Bitmeyen hastalığımız

Başkalarına özenmek ve kendi değerlerini görememek, Türk insanının bir bölümünün en büyük hastalığıdır. Mesela kendi bölgemizden siyasetçi, sporcu, hakem, üst kademelerde görev yapan insanlar çıkarırız ama bin bir türlü bahanelerle en fazla kendi içimizde yok etmeye çalışırız. Bakınız eleştiri demiyorum, paçasından çekmek için her hamleyi yaparız. Üzülerek söylüyorum ki, bu hastalık Alanya'da her yerden daha fazladır.

***

Günümüzün sorunu Koronavirüs ( Kovid-19) salgınından örnek verecek olursak; devletimiz bütçesinin yettiği sürece her hamleyi yapıyor ama bir kesim her zaman yaptığı gibi Avrupa'dan örnekler veriyor. Salgın sadece ülkemizdeymiş gibi davranan bu kesim aslında Avrupa ülkelerinin sınıfta kaldığının farkında ama salgında bile bunu kullanmak istiyor. Avrupa'nın büyük çoğunluğunda ücretli olan testleri ve tedavileri, ambulans ve bulunamayan maskeleri görmezlikten gelerek bunların hepsinin ücretsiz olduğu ülkemizde geç kalan maske üzerinden eleştiri yapmak ne akla ne de mantığa sığmıyor. Son dönemde de hepsi bitti, nüfusu İzmir kadar olan ülkeler virüsü yendi ama biz yenemedik diye yeni algı peşindeler. Terör, savaş, salgın gibi durumlarda birleşemiyorsak sağlıklı bir toplumdan söz edemeyiz.

***

Konumuzun futbolla ne alakası var diyecek olursanız; taraftarlarımızın bir kesimi İstanbul'da yazılı ve görsel basının veya bir yorumcunun söylediğini, yazdığını, kendi fikirlerini kesinmiş gibi paylaşım yapması, inanmasıdır. Tabi ki buna yerelde yazılı ve görsel basın da alet olmaktadır. Velhasıl balık hafızalıyız. Bunlar değil mi yıllardır yalan haber yapan, transfer dönemlerinde nasılsa birisi tutar mantığı ile bir takım için onlarca oyuncuyu yazan, söyleyen. Hatta son dönemde Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu bile bu konuda isyan etmedi mi? Ama bir bölüm taraftarımız ısrarla inanmaya devam ediyor.

***

Geçtiğimiz günlerde bir spor yazarı maçlar ile ilgili fikirlerini paylaştı, hatta maçların Alanya'da oynanacağını yazdı. Aman Allah'ım herkes balıklama atladı. Araştırma gereği duymadan Belediye Başkanı ve turizmciler bile demeçler verdi. Hâlbuki bu 4-5 seçenekten birisiydi. Bunu bizler de 15 gün önce yazdık ama dediğim gibi İstanbul'dan birisi yazınca inanan bir kesim var. Ne yapsak bunun önüne geçemiyoruz. Bana göre Alanya'da oynanması imkansız ama farzet ki, bir hata yaptılar ve buraya maç verdiler. Taraftarın olmadığı maçlarda kazanan birkaç otelciden başka olmaz. Ayrıca risksiz bir bölge olan Alanya, bir anda virüs riski ile karşı karşıya kalır. Zaten Alanyaspor, Alanya'nın reklamını 4 yıldır üst seviyede yapıyor iken bu dönemde ne Alanya halkına ne de taraftarına faydası olmayacaktır. Ayrıca örnek gösterilen stadyum ve çimleri bu kadar maç trafiğini kaldıramaz ve bizi gelecek sezonda yalnız bırakır. Şu da bilinsin ki taraftarlı oynanırsa burada oynanmasına karşı çıkmam.

***

Sonuç olarak, ülkemizde futbolun ne olacağına bilim kurulu karar verecek. Alınan önlemler doğrultusunda hayat normale dönerse haziranda ligler başlar ve 1 ay içinde tamamlanır. Seçeneklerin hangisi uygulanır buna TFF karar verecek ama en doğrusu mevcut oynandığı gibi seyircisiz ve önlemler alınarak tamamlanmasıdır. Tüm seçenekleri daha önce yazdığımız için tekrarına gerek yok. En sağlıklı, adaletli, kaos yaratmayacak seçenek oynandığı gibi devam etmesidir. Lütfen İstanbul basınının her yazdığına inanarak bunun üzerinden insanları yanıltmayalım. Alanya'nın İstanbul, milletimizin de bir an önce Avrupa özentisinden vazgeçmesi lazım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Veysel Okşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Bugün son iki aday kalsa Erdoğan'ı mı Yavaş'ı mı seçersiniz?