Nasıl turist vereyim abime?

İNGİLİZ

Kraliyet Ailesi mensubu olarak Buckingham Sarayı'nda Prens Charles'ın ufak biraderi unvanıyla dünyaya gelmiş gibi sanki, kardeşimizin biri sosyal medya hesabından paylaştığı Konyalı bir ailenin kurban bayramında çimde uzanırken gizlice çektiği fotoğrafının altına şunları yazıyor: "Sizin paranızı maranızı istemiyoruz kardeşim. Bayramda seyranda gelmeyin, çekin gidin Alanya'mızdan."

Elitizm doruklarda.

Zannedersin ki, bozuk Türkçesiyle bu minik feysbuk manifestosunu yazan arkadaş Londra'da büyümüş.

Sürü psikolojisi işte, n'aparsın.

"Bizim arkadaşlardan biri dün akşam sahilde dolaşırken yerli tatilci bir aileyi beyaz donla, haşema ile denize girerken, Starbaks'ın önünde fanilalı bir yerli tatilciyi elinde plaj şemsiyesiyle dolaşırken çekmiş, epey de beğeni ve destek yorumu almış. Ben de yapayım, benim paylaşım da beğeni ve yorum rekoru kırsın, ben de gözükeyim, ben de, ben de, ben de..."

Soyağacını incelesen, dedesi köyde değirmenci, ninesi ağanın gariban ırgatının kızı olarak çıkacağına kalıbımı basacağım, ama 9 taksitle aldığı son model cep telefonuyla Şekspir'de sık sık yer bildirimi yaptığı için sınıf atladığını zanneden asgari ücretli hanım kızımız da şikayetçiymiş meğer, yerli tatilcilerden.

Sokakta yürünmüyormuş mesela.

Konyalıların, Anteplilerin, Mersinlilerin bakışlarından rahatsız oluyormuş, bu nasıl bir kültür erozyonuymuş, falan filan.

Bakın, kraliyet ailesinin fahri üyesi olan abilerim, ablalarım, elitist akranlarım, kıymetli kardeşlerim.

"Türkiye'nin Miami'siyiz vesselam" denilerek...

"Akdağ Kayak Merkezi yatırım planına alındı, turizmi kışın da patlatacağız" sözleriyle...

"N'apçez n'etçez, o turistleri buraya g'etçez" esprileriyle...

"Zengin turisti çekecek golf sahalarını ihaleye çıkardık ama ihaleye bir kişi bile katılmadı, inşallah seneye" sitemleriyle...

Ağzımızın kenarına bir kaşık ölçüsünde çalınan "Alanyaspor'u Süper Lig'e çıkarın, sizi hemen İl yapalım" balıyla...

Yıllarımız geçmedi mi?

Bu süreçte, sadece vaat edilen hangi proje hizmete girdi?

Siz zahmet etmeyin, ben söyleyeyim: "Kuşyuvası Yolu."

Nereye bağlıyor bu yol bizi?

Elbette Konya'ya.

"Altı saatlik mesafe işte bu yol ve tünellerle iki saate düşecek" diyen milletvekilini, bakanı, yeni yetme siyasetçiyi filan ellerimiz patlayana kadar alkışlayan biz değil miydik?

E şimdi o Kuşyuvası Tünelleri'nin içinden geçip bayramda seyranda Alanya'nın çimlerine yatmaya gelen garibanı neden eleştiriyor, küçümsüyor ve 60'lı yıllarda Almanların bizim gariban gurbetçilere davrandığı gibi davranıyorsunuz?

Neden şehrin kalitesini yükseltecek Akdağ'ın, golf alanlarının, il olma mevzuun akıbetini falan sormuyorsunuz da, direkt Konyalı, Antepli, Mersinli gariban ailelere kafa göz dalıyorsunuz?

Gücünüz onlara mı yetiyor?

Tamam, onlar da gidip çimde, ağaç gölgesinde yatmasın ama, ülkenin yıllardır nasıl yönetildiğini, bu insanların neden bu profilde bırakıldığını, bunun sorumlusunun kim olduğunu neden sorgulamıyorsunuz?

Korkuyor musunuz, kapasiteniz mi kıt?

Üstelik, biz neyiz ve kimiz ki?

Söyler misiniz bana, halkını "çimde yatıyor" diye küçümsediğiniz Konya'da doğup büyüyen Alaaddin Keykubat'ın 800 sene önce yaptırdığı Kale, Kule ve Tersane'den başka turiste pazarlayacak neyimiz var, Allah'ın bahşettiği deniz, kum ve güneş dışında.

Beton yığını otellerimiz mi?

Her biri birbirinin kopyası olan çakma/imitasyon/taklit ayakkabı, çanta, tişört satan dükkanlarımız mı?

"Yüzen disko" denilen teknelerimiz mi?

Çiğköftecilerimiz mi, simitçilerimiz mi, dönercilerimiz mi?

Lafı uzatmanın manası yok, kıymetli okuyucu...

"Alanya" denilince aklımıza ne geliyorsa, işte biz oyuz.

Yazar İhsan Oktay Anar'ın "Efrasiyab'ın Hikayeleri" kitabında geçen "Ne yersen O'sun" vecizesi gibi, sana turist olarak kim geliyorsa, aslında sen de O'sun, O'ndan hiçbir farkın yoktur.

Bırakalım bu elitizmi, bırakalım bu üç kuruş para için trenle Türkiye'den gitmiş gurbetçiye sabunluk Yahudi gibi bakan Alman tavırlarını da...

Alanya'yı nasıl marka şehir yaparız, şehir merkezine tanınmış bir oteli, tanınmış ünlü markaları nasıl çekeriz, onun derdine düşelim.

"Bu sene sezon süper geçecek, Alman ve Rus yağacak" gazıyla yapıyorsanız bu elitizmi, "Eylül'de görüşelim, bakalım o zaman ne diyeceksiniz" diyor, saygılar sunuyorum.

(DİP NOT: Buradan ALTİD, ALTAV ve Alanya Belediyesi yöneticilerine naçizane tavsiyemdir. Sosyal medya hesaplarında yerli turist beğenmeyen arkadaşlara tek tek ulaşılsın, nasıl bir yerli turist profili istedikleri konusunda siparişler şimdiden alınsın, bayrama hazır edilsin, elitizmin yılmaz bayraktarları üzülmesin, mağdur edilmesin.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alper Kutay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce HDP kapatılmalı mı?