Kalbiniz için büyük risk: Hipertansiyon

Son 50 yıl içinde yapılan klinik çalışmalar kalp damar hastalıklarında rol oynayan en önemli risk faktörlerini saptamıştır. Yüksek kan basıncı yani hipertansiyon, bunlar arasında risk olarak en sık rastlanan, kalp damarları üzerinde yaptığı olumsuz etkileri en yoğun olan bir kronik rahatsızlıktır. Öte yandan, toplumda tanı konulan hipertansiyon vakalarının çoğu ‘esansiyel hipertansiyon’ olarak tanımlanır, çünkü kesin bir nedeni ve eşlik eden belirtileri yoktur.
Hipertansiyon tanısının, kontrolü ve tedavisi göreceli olarak kolay olmasına karşın bu rahatsızlığın hala yetersiz tedavi edildiği görülmektedir. Yapılan klinik çalışmalara göre, yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 20’sinde hipertansiyon (140/90 mmHg) vardır ve bunlarında sadece yüzde 21’nde iyi kontrol altındadır. (Yani tansiyon ilacı kullanan 5 kişiden sadece 1’inin tansiyonu ‘iyi’ şekilde kontrol altında.)
Kan basıncındaki bu artışlar yaşa bağlı olarak değişir ve yaşla birlikte artar. 50-59 yaş arasındaki insanların yüzde 44’ünde yüksek tansiyon görülmekteyken bu oran 70 yaş ve üstünde yüzde 65’lere çıkmaktadır.
Yeterli kontrolü sağlanamayan hipertansiyonu olan kişilerde görülen kalp hastalıkları daha çok kalp damarlarının etkilenmesi sonucu ‘Kalp krizi’ ve ‘Kalp yetmezliği’ şeklinde olmaktadır. Bu, hayatı tehdit eden ölümcül olaylara yol açmadan erken safhalarda hipertansiyon tanısı konulmalı ve uygun tedavi başlanılarak takip edilmelidir. Öte yandan kişinin dikkat etmesi gereken kendisine düşen görevlerde vardır ve önemlidir. Bunlar:

1-KİLO KONTROLÜ
Yapılan bilimsel çalışmalar, kilo verilmesi ile yüksek tansiyonun gerilediği, hatta tansiyon ilaçlarına gerek kalmayabileceğini göstermiştir. Öte yandan kilo alınması, erkeklerdeki hipertansiyonun yüzde 78’inden, kadınlarda ise yüzde 65’inden sorumlu olduğu saptanmıştır.

2-EGZERSİZ VE FİZİKSEL AKTİVİTE
Egzersiz ve düzenli olarak yapılan fiziksel aktivite ile kan basıncında düşüş sağlanabilmektedir. Ortalama haftada 3 gün 30 dakikalık yürüyüş ile birlikte tansiyonda 10 mmHg azalma görülmektedir. Düzenli fiziksel aktivite, düzenli bir yaşam tarzı için tüm uluslararası kılavuzlarda kuvvetle önerilmektedir.

3-TUZ DİYETİ
Diyetle alınan tuz miktarını yarıya düşürmek, masadan tuzu kaldırmak ile kişi, kullandığı pek çok tansiyon ilacının etkisini artırabilmektedir. Kan basıncında ortalama 6 mmHg düşüş sağlanabilmektedir.

4-ALKOL KULLANIMI
Düzenli ve uzun süre alkol kullanan insanlarda tansiyon ilaçlarının etkisi azalır. Öte yandan, alkolün kalp kasına yaptığı olumsuz etkiler kalp yetmezliğine neden olabilmektedir. Yüksek tansiyonu kontrol altına almak için en azından alkol miktarı yarıya düşürülmelidir.

5-SİGARA KULLANIMI
Sigara içenlerde hipertansiyonun kontrol altına alınması daha zordur. Sigara içiminden sonra akut olarak kan basıncı 10 mmHg artış gösterir. Bu etki sigara içiminden hemen sonra ortaya çıkar ve yaklaşık 15 dakika devam eder. Eğer beraberinde kahve de tüketilirse, bu etki artar. Sigaranın bırakılması ile kalp damar hastalıklarının gelişme olasılığı 2 yıl içinde azalma göstermektedir.

6-STRES İLE BAŞ ETME
Ani gelişen stres ile kan basıncında ani yükselmeler olması bilinmektedir. Stres yaratan faktörleri algılama biçimlerinin değiştirilmesi ve stres yönetimi değişik teknikler sayesinde başarıldığında, kişinin strese verdiği cevabın daha makul olması sağlanabilir. Yoga, transandantal meditasyon ve kas gevşemesi gibi yöntemler ile kan basıncında kontrol sağlanabilmektedir.

Sağlıklı güler dilerim…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehdi Zengin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Bugün son iki aday kalsa Erdoğan'ı mı Yavaş'ı mı seçersiniz?