Alanya en yakışıklı avukatını kaybetti

YAKIŞIKLI

oluş yalnızca fiziksel bir farklılık değildir. Yakışıklılık ruh inceliği ve güzelliğinin aynı zamanda surete yani yüze bir yansımasıdır da. İşte, dün kaybettiğimiz Avukat İlhan Postalcı’nınki böyle bir yakışıklılıktı.

Postalcı, varsıl olmayan ailesinin zor şartlarda eğitim desteği vererek okuttuğu bir gençtir. Öyle ki, 1946 yılında DSİ’nin Dim Çayı Sulama Projesi gereğince yaptığı kanal çalışmasında yer alarak da yaşamını kazanmıştır. Eğitimli, akıllı bir insan olarak, hattın geçeği bahçe ölçümlerinden 280 kuruş yevmiye almaktadır.

Ankara hukuk fakültesini, maddi zorluklar yaşayan babasının, sonradan da doktor olan abisinin katkılarıyla bitiren İlhan Postalcı Alanya barosuna kayıtlı olan 7. avukattır. İlk sıralardaki Mithat Tokuş, Reşat Yalım ve Eşref Açıkalın’la farklı yaşta olmasına rağmen, aynı kuşağın avukatları olarak Alanya’ya yıllarca hizmet vermiştir.

Aydın, atılımcı bir insan olan Postalcı kendi olanaklarıyla öğrendiği Almancası ile, Almanya Büyükelçiliği’nin sigorta davalarına bakmakla yetkili kıldığı ilk avukat olmuştur. Sayısız kez Almanya’ya giderek bu yöndeki bilgisini pekiştirip, dünya görüşünü geliştiren Postalcı ikinci evliliğini de bir Alman hanımla yapmıştır.

1960 yılında, zamanın efsane kaymakamı İsmet Hilmi Balcı önderliğinde, Cehdi Sezen, Aka Gündüz Önder, Hüseyin Sipahioğlu, Kemal Koçak, Hasan Karagöz’le beraber kurdukları dernek ile Alanya turizminin öncüleri olmuşlardır. 1963 yılında ise kurucu başkan olarak Türk-Alman Dostluk Derneğini yaşama geçirerek, Almanların Alanya ilgisini başlatmıştır.

Saygıdeğer bir avukat olan İlhan Postalcı’yı özgün kılan, su katılmamış Alanyalığıdır. Günümüzde Alanyalı olmanın referanslarını başka yerlerde arayanlara ders olacak şekilde, hem yerel değerlere sadık kalıp, hem de mesleğindeki başarısı ve sosyal yaşamındaki duruşu ile modern kalabilmeyi başarmış insanlardan birisidir.

Yüzü Batı’ya dönük olan Postalcı, topluma şirin görünmek, en azından mesleki kazanç elde edebilmek için yöresel şive konuşup, benimsemediği alışkanlıklara uymayarak; Alanya sosyal ve siyasal yaşamını yönlendiren tarikat gibi unsurların dayattığı yaşam kalıplarına girmek zorunda kalmayarak Alanyalı olmayı başarmış aydın insanların son örneğidir.

Onu masmavi gözleri, taşırken omzunu aşağı düşürdüğü çantası; zarafeti; rafine, ince zevkleri; artık geride kalan Cumhuriyet Türkiye’sine özgü eğlenceler, kutlamalardaki neşeli pozları ve özel sohbetlerindeki tane tane konuşması ile anacağız. Işıklar içinde yatsın...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Feyzi Açıkalın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?