İNSAN ve 'insancıklar'

BİR başkası üzerinden güç almaya çalışarak sizi aslında umrunuz dışı şeyler konusunda merak ettireceklerini düşünerek farklı hesaplar içerisine girenler, aslında öylesine zavallı ve acizler ki... Küçük hesaplarıyla başbaşa kalacakları...

BİR

başkası üzerinden güç almaya çalışarak sizi aslında umrunuz dışı şeyler konusunda merak ettireceklerini düşünerek farklı hesaplar içerisine girenler, aslında öylesine zavallı ve acizler ki... Küçük hesaplarıyla başbaşa kalacakları kalabalık bir yalnızlık içerisinde bırakınız mutluluk oyunları oynasınlar hatta bırakınız kendi çizdikleri çemberde kendi çaplarına dönüp dursunlar.

Bizler mi tuhafız yoksa, diğerleri mi? Bu soruyu bu ara sık sık sorar oldum, kendime. Hiç kuşkusuz insanoğlu tuhaf, evet. Sadece tuhaf bile değil, varlıkları ile yoklukları hiçbir şey ifade etmeyen "insancıklar" var.Komik! Hatta trajikomik!Görünümü insan gibi olmasına rağmen içi tıpkı boş bir savaş davulu gibi, sadece ses veren duygu, algı ve muhakeme yeteneğinden yoksun "insancıklar", bu sözünü ettiklerim. Acı!Hakkınızda laf söyleyebilmesi için emin olun sizi tanımasına gerek yok (!) atıp tutmak onların işi ya!Hiçbir anlam değeri taşımayan hareketleriyle, ruh bakımsızlıklarıyla ve ego üstü gösteriş meraklarıyla dıştan 'insan' görünümüne sahip, özü ve sözü bir olmayan bir sürü boş "insancık" var.Takmayın!Umursamayın!Gerekirse görmeyin, duymayın.Uğraşmayın, ilgilenmeyin.İnsanların iyi niyetini suistimal ederek kendi çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan zihniyetler, zavallı olduklarını fark edemeyecek kadar çaresizler.“Şişik ego, bastırılmış bir travma göstergesidir oysaki ve sağaltım, mutlak suretle şarttır.”Hak veriyorum bazen, tüm bunlarla baş edemeyeceğinizi düşünüyor olmanıza. Psikolojinin en baba savunma mekanizmaları belki de bunun için var diyorum.Diyorum demesine ama evet, cidden samimiyetsiz geliyor, kişiler ve tuhaf davranışları bazen.Kendilerini 'vazgeçilmez insan' statüsüne koyarak ultra narsist ego sistemleriyle pessimist düşünen ancak optimist görüntü çizen diktatör gibiler, bazı 'insancıklar' ve dünyayı yalnızca kendi ütopyalarında yaşıyorlar.Kimse kimsenin penceresinden bakmak istemiyor. Empati unutulmuş en büyük gerçeklerden.Bencillik ve hırs, duygulara hükmediyor resmen!Ha bir de unutmadan, karşınıza geçip kendilerinden emin bir tavırlarla sizin değiştiğinizi söyleyen tipler var!Unutmamalı ki, "İnsanlar, sizi yalnızca kullanamadıkları zamanlarda değiştiğinizi söylerler."Dedim ya boşverin, aldırmayın. Belki böylelerine de gerek vardır.Görmeyin, duymayın, gerekirse bilmeyin. Kulak arkası yapın bazen bazı şeyleri.İyilik yapan iyilik bulur mu, bulmaz mı belli değil ancak yine de kişinin vicdanen kendisini rahat hissediyor olması, en büyük erdemlerden bir tanesidir bence.Her türlü sıkıntı ve stres karşısında “İyi ki hayattayım, iyi ki varım, iyi ki sağlıklıyım, iyi ki beni canından çok seven bir aileye sahibim, iyi ki, iyi ki, iyi ki ve iyi ki…”. Evet, birinci kuralımız kesinlikle ve kesinlikle bu olmalı. 'İyi ki'lerimiz çok olmalı, çoğalmalı. Öyleki keşkelerimizi götürmeli, 'iyi-ki-ler'Dönem dönem canımızı sıkan insancıklar (!) olsa da hayatımızda sadece onların olmadığını kendimize hatırlatmalıyız.Hem de bunu ivedi bir sıklıkla yapmalıyız.Bugün çok güzel bir duvar yazısı okudum, yazı da diyor ki: “Armut deyip geçmeyin, birçok kişide bu kelimenin "ilk iki harfinden" eser yok…”.Güldüm.Hayatta her yeni doğan günü yeni, yepyeni umutlarla karşılamalı, doğan güneşe neşeyle, umutla, aşkla, kararlıca sarılmalıyız.Bizler insani düsturlar içinde var olduğumuzu biliyoruz. Bazı insanların -haksız dahi olsalar- kendilerini haklı gösterme çabası içinde olan 'insancık'lar olduğunu biliyoruz.Aslında dışarıdan bakıldığında o insanların kendilerini haklı görmeleri ya da haklı gösterme çabaları hiçbir şeyi değiştirmez. Çünkü ne dersek diyelim, karşımızdaki bildiği kadar anlar, gördüğü kadar bilir, duyduğu kadar inanır. Empati kuramaz bu tipler, zira benmerkezcilik, had safhadadır. 'İnsancık'lar çirkinleşse de gerçekten 'insan' olmanın hakkını verenler çoğalarak güzelleşecek, tüm dünyayı saracak. Buna inanıyorum. Evet, evet hem de tüm benliğimle inanıyorum.'İnsancık'lara verilecek en güzel cevap, kendi fitne fücurluklarında yapmaya çalıştıkları beş para etmez tutarsızlıkları kaale almamak, yanlarınızda dahi olsalar bazen görmemek, görmezden gelmeyi becerebilmek, duymamak, umursamamaktır.Şimdi güçlü olmak, şimdi coşkulu olmak, şimdi sevgi dolu olmak, şimdi, şimdi, şimdi... Üniversitedeki bölüm başkanımın da dediği gibi, 'Hayat, belki de eksilerle güzelleşiyordur. Paratonerleri gördükçe şükrediyordur insan, belki de.' Şunu çok iyi biliyorum ki her ne olursa olsun temiz insanlar, asla leke tutmazlar. Keyifli hafta sonları!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Merve Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Dim TV'de ne izlemek istersiniz?