Namus, şeref ve haysiyet

NAMUS

, şeref, haysiyet, vatan ve millet sevgisi, Türk milletinin geleneğinde vardır.
Özünde, vatan ve millet sevgisi, her bir bireyin namusu, şerefi ve haysiyetidir.
Namus anlayışı, kimi toplumlarda, belli farklılıklar gösterse de, biz Türkler bu konuda çok daha hassasızdır.
Tabii ki, bu konuda da, belli bir genellemeye gitmek pek doğru olmaz.
Ama ne yazık ki, her toplumda olduğu gibi bizde de, vatan hainleri, haysiyetsiz ve şerefsiz insanlar çıkabiliyor.
Maalesef, şerefsizliğin, vatana ve millete yapılan hainliğin en büyüğünü 15 Temmuz rezilliğinde yaşadık.
15 Temmuz'daki FETÖ terör örgütünün akıllara durgunluk verecek adiliği sonrasında, millet olarak bir büyük zaafımızla da yeniden yüz yüze geldik.
Bu zaafımızı 1960, 1971 ve 1980 darbelerinde de yaşamıştık.
Kişisel beklentilerine özel husumetlerine ya da ideolojik fanatizmin batağına saplanmış kimi beyinlerin, günahsız insanları haksız yere jurnallemeleri, herhangi bir nedenle sorgulanma aşamasında olan insanları bile suçlu ilan etmeye kalkmaları, hatta vatan hainleriyle aynı kefeye koymaya çalışmalarındaki şerefsizliklerle ve şerefsizlerle, bir kere daha yüz yüze geldik.
Sözde vatan ve millet sevgisinden bahseden, özde ise, her türlü rezilliği sergileyenlerin giderek çoğalması, bizim hala millet olamadığımızı, birbirimizi sevmediğimizi gösteriyor.
Suçu yargıca sabit olmamış, sadece sorguya alınan insanları, şu ya da bu nedene dayalı olarak suçlu ilan etmek, belli senaryolar üreterek FETÖ'cü hainlerin arasına sokmaya kalkanlara ne desem, nasıl hakaret etsem azdır!
Aynı hatayı, FETÖ'cülerin organize ettiği Ergenekon, Balyoz gibi davalarda da gördük.
O tarihte, bu ülkenin en önemli mevkilerinde görev yapan askerimize, polisimize ve çok sayıdaki bürokrat ve sivil vatandaşlarımıza kumpas kuran adilerin bu oyunlarına gelen vatandaşlarımızın bugün ne düşündüklerini merak ediyorum.
Ben o süreçte de, yargılama sonuçlanana kadar, ne kimseyi peşinen suçlamaya, ne de suçsuz ilan etmeye kalkmamamız gerektiğini sürekli vurgulamaya çalışmıştım.
Bugün de aynı noktadayım.
Bu tür büyük operasyonlarda her zaman belli yanlışlıklar, yanlış tutuklamalar ve de yargılamalar da olabilir.
Ama bunun asgari düzeye çekilmesi için, emniyet güçlerimizin, savcı ve yargıçlarımızın çok daha titiz davranıp, hukukun üstünlüğü doğrultusunda hareket etmeleri gerekir.
Bugünkü operasyonlar, bir kumpas değil, bir gerçek ihanetin faillerinin ortaya çıkarılması çabası.
Bu çaba sürdürülürken, tüm etkili ve yetkili unsurların, emniyet mensuplarının, savcı ve hakimlerimizin, gereken özeni gösterdiklerini görmek, yargıya olan güvenimizi perçinliyor.
Burada, vatandaş olarak, kişisel husumetlerimize dayalı olarak, herkes birbirini suçlamaya, vatan haini ilan etmeye kalkarsa, böyle bir ortamda, suçlanmayan ve yargılanmayan insan kalmaz!
Haksız yere birilerini suçlayan, hain ilan edenler de bilmeliler ki, böylesine bir ortamda birileri de sizi suçlayabilir!
Bu konuda herkesin hassas olması, herkesin namus ve şerefi için yaşadığını, herkesin bir ailesi, çoluğu çocuğu olduğunu düşünmesi gerekir.
Suç işlemiş vatan hainlerinin ortaya çıkarılmasına katkıda bulunmak tabii ki vatandaşlık görevi.
Ama bu rezillerin arasına günahsız insanları sokmaya kalkmak, olayı sulandırmaktan başka bir işe yaramaz.
Öncelikle insan olmalı, insanı sevmeli, sonra herkesin namus ve şerefi, haysiyeti için yaşadığını bilerek davranmak gerekir.
Bu vasıflara sahip olmayan insanların, onu bunu suçlamalarını, bu tür adilikleri sergilemelerini de normal karşılamak gerekir!
Ülke ve ülke insanı olarak, zor bir dönemden geçiyoruz.
Bu tür ihanetlerle karşılaşmamak için, her tür kutuplaşmadan uzak durup, birbirimizle uğraşmayı, birbirimizin ayağının altına karpuz kabuğu yerleştirmeyi bırakıp, birbirimizi sevmemiz, birbirimize güvenip, sarmaş dolaş olmamız gerekiyor.
Allah hepimize akıl fikir ihsan eylesin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sami Çaycoşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?