Ermenistan'a yardım düşer mi kardeşlerim?

Ankara, Ermenistan'ın koronavirüsle mücadelede Türkiye'den ilaç yardımı istediğini açıkladı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye Cumhurbaşkanlığı İdaresinin Erivan'ın yardım isteğine olumlu yanıt verdiğini söyledi. Alıntı: “Biz birçok ülkeye yardım ettik. Bu son derece insancıl bir durum. Burada siyasi hesaplamalar yapamayız. Gerekenler yapıldı. Yardımlarımız önümüzdeki günlerde Ermenistan'a gönderilecektir."
Hümanizm ve evrensel değerler açısından kardeş Türkiye'nin konumu tamamen normal gözüküyor. Bugünlerde Azerbaycan da salgın nedeniyle ciddi kayıplar ve sorunlarla karşılaşmasına rağmen birçok ülkeye yardım eli uzatıyor. Ama mevzu bahis Ermenistan. Yüzyıldan fazla bir süredir bölgede Türklerin, Türkiye'nin ve Azerbaycan'ın varlığını tehlike kabul eden ve Azerbaycan'ın tarihi bölgelerinde kurulan bu devşirme devlet Türkiye ve Azerbaycan topraklarına göz dikerek "denizden denize devlet" hayalini gerçekleştirmeyi amaçlayan bir ülkedir. 2020'nin ilk dört ayında dünyayı tehdit eden COVİD-19 pandemi, birçok konuyu arka planda koydu. Düşman ülkeler geçici olarak silahlarını bıraktılar, kendi hayatlarını koruma derdine düştüler. Ve bu süreçlerde en ağır ülkelerden biri Ermenistan'dır. Doğru, burada kayıpların sayısı henüz üç rakamla bile ölçülmemiştir. Ancak, nüfusu açlık ve yoksulluktan kaçan bu ülke, bugün iki milyonun sağlanmasında güçsüz ve umutsuzca Türkiye'den yardım istiyor. Gerçi , Ermenistan Dışişleri Bakanlığı pişkin bir şekilde Ankara’dan yardım istemediklerini iddia etmiş. Bu ülkenin söyledikleriyle, yaptıkları hiç bir zaman uyuşmamıştır, o da ayrı bir mevzu. Doğal olarak Türkiye'nin koronavirüsle mücadelede Ermenistan'ı destekleme niyeti Azerbaycan'da memnuniyetle karşılanmadı. Yaklaşık 30 yıldır Azerbaycan topraklarını işgal eden bir ülkeden bahsediyoruz. Bugün, koronavirüs sadece Ermenistan'ın sivil nüfusu arasında değil, aynı zamanda orduda da yayıldı. Böylece, Türkiye tarafından gönderilen ilaçlarla tedavi edilen Ermeni askerleri, daha sonra Azerbaycan askerini tekrar hedef alacak ve oğullarımız şehit olacaktır. Kardeş Türkiye'nin başkanlığının koronavirüsün bu günlerinde Ermenistan'da yapılan iddialara dikkat etmesi çok makbule geçer. Örneğin Ermenistan, Moskova anlaşmasının 2021'de yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ve Nahçivan dahil Kars, Ardahan, Ağrı'nın Ermenistan'a "geri verilmesi" gerektiğini iddia ediyor. Küstahlığa bakın, "geri verilmesi"! Başka bir deyişle, Ermenistan, dünyanın koronavirüs ile uğraştığı bugünlerde bile, toprak iddialarını devam ettirmekte. COVID-19'un esaretinde kalan Ermeniler Şuşa'da Azerbaycan sivillerini rehin tutmaya devam ediyor ve onları asla geri getirmeyeceklerini söylüyorlar. Belki de Ankara nüfuzunu kullanıp “Kelbecer rehinelerini serbest bırak" çağrısında bulunmalı, aynı zamanda da dünyaya seslenmelidir. Sonuçta, Türkiye, 6 yıl önce Kelbecer'in işgalinden sonra Ermenistan'la sınırı kapattı (!) ve iki sivil vatandaş sadece Kelbecer'i ziyaret etmek için oraya gitmişti. Yalnızca bu mu? Nikol Paşinyan Ermenistan’da 24 nisan "soykırım günü" 8-9 mayıs Şuşanın "kurtuluş günü" ve büyük vatan savaşındaki zaferin yıldönümüyle bağlı kutlamaların sadece formalite icabı olacağını söyledi. Yani koronavirüsten dolayı kamuoyu bulunmayacak. Yine eski ve sahte iddialar... Türkiye ilaç yardımı etmeye hazırlanıyorken Ermeniler "soykırım" yıldönümüne hazırlanıyor. Ölüm kalım mücadelesinde bile. Ayrıca, Şuşa’nın işgalini kutlamayı planlıyorlar. Böyleleri yardımı hak ediyor mu? Eğer evrensel değerlerden bahsediyorsak, 100 Ermeni ortaya çıksın ve Ermenistan'ın işgal politikasını protesto etsin, yalnız o zaman yardımı hak ederler. Tarih boyunca Türkiye ve Azerbaycan Ermenilere destek oldu, karşılığındaysa her zaman ihanet gördü. Yakın tarihimizde korkunç bir olayı hatırlayın: Aralık 1989'da Ermeni şehirleri Spitak ve Leninokan depremde yeryüzünden silindi. Ermenilerin Azerbaycan ve Azerbaycanlılara karşı korkunç suçlar işlemesine rağmen ve bu süreç devam etmesine rağmen, Azerbaycan bir kez daha komşusuna yardım eli uzattı. 12 Aralık 1988'de, depremde yaralanan Ermenilere yardım etmek üzere Azerbaycan'dan gönderilen IL-76 uçağı, Ermenistan'ın Spitak ilçesinin Gugark kenti yakınlarında "Stinger" füzesi ile vuruldu ve 77 kişiden sadece 1 kişi hayatta kaldı. O sırada deprem bölgesinde çalışan yabancı kurtarma ekipleri, içinde Azerbaycanlı çocukların amansızca katledildiği bir boru keşfetti! Ermenilerin yardım eli uzattığımıza nasıl tepki verdikleri ortada... Belki de, Türkiye’de bu gerçekleri az sayıda insan biliyor. Ama bilmeleri gerekiyor. Anayasasında Türkiye'ye karşı toprak iddiası olan ve armasında da bunu taşıyan bir ülkeden bahsediyoruz. Ankara'dan yardım isteyen Ermeniler sonradan "Biz yardım istemedik" diyorlarsa, Türk uçağının acı bir kader yaşayabileceği anlamına geliyor. Ermenistan'ın özünü ortaya koyan bir başka örnek daha. Çin Ermenistan'a yardım gönderdikten sonra Ermeniler, yardım paketlerine Ararat (Ağrı) dağı ile ilgili yazıtın yansıdığını iddia ettiler. Bu bağlamda, Ankara ile Pekin arasında diplomatik çatışmanın ortaya çıkması an meselesiydi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hami Aksoy, Çin Ankara Büyükelçisi Deng Li'nin bir açıklama için bakanlığa çağrıldığını söyledi. Büyükelçi ve Çin Dışişleri Bakanlığı, insani yardım kutularında metnin Ağrı Dağı üzerine yerleştirilmesinin nedenlerini açıkladı. Büyükelçi Deng, Ermenistan'a insani yardımın Çin'in bölgelerinden birinin yerel yetkilileri tarafından hazırlandığını ve özel bir şirket tarafından gönderildiğini söyledi. Aynı zamanda yönetim kutulara sadece Çince metinlerin olduğunu ve orada Ağrı dağı ile ilgili herhangi bir şey olmadığını söyledi. Çinli diplomat, Ağrı Dağı ile ilgili İngilizce metnin daha sonra kutulara konulduğunu söyledi. Bakın, budur işte Ermenilerin gerçek yüzü! Bu durumda Ermenistan düşmanlarıyla arayı düzeltmek yerine normal ilişkileri olan ülkeleri de düşman yapmaya çalışıyor. Şimdi söyleyin kardeşlerim, böylelerine yardım düşer mi? Önce işgale son verilmesi talebi olmalı! Aksi takdirde, Ermenistan'a yardım, Zürih protokollerinin imzalanmasına benzer bir adım olarak değerlendirilecektir. İşgalci baskıyı hak ediyor, yardımı değil! Düşman hala iki kardeşin arasına soğuk su serpmek istiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Elşad Paşasoy (Azerbaycan Yeni Müsavat Gazetesi) - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Bugün son iki aday kalsa Erdoğan'ı mı Yavaş'ı mı seçersiniz?