Tek adamlık yolunda

CUMHURİYET

Halk Partisi’nde çok uzun yıllardır siyaset yapan ve önemli makamlarda bulunan bir ağabeyimle sohbet ederken mırıldanır gibi konuştu:“Aslında Recep Tayyip Erdoğan’ı takdir etmek gerekir!”Kaşlarımın çatıldığını görünce elini uzattı, kolumu yakaladı, “Dur hemen kızma, anlatayım” dedi.Başladı konuşmaya:“Adam Türkiye’yi yavaş yavaş istediği noktaya getirdi. Oy oranını belirli bir çıtada sabitledi. Onca hırsızlık, yolsuzluk iddiaları oldu. Tüm olumsuz koşullara rağmen istediği Cumhurbaşkanlığı makamına da ulaştı. Geriye kaldı son nokta. Başkanlık sistemini de kurmak ve devlet başkanı olmak için son dönemece hazırlanıyor.”Dinliyorum, devam etti:“7 Haziran 2015 seçimleri yürütme yetkisinin anayasal olarak da eline geçeceği seçim olması için var gücüyle siyaset yapıyor. Anayasayı delik deşik ederek, cumhurbaşkanlığı tarafsızlığını hasır gibi çiğneye çiğneye bu yolda yürüyor. Tek adam olmak ve Türkiye’yi tek başına yönetmek istiyor. Başbakanı da, Bakanları da o atayacak, isterse görevden alacak. Meclis’in yetkilerine müdahale edecek. Yatırımlardan, atılımlara kadar tek başına karar alabilecek.”Türkiye açısından Başkanlık sisteminin sakıncalarından da söz etti sevgili büyüğüm, “Ve mutlaka bu ülkenin tek adam yönetimine girmemesi gerekiyor. Ve mutlaka bunu önlemek için çalışmak gerekiyor” dedi.Anlatmayı sürdürdü:“AKP Başkanlık sistemini benimsemiş durumda. Düşen oylarını Recep Tayyip Erdoğan’ın alanlara çıkarak yapacağı konuşmalarla yükselteceğini umuyor. Söylenecek söz şudur. Anayasayı değiştirmeden Başkanlık sistemini kendi milletvekillerine, tabanına kabul ettirmiş bir Erdoğan ile karşı karşıyayız. Anayasa değişmeden, henüz başkanlık sistemine geçilmeden Devlet Başkanı gibi davranan Recep Tayyip Bey eğer devlet başkanlığı sistemi gelirse vay Türkiye’nin haline.”Sonra endişelerini sıraladı:Bugün en ufak bir eleştiriyi dahi kaldıramayan kişi Devlet Başkanı olunca neler yapar hayal bile edemiyorum.İnsanları dil, din, renk, ırk olarak parçalara ayıran ve ötekileştiren anlayış güzel ülkemizi ne hale getirir düşünemiyorum.Komşularıyla sürekli kavga halinde olan, görüştüğü ülkelerde demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin kırıntısı olmadığı göz önüne alınırsa izleyeceği yolun dünden bugüne ne olduğunu görüyoruz.En büyük sıkıntı ise Recep Tayyip Erdoğan’ın günlük yaşadığı konusudur.Sonra sözlerini noktaladı ve “Ne yapmak gerekir?” diye sordu. AKP’nin bu seçimde iktidar olamayacağına inandığını ancak “Ne yapmak gerekir?” sorusunun altında yatan sırrın muhalefetin izleyeceği yolun ne olması gerektiğinde saklı olduğunu söyledi.Ne yapmak gerekir sorusunun yanıtlarını da açıkça anlattı. Sonraki yazıda onu anlatalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Sertel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?