Sorsaydım, mavili-kırmızılı gençlere…

HAYAT

memat (ölüm kalım!) meselesi haline getirilen Alanya Ticaret Odası seçimleri nihayet sonuçlandı. Toplumu oluşturan iş ve meslek erbabını yakından ilgilendiren bir seçim olduğu için elbette önemli olmalıydı.

Olmalıydı ama değildi! Herkes bu uğurda verilen emeğin ve harcanan muazzam ölçekteki paranın bir güç savaşından ibaret olduğunu biliyordu. Seçilecek başkan ve kimlerden oluşacağı bile önemli kılınmayan meclisin(!) tabii ki Alanya ticaretini ve sosyal yaşamını güçlendirmede rolü büyüktü. Yönetimin Alanya adına inisiyatif alması, öncelikleri belirlemesi önemliydi.

Ama Ticaret Odası, TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) gibi büyük bütçeli, dev bir kuruluşun ilçedeki uzantısı olduğu için, TOBB’un rutin kurumsal işleyişini sürdürerek bile vatandaşa hizmet verilebilmesi, yönetimlerin en büyük şansıydı.

Yine herkes biliyor ki, Alanya’daki her sivil toplum kuruluşu seçimi gibi Ticaret Odası’ndaki savaşım da boğazına kadar siyasete batmıştı. Alanya, hatta Türkiye siyasetinin iş ve sosyal yaşama eklemlenmesi, bazı siyasilerin şehir için vazgeçilmezliğinin gösterilebilmesi için, kazanılması elzem bir seçimdi.

Neyse, konumuz bu değil. Aklım, seçim sırasında gül dağıtan genç bayanlara, kara gözlükleri, kirli sakallarıyla seçmene sandık numarası belirlemede yardımcı olan yağız delikanlılara takıldı. Bir çoğu iş insanı değildi; öğrenci olmalıydılar. Ne işleri varsa orada?

Gündeme ne denli hakim olduklarını anlayabilmek için onlara güncel sorular yöneltseydim diye düşündüm. Örneğin, daha geçen gün burnumuzun dibindeki Silifke’de temeli (üçüncü kez!) atılan Akkuyu Nükleer Santralı hakkında ne düşündüklerini sorsaydım.

İlk önce Silifke-Alanya arasının kuş uçuşu 145 km olduğu ve bir nükleer santral patlamasında ışık hızında yayılan Gamma ışınlarının saatte 299 bin 792 metre hızla ilerlediği bilgisini verirdim.

Çok detaya girmeden, santralin yapımı ile Türkiye’nin nükleer enerji kullanımına sahip olacağının bir palavradan ibaret olduğunu söylerdim. Dünyanın ilk, BOO (Build, own, operate) yani “yap, sahip ol ve işlet” modeli ile inşaatına başlanan nükleer santrali olacağını sözlerime eklerdim. Kendi ülkesinde olup da, sahibi başkası olan dünyadaki tek santral!

15 yıl boyunca verilen 12.35 sent/ kWh garantinin diğer enerji kaynak fiyatlarının 2.5-3 katı olduğunu; yakıtın Rusya’dan getirileceğini ama atıkların ne olacağının henüz bilinmediğini; soğutma suyu ile deniz suyu sıcaklığının artıp, niteliğinin değişeceğini; aktif Ecemiş fay hattına 20-25 km mesafede olduğunu bilip bilmediklerini sorardım.

Çiçek dağıtan turizm öğrencilerine; bir nükleer santrale en yakın, en büyük turizm yerleşimi olmanın, ilerde Alanya aleyhine kullanılabilecek her hangi bir kirli propagandada nasıl etkili olabileceğini düşünmelerini önerirdim.

Tarım öğrencisi varsa içlerinde; yine Alanya’nın da içinde olduğu bir yarıçapta yetiştirilen her tarımsal ürünün üstüne, “Nükleer kalıntı yoktur!” ibaresinin yerleştirilmesinin şart olduğunu söylerdim.

Onlarca şey daha sayarım ama Nükleer enerji santrali kurmak ile “kalkınmak”, “güçlü bir ülke olmak” arasında doğrudan bağlantı olmadığını anlatırdım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunun 100. yılına bir büyük hesaplaşma için(!),“ha nükleer ha tüpgaz, hatta tüpgaz daha riskli!” anlayışıyla yetiştirilmeye çalışılan bir santralin doğuracağı tehlikeleri hatırlatırdım.

Eğer seçim alanındaki el sıkan zevattan, çiçek dağıtanına kadar herkesin birinci önceliği Alanya ise, bu sorularıma verilecek bir yanıtı, yorumu olurdu herhalde…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Feyzi Açıkalın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?