Üniversite tercih dönemi yaklaşırken...

Yaşadığımız coğrafyada ‘DOĞRU MESLEK’ kavramı ile ‘GARANTİ MESLEK’ kavramı birbiri içine geçmiş durumdadır. 10 sene önce geçerli olan meslek ile şu an geçerli olan meslek aynı istihdam oranına sahip değildir.
Ebeveynler bu süreçte haklı ve doğal olarak çocuklarının ileride ‘iş garantili’ diye adlandırdığımız mesleklere yönlendirmektedir. Kısa bir zaman önce gördüğümüz üzere yaşanan Covid salgınından öğrendiğimiz ‘hiçbir şeyin kalıcı olmadığı’ ve dengelerin her an değişebileceğidir.
Geleceğimizi planlarken iyi bir iş sahibi olmak, maddi ve manevi yönden kazanç sağlamanın en önemli yolu tercih edeceği mesleği sevmekten geçmektedir. İşi sevmek veya şu anın şartında değerlendirmek de 4-5 sene sonrası için geçerli olmayabilir.
Bu süreçte herkes üniversite tercihi yapacak öğrencinin geleceği ile ilgili bir düşünce yapısına sahip. Oraya git böyle olur, şunu oku böyle olur vb. şeklinde uzayıp giden fikirler.
Sonuçlar açıklanmadan önce karar vermeniz gereken şey benim ilgi, yetenek ve değerlerime göre yapmak istediğim iş hangisi olmalıdır sorusunun cevabıdır.
Günümüzde baraj sınırlamasını geçen herkes bir şekilde üniversiteli olmaktadır. Çevrenize baktığınız zaman birçok lisans mezunu hatta yüksek lisans yapmasına rağmen işsizlik oranlarının çok fazla olduğunu göreceksiniz.
Üniversite tercihi yapmadan önce mutlaka bir amacınız ve idealiniz olmalıdır. Geleceğe dair düşünceniz ve fikirleriniz sizin yarını daha güzel bir şekilde yaşamanızı sağlar. Hayatın sizi kontrol etmesine izin vermek yerine kontrol hakkınızı elinizde tutabilirsiniz.
Bu şekilde değil de tam tersi ‘neresi olursa giderim’ vb. gibi düşünce kalıplarınız varsa mezun olduktan sonra da iş ararken karşılacağınız durum bundan farksızdır. Siz iş seçme hakkına sahip olmazsınız ve tam tersi ‘neresi olursa çalışırım’ düşüncesine girmek zorunda kalırsınız.
Üniversiteye gitmek tüm bunların yanında size sadece maddi bir kazanç sağlamaz. Bilişsel, davranışsal yaklaşım tarzlarınızı değiştirir, gelişime ve değişime açık birey olmanızı sağlarken farklı kültürlerden insanlarla tanımanıza olanak sağlar. Böylelikle bakış perspektifiniz genişler.
Bugüne kadar ait olduğunuz yerden çıkıp, başka bir şehirde yaşamaya başlamak size hayatın hem zor hem güzel yönünü aynı anda sunar.
Mutlaka her öğrenci üniversite okumalıdır. Günümüz Türkiye’sinde kendinize ait bir hayat yaşamak istiyorsanız, gelişmek, değişmek, öğrenmek ve gerçekten bilgiye ulaşmak istiyorsanız kendinize ait dünyadan çıkıp yeni dünyalara adım atmayı hak ediyorsunuz.
Zorlu, bazen sancılı, yeri geldiği zaman düştüğün ama yine de kalktığın sürece her zaman hayat sana kapılarını açmak için bekliyor olacaktır. Okuduğun bölümü seversen ve benimsersen, tutkun ve aşkın varsa hiçbir şeyden korkma. Çalışmaya ve inanmaya devam ettiğin sürece hayallerin, gerçekleşmek için seni bekliyor olacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar F. Zehra Okşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?