Böyle din adamlarımız da var

Arap kültürünü(!) İslamiyet sananlar var ülkemizde.
Bunları anlatmak için bu tümcede kullandığım, ‘sananlar’ edimi bile masum kaldı, yetersiz oldu.
Doğru cümle şu.
İslamiyet’i, Arap kültürüne(!) dönüştürmek isteyen, ‘Araplar gibi yaşamayı ve yaşatmayı arzulayan’ ve habis ur gibi gittikçe büyüyen bir kitle var, bu ülkede…
Öyle azımsanacak, önemsenmeyecek, kıyıda köşede faaliyet gösteren küçük bir kitle falan da değil bunlar.
İnsanlarımızı, ‘Siz Müslüman’sanız eğer; ben Müslüman değilim!’ dedirtecek kadar zıvanadan çıkartan, çıldırtan, bunaltan, bezdiren ve insanları dinden, imandan soğutan; kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’de yeri olmayan, çıkar üzerine kurgulanmış ve kurulmuş şer odakları bunlar.
Sızmadıkları alan, sızmadıkları kurum, sızmadıkları makam mevkii yok.
Her yerdeler…
Hani ‘Gitti Fetö, geldi Metö!’ deniyor ya; siz bu benzetme ve türetme eylemini sabahlara kadar türetebilirsiniz.
O kadar çoklar ki…
Bu coğrafyada Fetö’den, Metö’den, İstö’den, Sütö’den…. bol bir şey yok.
İşi ticarete döken, holdingleşen tarikatlar, cemaatler var.
İnsan sormadan edemiyor; “Ey siyasetle karışık ticaret yapan cemaatler; din bunun neresinde!…”
… …
Hani ‘Coğrafya kaderdir’ denir ya; üzerinde yaşadığımız bu coğrafya, kader olmaktan çıkıp, ‘keder’ oldu, ‘felaket’ oldu…

* * *
Şu an bizim ve üzerinde yaşadığımız bu coğrafyanın; aklı başında, aydın, ileri görüşlü, din adamlarına gereksinimi(miz) var.
Yok mu böyle din adamlarımız?
Elbette var.


Azınlıkta da olsalar (hâlâ ve her şeye rağmen) aydın, ileri görüşlü, yurdunu ve halkını seven ve de Türklüğü ile gurur duyan din adamlarımız, elbette var.
Örnek mi?
İşte örnek…
Şu an Kırklareli Müftü Yardımcısı olan Adnan Zeki Bıyık Hoca…
Aydın din adamlarımızdan biri o…
… …
Diyor ki Adnan Zeki Bıyık Hoca,
“… Sorular geliyor zaman zaman, “Hocam bu kandil gecesinde kaç rekat namaz kılalım, kaç bin tane tevhid(*) söyleyip zikir çekelim (**)?” şeklinde…

Ben de bu tür soru sahiplerine diyorum ki:
‘…Siz şimdi bırakın tevhidi ve zikri. Ben size daha kazançlı ama nefse ağır gelen sevap kazanma yolları göstereyim…’
* Variyetiniz varsa alın birkaç yetimi tepeden tırnağa giydirin, yedirin içirin. Dahası o yetimlerin eğitim masraflarını karşılayın. Okuyup büyük adam olsunlar, dine diyanete vatana millete faydalı gençler olsunlar. Zaten sevgiden şefkatten ve baba himayesinden mahrum kalmışlar. Bunların sizin yüzünüze sevgi ile bir bakışı Allah'ın size rahmet nazarı ile bakması demektir. (…)
* İkinci, beşinci, onuncu, yirminci kez umre ziyaretlerini bırakın artık. Burada harcayacağınız parayı, evine kurbandan kurbana et giren komşularınıza bağışlayın.
* Varsılsanız, varlıklıysanız eğer, gece bin rekat namaz kılmaktan daha içerikli bir sevap önerebilirim size…
Okula giden yavrusuna harçlık verebilmek için; her gün 5 km yolu yayan yürümek zorunda kalan gariban babalara yardım edin… Çok uzaklarda değil onlar, hemen çevrenizdeler... Bu durumda olan insanlarımız o kadar çok ki…
* Varsıl yoksul fark etmez, bugün hastanelerde can bekleyen, kan bekleyen on binlerce hastadan birine şifa olabilecek bir ünite kan bağışlayabilirsiniz… Bu da Tanrı katında, 1000 rekât nafile namazdan(***) çok daha üstündür…
* Durumunuz uygunsa; yokluktan evlenemeyen, yuva kuramayan gariban gençlere yardımcı olarak; berat fermanı(****) almaya aday olabilirsiniz.


* Siz(ler)i büyütünceye kadar nice büyük eziyetler çeken; götürüp huzurevine attığınız anne veya babanızı oradan çıkarıp, onların hayır duasını alın. Bu eyleminiz, milyonlarca kez kılınan namazdan, on binlerce kez tutulan oruçlardan daha hatırlı olur Tanrı katında… (…) ”
* * *
Ne diyelim; Tanrı, sizden razı olsun Bıyık Hocam. Tanrı, sağlıklı, uzun ömürler versin size…
Dilerim sizin gibi ileri görüşlü, aydın, mantıklı hocalarımız artar da; dinimiz bu yobazların elinden kurtulur; bu coğrafya yaşanılası bir coğrafya haline gelir.

(*) Tevhid: (Birlemek) Tanrı’dan başka tapılacak kimsenin olmadığına inanmak
(**) Zikir çekmek: Tanrı’yı anmak üzere söylenmesi ve yapılması salık verilen, sözlü ve uygulamalı eylemleri kapsayan davranışların tümüdür.
(***) Nafile Namazı: Zorunlu namazların dışında belli günlerde veya günün belli saatlerinde kılınan namazlardır
(***) Berat fermanı: Borçtan, günahtan arınma, kurtulma belgesi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Haboğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Mustafa Özbilge - ismail bey sizin yazılarınızı sürekli okurum.çok güzel konulara değiniyorsunuz.teşekkür ederim.bugünkü yazınızı daha büyük harflerle yazmanız ve tekrar tekrar gündemde tutmalısınız.din konusu çok sakıncalı bir durum.insanlara mantıklı bir açıklama yapıyorsun sen hocanın dediğine inanmıyorsan o zaman dinsizsin demezler mi?sonrada vah ülkem vah diyorsun....

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Nisan 07:00
02

Selahattin Yurt - yazınızı çok beğenerek okuyorum.yüreğinize sağlık.iyiki sizin gibi değerler var.yolunuz Aziz Nesin gibi açık olsun.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Nisan 15:03


Anket Bugün son iki aday kalsa Erdoğan'ı mı Yavaş'ı mı seçersiniz?