Efelenme ve dayılanma

DEĞERLİ

okurlar, tarihteki efelerimizle hala övünüp dururuz.
Onlarla ilgili bir sürü tefrika ve kitap yayınlandı.
Kabadayılık da bizim geleneğimizde var.
Günümüzde de efeliğe ve efelenmeye, kabadayılığa ve dayılanmaya özenen çok insanımız var.
Aslında “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu” denmesine karşın, bu özenti içinde olan gençlerimizi bırakın, yaşını başını almış, ülke yönetiminin en önemli makamlarını işgal eden siyasilerimiz bile var.
Örf adet ve gelenek dediğimiz alışkanlık bu olmalı.
Her alışkanlığımızın olumlu olması mümkün olmasa da, bu tür işlevini yitirmiş, anlamsız örf adet ve geleneklerimizin giderek yaygınlaşmaya başlaması ve toplumda da karşılık bulması düşündürücü.
Günümüzde, 5-10 yaşındaki çocuklar bile yaşlı başlı insanlara posta atabiliyorlar.
Geçmişte geleneğimizdeki “Büyüğe saygı, küçüğe sevgi” alışkanlığı tarihte kaldı.
İnsan zaman zaman efelenebilir ya da dayılanabilir ama ne zaman nereye kadar efelenip dayılanacağının da bilincinde olmak gerekir.
Yerli yersiz, her koşulda efelenip dayılananın tıpkı “Su testisi su yolunda kırılır” sözü gibi, er geç bir bela ile karşılaşması her zaman mümkündür!
Son yıllarda siyasilerimiz toplumu etkileyebilmek için, birbirlerine dönük çok sert söylemlerle efelenip dayılanmakla meşguldü.
Çok şükür bugün, özellikle de 15 Temmuz felaketi sonrasında bu çirkin alışkanlıklarını askıya almış durumdalar.
Özellikle Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın uzlaşmacı ve sakin tavrı karşısında, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Sayın Devlet Bahçeli de aynı çizgiye taşınmış durumda.
Bu durum ne kadar sevindiriciyse, bu durumun aynen bundan sonra da devam etmesi çok daha önemliyken, siyasilerimizin yavaş yavaş eski alışkanlıklarına dönüş yapmaya başlamaları düşündürücü!
Ama Sayın Cumhurbaşkanımız, ülke içinde bu konsensusa uysa da ülke dışında, özellikle de uluslararası arenada, diplomasi dilinden uzak bir üslupla önüne geleni eleştirmekle meşgul.
Sayın Erdoğan ABD, Rusya, AB hatta BM yapısına dönük bile ciddi ve de ağır eleştirilerde bulunmakta.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda da BM yapısına dönük eleştirilerde bulunarak 5 daimi üyeyi de karşısına aldığının herhalde farkındadır.
Aynı toplantıda ciddi eleştirilerde bulunduğu devletlerin liderleriyle ikili görüşmelerinde belli beklentilerini ve ülke olarak isteklerimizi belirtirken, bu ülkelerin liderlerinin Cumhurbaşkanımızın bu taleplerine dönük nasıl bir yanıt verdiklerini de merak ediyorum!
Her doğru her zaman ve her yerde söylenmez.
Sayın Erdoğan, bu tür eleştirilerinde ne kadar haklı olursa olsun, millet olarak bu çıkışlarla ne kadar mutlu olursak olalım, Cumhurbaşkanımızın karşısına aldığı kişi ve de devletlerin kim olduğuna bakmamızda ve de sonrasını düşünmemizde yarar var!
BM’nin 5 daimi üyesi ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin.
Bunlar bir başka tanımla bir nevi süper güç ya da her bakımdan oldukça güçlü ülkeler.
Sayın Erdoğan’ın bu çıkışlarını diğer ülkeler nasıl karşıladı derseniz, bana göre, beş daimi üye kızarken, diğerleri de bu çıkışları ciddiye aldıklarını sanmıyorum. Zira bu yapının değişmesinin mümkün olmadığını bütün ülkeler biliyor.
Almanya, Japonya, İspanya, İtalya, Hindistan gibi hatırı sayılır birçok ülke liderlerinin suskunluğunun nedenini araştırmamızda yarar var.
Sayın Erdoğan’ın bu söylem biçiminden, çoğu vatandaşımızın dayılanmadan ve efelenmeden mutlu olanları, bu çıkışları alkışlarken, olayları ve gelişmeleri aklıselimle değerlendirenlerin ciddi endişeler taşıdıklarından adım gibi eminim.
Biz kendimizi dev aynasında görmeye başladık.
Devedişi gibi ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin’i karşımıza almaya ne gerek var?
BM Genel kuruluna bizimle ilgili bir tasarı geldiğinde bize sahip çıkacak ya da olası bir yaptırımı, bu beş daimi üyeden veto edecek bir ülke var mı?
BM’de İran, Suriye ve birçok ülkeyi Rusya, İsrail’i de sürekli ABD koruyor.
Biz böyle, onu bunu eleştirmeye devam edip BM yapısını da tartışmaya açmaya çalışırsak, zor günümüzde bize kim sahip çıkar?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sami Çaycoşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?