmaktadır. Kanun dijital mecralarda yayınlanabilecek ve hızla yayılabilecek yalan haberlerin önüne geçmeyi ve sosyal ağlar aracılığıyla özellikle yabancı devletler tarafından yapılabilecek algı yönetimi çalışmalarını engellemeyi amaçlamaktadır. Almanya’da 2017 yılı itibariyle artan aşırı sağcı propaganda ile ırkçı ve nefret söylemleriyle mücadele amacıyla hazırlanan ve 1 Ekim 2017’de yürürlüğe giren Sosyal Medya Platformlarında Hukuki Uygulamanın İyileştirilmesi Yasası söz konusudur. Oluşturulan yasanın temel amaçları sosyal ağlardaki nefret söylemi ve yalan haberlerle mücadele etmek, sosyal ağ platformlarını hesap verebilir hale getirmek ve gerekli hallerde platformlara ceza yaptırımı uygulamaktır. Hakaret, kötüleme, iftira, kamuoyunu suça teşvik etme, halkı kışkırtma, şiddet görselleri paylaşma ve tehdit gibi internet üzerinden yapılan suç içerikleriyle daha etkin mücadeleyi hedefleyen kanun, sosyal ağlarda yaşanabilecek olası durumlar için hükümete ve halka bilgi sağlama ve çeşitli yaptırımlarda bulunma imkânı sağlamaktadır. Kanunun hükümleri çerçevesine giren sosyal medya platformlarının Almanya’da 2 milyondan fazla kayıtlı kullanıcısı bulunmalıdır. Bu sosyal medya şirketlerinin yasada belirlenen yükümlülükleri yerine getirmesi ve ülkede bir temsilcilik bulundurması gerekmektedir.

Günlük Hayattaki Suçlar Online Platformlarda da Suç Kapsamında

ABD ve İngiltere’de doğrudan sosyal medya şirketlerine karşı bir yönetmelik bulunmuyor ancak gündelik hayatta suç teşkil eden durumlar, online platformlarda da suç kapsamında değerlendirilmektedir. İngiltere hükümeti tarafından 2019 yılında yayınlanan White Paper adlı raporda özellikle çocukların sosyal medya platformlarındaki zararlı ve uygunsuz içeriklerden korunabilmesi amacıyla bir düzenleme yapılması ön görülmüştür. Temsilcilik konusundaysa raporda ilgili teknoloji şirketinin İngiltere’de ya da AB sınırları içerisinde bir temsilcilik oluşturması ve şikâyetler doğrultusunda yetkili makamlar ile iletişime geçebilmesinin gerekliliği vurgulanmıştır. Amerika’da diğer ülkelerde olduğu gibi sosyal ağ uygulamalarının ve sosyal medyanın seçim sürecinde propaganda ve yalan haber yayma amacıyla kullanıldığı öngörülmüştür. Sosyal medya şirketlerinin yükümlülüklerine yönelik atılan kritik bir adım, ABD Başkanı Donald Trump tarafından 28 Mayıs 2020 tarihinde imzalanan Başkanlık Kararnamesidir. Kararnamede sosyal medya şirketlerinin ifade özgürlüğüne engel olduğu ve kasıtlı olarak platformda yayınlanan içeriklerin görünürlüğüne karar verdikleri iddia edilmiştir. Sosyal medya şirketlerinin kendilerine uygun olmayan içeriklere izin vermedikleri ve halkın neyi görüp görmeyeceğine karar verici durumda oldukları ileri sürülmüştür. Ayrıca, eyaletler kişisel verileri korumak ve medya okuryazarlığını arttırmak için kanun ve kanun teklifleri hazırlamaktadır.

Türkiye İçin Almanya Modeli Örnek Alındı

Türkiye’de ise henüz yürürlükte olan herhangi bir sosyal medya kanunu veya özel olarak sosyal medya platformlarına yasal yaptırım oluşturacak bir yasa bulunmuyor. Son zamanlarda milyonlarca sosyal medya kullanıcısının yakından takip ettiği sosyal medya düzenlemesinin yakın zamanda TBMM’ye sunulması beklenmektedir. Almanya modeli örnek alınarak geliştirilen yasa teklifinin detayları ise kamuoyunun büyük bir kısmı tarafından bilinmektedir. Türkiye, oluşturduğu yasa ile özellikle sosyal medyada yer alan asılsız haberler, propaganda, terör söylemi, şiddet, çocuk pornografisi ve nefret söylemlerinin önüne geçmeyi amaçlamaktadır. Devletlerin, temel hak ve özgürlüklerin korunması, toplumun refahı, kamu düzeni ve milli güvenliğin sağlanması gibi yükümlülükleri göz önüne alındığında bu yasa düzenlenmesinin temel bir ihtiyaç ve zorunluluk olduğu düşünülmektedir. Türkiye bu amaçla sosyal medya üzerinde soruşturmaya ve kovuşturmaya imkân verecek bir düzenleme yapmayı hedeflemektedir.

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi gereğince:

− Sosyal ağ sağlayıcıları, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırmak zorunda olacaktır. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen ve erişim engelleme veya içerik çıkarılması kararlarının uygulanmasına ilişkin rapor bildirimi yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere para cezası verilebilecektir.

− Türkiye’den günlük erişimi 1 milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarının, Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğu olacaktır.  Yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcısının internet trafiği bant genişliği önce yüzde 50, daha sonra yüzde 95’e kadar daraltılacak.

− Kişiler tarafından da sosyal ağ sağlayıcılarına içerik kaldırılması ya da erişim engellenmesi başvurusu yapabilecek ve sosyal medya platformları bu başvurulara belirlenen saat içerisinde olumlu ya da olumsuz yanıt vermek zorunda olacaktır.

− Başvuruları yanıtsız bırakan ağ sağlayıcılara para cezası verilebilecek. Hukuka aykırı olduğu mahkeme kararıyla saptanan içerik, sosyal ağ sağlayıcıya bildirilecek. Bildirime rağmen belli bir saat içinde gereğini yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcı, doğan zararların karşılanmasından sorumlu olacaktır.

− Sosyal medyada yer alan hukuka aykırı içeriğin kaldırılması veya erişimin engellenmesi için şirketlerin Türkiye’de temsilci bulundurmaları ve hesapların gerçek kimlikleri üzerinden açılması zorunluluğunun getirilmesi, sahte hesapların engellenmesi planlanmaktadır.

− Kişilik haklarının ihlali ve özel hayatın gizliliğinin ihlali durumunda yapılan başvuruların 48 saat içinde cevaplandırılması yükümlülüğü getirilmesi; sosyal medya platformlarına içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ve başvurulara yönelik yapılan işlemlere ilişkin olarak 3 ve 6 ayda raporlama yükümlülüğü konulması planlanmaktadır.

− Düzenlemede temsilci atamamakta direnen şirketlere yaptırım açısından bant kısıtlamasına dönük bir düzenlemenin yer alması planlanmaktadır.

− Mahkeme kararı ile içerikleri kaldırmayan sosyal medya ağlarına kademeli bir para cezası da getirilecektir. Sosyal ağlar, içeriğin kaldırılmasına ilişkin başvurulara 48 saat içinde cevap vermediği takdirde 5 milyon TL, raporlar ve istatistiki bilgi vermediğinde 10 milyon TL, verilerin Türkiye’de barındırılmadığının tespit edilmesi halinde ise 50 milyon TL para cezası öngörülmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Levent Eraslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Tdk - Her türlü özgür ortamın daraldığı bir Türkiye'de sansürün öteki adına da 'İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi' deniliyor.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Ağustos 13:39


Anket Dim TV'de ne izlemek istersiniz?