Plajlarımız yok oluyor…

ALANYA'MIZIN

olmazsa olmazı kumsallarımız, gözlerimizin önünde eriyor, yok oluyor.

Ancak ne acı ve de ne gariptir ki; çoğu turizmcimiz (!), çoğu yöneticimiz (!), çoğu bürokratımız bunun farkında değil!

Bakıyorlar ama görmüyorlar.

Ya da görüyorlar ama umurlarında olmuyor.

Oysa bu kum, bu kumsal; denize sıfır olan ya da olmayan, tüm otellerin tamamlayıcı unsuru.

Bu otelleri otel yapan, bu otellere müşteri çeken bu kum,bu kumsal..

Turist, bu kum, bu kumsal için geliyor.

Deniz kıyısındaki bir turizm kentinin, kumu/kumsalı olmadıktan sonra; o kentin otelleri, kaliteli olsa ne yazar, olmasa ne yazar.

Aynı şeyler, Antalya Büyükşehir ve Alanya belediyeleri için de geçerli…

Kumun / kumsalın olmadıktan sonra, sen; turizm kenti olsan ne yazar, olmasan ne yazar.

Günlerdir yazıyorum.

“Kumsallarımız eriyor, farkında değil misiniz?” diyorum; “Nereye gidiyor bu kum?” diyorum; “Bilenler, bir adım öne çıksın, hesap versin, hesap sorsun…” diyorum.

Çıt yok.

Ölü toprağı serpildi sanki muhterem turizmcilerimizin üzerine…

* * *

Keykubat Bölgesi’nde oteli olan bir turizmciyle konuştum, dedim ki; “ Sayın falanca, ben Alanya’ya geldiğimde; senin otelinin önündeki kumsal 35 - 40 metre idi ve şu kadar adet, şu kadar sıra şezlong koyardın… Şimdi anca üç beş sıra şezlong koyabiliyorsun. Nereye gitti bu kum?”

Boş boş baktı yüzüme; sonra da, “Deniz götürdü” dedi…

“Deniz, götürdüğü gibi geri getirir; niye getirmiyor; getirmesini nasıl bir olgu engelliyor? Bu durumu hiç araştırıp, soruşturuyor musun?… Hiç düşünüyor musun ‘niye’ diye?…” dedim…

Yine boş boş baktı yüzüme; bu kez yanıt vermedi.

Kumun geri dönüşünü engelleyen, malum yapay engelin ayırdına varması için; “Şöyle bir geriye doğru dönüp, düşün bakalım; giden kum, ne zamandan bu yana geri dönmüyor ya da dönmemeye başladı?” dedim.

“Doğanın işine akıl sır ermez” dedi ve güldü.

Sinirlendim.

… …

Bakıyor ama görmüyor muhterem(ler).

Ya da her bir şeyi görüyor, her bir şeyin farkında(lar) ama saftirik ayaklarına yatıyor(lar).

* * *

O can sıkıntısıyla eve dönerken; ‘baktığını gören’ bir göz geldi aklıma.

Kemali Hacıkadiroğlu.

Onu aradım...

Randevulaşıp, otelinde buluşup görüştük…

Endişelerimi ve korkularımı anlattım ona.

O da aynı şeyleri düşündüğünü söyleyip, aynı endişeleri paylaştı benimle.

Bunun üzerine, Sayın Hacıkadiroğlu’na, Alanya ve çevresini çok iyi bilen; Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü ve Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nde görevli iki bilim adamından söz edip; onları Alanya’ya davet etmeyi, onlardan konuya ilişkin bir rapor hazırlamalarını rica etmeyi, önerdim.

“Derhal” dedi Sayın Hacıkadiroğlu, “Davet edelim, gelsinler, ben otelimde ağırlarım.”

Hemen oracıkta aradık; sağ olsunlar, bizi kırmayıp, hemen geldiler…

İki gün kalıp, olayları yerinde değerlendirdiler…

Aklın yolu bir tabii…

Onlar da denizin alıp götürdüğü kumun geri dönmeyişini, ‘hatalı yapılan mendireklere’ bağladılar…

Be mendirekler üzerinde yapılacak tadilatın yanında, çok çok daha pahalıya mal olacak ‘püskürtme yöntemiyle’ yeniden, yeni kumsallar oluşturulmasını önerdiler. Alanya ile ilgili, yıllar önce yaptıkları çalışmaları, slayt gösterileri eşliğinde anlattılar.

Çalışmalarından ve görüşlerinden son derece etkilendiğim bu bilim adamlarımızı (Prof. Dr. Doğan Yaşar ve Prof. Dr. Baha Büyükışık Hocalarımızı) Kaymakam ve Belediye Başkanımızla tanıştırmak üzere makamlarına götürdüm.

Gerek Sayın Kaymakamın ve gerekse Sayın Belediye Başkanının izinde olması nedeniyle, bu bilgileri onlara aktaramayınca; Başkan Yardımcısı Sayın Ali Yenialp ve Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Sevda Erdoğmuş’dan randevu alıp, konunun vahametini onlara aktardık.

Ve…

Ve beklemeye geçtik.

Biz bekliyoruz ama deniz beklemiyor.

Deniz ve hatalı yapılan mendirekler; milyonlarca yılda oluşmuş, kumsalı kemirmeye ve yok etmeye devam ediyor.

Bakıp da görmeyen gözler, görsün artık.

Gereken önlemler alınmaz ise deniz; kumsalı sıfırlayıp, denize sıfır otellerin altını oymaya; blok kütle olarak yapıldığı için dip akıntılarını engelleyen mendireklerin oluşturduğu havuz da kokmaya başlayacak.

Gelen bilim adamlarımız da böyle düşünüyor, böyle diyor…

Herkes silkinsin ve kendine gelsin artık.

Gereğini bir an önce yapalım…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Haboğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?