Şımaran batar

TURİST

sayan değil, turisti anlayan bir şehir istiyoruz .

Antalya’nın turizmde gücü “yüksek oda kapasitesi krallığı”değil,

“büyük ürün çeşitliliği yelpazesi imparatorluğu” olmalıdır.

Her yoğun geçen sezon gelecek sezonlar için bazı tehlikeleri de beraberinde getiriyor.

Müşteri bıkmamalı , sıkılmamalı...

Turizmde en “keskin kılıç” müşteri memnuniyetidir.

Müşteri memnunsa kendisi de yine gelir, dostunu, komşusunu da getirir.

Tek tip ürünlerde çok yüksek müşteri sayısı ve aşırı yoğunluk fiziki daralmalara, kısıtlamalara, hizmet aksama ve gecikmelerine sebep olabiliyor .

Madem tüm yetkililer Antalya’nın turist sayısını şimdiden 20 milyonun üstüne çektiklerine göre, o zaman yetkililerin ve biz turizmcilerin devamlı olarak birbirimize liyakat penceresinden bakarak, piyasalara danışarak, müşteriyi dinleyerek samimi olarak soracağımız sorular var:

Büyüyoruz ama gelişiyor muyuz?

Büyüyoruz ama güzelleşiyor muyuz?

Büyüyoruz ama zenginleşiyor muyuz?

Bu sorular doğru kararlar almamızı sağlayacaktır .

Antalya’nın turizmde gücü yüksek oda kapasitesi krallığı değil, büyük ürün yelpazesi imparatorluğu olmalıdır.

O zaman:

Antalya turizminin yapısal dönüşüm vakti geldi demektir.

Önce Antalya turizminin yazılı kriterleri olması lazım.

Uluslararası ve yerli müşterinin bizim Antalya için koyduğumuz hedefleri değerli bulması ve doğru anlaması, algılaması Antalya turizminin ekonomik sürdürülebilirliğini ve ticari başarısını şimdiden tayin edecektir.

Antalya hızla büyürken doğaya ve tüm canlılara saygılı olduğuna ve kalacağına, temiz çevreden, deniz, nehir sularının temizliğinden asla taviz vermeyeceğine, küresel ahlak ve etik değerlerini baş tacı edeceğine ve özelikle bir dünya destinasyonu olarak mevcut markalarının ürün kalitesinden ve eşsiz hizmetinden taviz vermeyeceğine dair bir kurumsal şehir manifestosu gerekmektedir .

Antalya’nın gelecekteki sürdürülebilir ve kalıcı, temiz, sade ve yarının uluslararası çevre ve canlıya duyarlı formatında, projelerinde bizim de katkılarımız olacaktır.

Bu konuda 2019 yerel seçimlerinden sonra çok ciddi çalışmaların içinde olacağız.

Bu konuda bir çok proje hazırlanıyor.

Sadece örnek olarak şimdiden üzerinde çalıştığımız Antalya66 Projesi’nin kaba hatlarını size sunmak istiyorum:

Antalya66 ile yüz binlerce Avrupalı best agerleri “Hayat 66’sında Türkiye’de başlar” sloganı ile kış aylarında Türkiye’ye taşıyıp, tesislerimizin üstün hizmet gücü, altyapısı ve kaliteli sunumları ile Bedtagerleri Antalya’nın, Türkiye’nin ebedi müdavim müşterilerine dönüştüreceğiz.

Kuzey Antalya’yı yürüyüş ve bisiklet yolları ile Isparta üzerinden Afyon’a bağlayacağız. Akıllı, küçük ve orta boyutlu, doğa ile barışık, çağdaş altyapısı ile ananevi Anadolu tadı, sesi, kokusu taşıyan tesisler ile Antalya, Isparta ve Afyon’u birbirine bağlayacağız.

Liyakatlı turizmcilere 2-4 dönümlük küçük tahsisler ve liyakat kredileri verilmesi için çalışacağız.

Deniz, termal, nehir, dağ, yayla ve ormanlarımız artık birbirine sırt dönmeyecek, birbirlerine geçit verir hale gelmesi için proje çalışmalarına destek olacağız.

Birbirini destekleyen, kazandıkça kendini daha iyi koruyan/modüler turizm ürünlerini tur operatörlerine ve online sistemlere taşıyacağız.

Antalyalılara, turist misafirlerimize ve uluslararası piyasalara da yeni soluk aldıracak çalışmaları kamuoyunun gündemine taşıyacağız.

Afyon termalini Antalya sahillerine bağlayıp turistlere ring tatil imkanı sağlayacağız.

Antalya’ya kayak turizmi geri getirilmelidir.

Antalya’nın sadece kahraman yatırımcıyı değil, çalışanını da kalkındıran sürdürülebilir entegre turizm projelerine ihtiyacı var.

Expo Antalya çürüyor, çok üzülüyorum. Oraya harcanan para ile dünyada 5 kıtada 5 tane devasa Türk Tanıtım ve Kültür Evi kurulurdu.

Bu yıl personel sıkıntısı yaşadığınızı biliyorum. Kimse sezonluk çalışmak istemiyor.

Herkesin çoluğu çocuğu, borcu, kirası var.

Empati yapın, bugünün yaşam şartlarına 6 aylık maaş ile nasıl cevap verebilirsiniz.

Bu iş sezon işi değil, yapılan yatırımların 12 ay, 365 gün çalışması lazım.

Başka çare yok.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Baraner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?