Kimler ormana şef olur? Kimler olmaz?

Reklam aracına, PR makinesine dönen kâğıt parçalarını birileri gazete sanmaya başlayınca fena dayak yiyoruz a dostlar…
Söylemekten bıktım! Yine de söyleyeceğim…
Memlekette birinin başına bir şey geldiğinde resmi olarak halledemiyorsa bize geliyor.
Yine biri haksızlığa uğradıysa bize geliyor…
Birinin bir derdi varsa bize anlatıyor…
Bizim söylediklerimiz de birilerinin işine gelmiyor!
Böyle bir şeyi beklemiyoruz da zaten…
Çünkü bizim işimiz halkın bilgi sahibi olmasını sağlamak.
Zorunlu maske takma süreciyle başlayan polisten kaçma dönemini yaşıyoruz. Aslında polis, maske takmayanı uyarması için, uymayana da ceza yazma görevini imece halinde yürüten bütünün bir parçası konumunda…
Böyle anılmalarını istemem. Trafikte de aynısı geçerli… Polisi geçtin mi bas gaza!
Gazeteciler de kamu içinde haber vermeyle görevlidir. Oldu ya bir aksilik ya da bir aksama olursa biz devreye gireriz.
Yeniler pek bilmezler de kolluk kuvvetlerimiz bunun için bize ayrıcalık tanırlar…
Yine yeniler bilmiyorsa diye söyleyeyim, gazetecinin, polisin, kamu görevlisinin partisi pırtısı olmaz!
Eline kalemi alır ve ne gördüyse aktarır. Bakmayın siz o PR makinelerine …
Zaten onlar yüzünden bu meslek bu hale geldi. Hasılı insanlar da gazeteciliğin bu olduğunu sanmaya başladı.
Bu bakımdan yeniler bilir mi bilmiyorum ama… Gazeteci neler olup bittiğini söylemekle mükelleftir…
Kendimize mümkün olduğu kadar hakim olup terbiye sınırlarını hiç aşmadan işimize gücümüze bakıyoruz!
Devlet bize bir görev yükledi, biz de onu yerine getiriyoruz…
Söylemesi ayıp yakın çevrem başta olmak üzere çok da nezaketli olduğumu söylerler hep…
Yasalara aykırı bir şey yaptıysam boynum kıldan ince! Zaten böyle bir şey olduğunda da kimse imtina edip bana ayrıcalık da tanımıyor!
Neticesinde kanunlara uyarak görevimi yapıyorum.
Dün ilçemde yangın oldu!
Biliyorsunuz, ciğerlerimiz yandı yine!
Büyük geçmiş olsun…
Pazar gün olay olmasın diye dua ederken yangın haberi ile sarsıldık. Gazeteteci olmam nedeniyle de apar topar olay yerine gittim.
Çekim yapmak için, halka bilgi vermek için 'şef' beyden izin almamız gerekiyormuş…
Birini ormana şef yaparken sorun baştan 'Biliyor musun, bilmiyor musun?' diye bazı şeyleri…
'Şef' dediler, gittik yanına… “Geçmiş olsun… Kolay gelsin” deyip ne kadar yer yandığını sorduk… Zannımca kendisinin matematik bilgisi yok! Allah iyilik sağlık versin…
İbrikçi başının hikâyesi geldi aklıma… Bir ara anlatırım size…
Allah aşkına kimleri şef yapıyorsunuz siz?
Şişe çevirip birini şef yapsam ancak bu kadar olurdu!
Tebrik ediyorum hepinizi…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yakup Kocabaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?