Çocukların feryadını duyun

SABAH

saat 10.00’da telefonum çaldı. Açtım, hüngür hüngür ağlayan bir kadın, tanımadığım bir sesti.

- Nermin ablacım, sabah sabah sizi rahatsız ettiğim için defalarca özür dilerim. Siz halka yakınlığınızla tanındığımız için aradım. Beni bağışlayın.
- Ben kiminle görüşüyorum.
- Siz beni tanımazsınız ama ben sizi tanıyorum. Yazılarınızı okuyorum onun için sizi aradım.
- Buyrun söyleyin, yapmamı istediğiniz şey benim yapabileceğim bir şeyse elbette yardımcı olurum.
- Ablacım ben içimi dökeyim de siz öyle yazın, hiç değilse içimi boşaltıp çaresizliğimi dile getiririm.
Benim 4 çocuğum var, büyük liseye gidiyor, ortanca ortaya, iki oğlum da ilkokul 2 ve 4. sınıfa gidiyor. İki büyük çocuğum, kız oldukları için bazen söylenerek, bazen ise sessizce aç tok demeden sabah karanlıkta yürüyüp giderler. Şikâyetim yok onlardan, anlayış gösteriyorlar. Ama iki oğlum beni perişan ediyorlar. Her ikisini de sabah okula gitmeleri için uyandırdığımda, ikisi de kıyameti koparıp biz okula gitmek istemiyoruz, uyumak istiyoruz şeklinde cevap veriyorlar. ‘Anne baksana her yer karanlık’ diyerek tekrar uykuya dalıyorlar. Mutfağa gidip ‘Kahvaltı hazır çocuklar geç kalacaksınız, çabuk gelin’ dediğimde ‘Kalkmayacağım uykum var’ diye cevap veriyorlar. Haliyle sesleri duyan babaları üzülüyor. İşsiz olduğundan kaynaklı morali de bozuk. Oğlum kalktı, ufak kardeşini kaldırdı. Ama ufak kardeşi isyan edip kalkmak istemedi. Abisi gönlünü etti, uykulu uykulu gözlerini ovuşturup ‘Of uykum var’ dedi ve gidip yeniden yattı. Abisi, ayaklarından çekip yine kaldırdı. ‘Haydi çabuk yoksa seni bırakıp giderim’ dedi. Ben, mutfak kapısı açık olduğu için her şeyi görüp duyuyorum, ama baba sinirlenmesin diye çocuklara kızdığında, saygı gösterip araya girmiyorum. Çünkü durum kavgaya dönüşebilir. Fakat babaları olmadığında, sivri dillerinden dolayı onlara çok kızıyorum ve onları saygılı olmaları için uyarıyorum. Ve bu davranışları için de babalarından sarılıp, özür dilemeleri ve kendilerini affettirmeleri doğrultusunda yönlendiriyorum. Bu sözlerim, her yaştaki büyük, küçük, anne ve babasına lafını sakınmadan, düşünmeden konuşan çocuklara…
Uykusuzluk çoğu çocuğun huyunu değiştirdi. Bir de bazen kahvaltı etmeden gidip, ıvır zıvır yiyip bağırsaklarını bozuyorlar. Abla, inan bana çok çaresizim, ne yapacağımı bilemiyorum. Çok vaktinizi aldım ve sizi üzdüm. Bu ara benim aylığımla geçiniyoruz. Evimiz kira, bu parayla nasıl geçineceğimizi bilemiyorum. Kurda kuşa borcumuz var, çilemiz çok, karnımızı doyurmak için bazen akşam işten çıktığımda kimse yoksa çöpe atılan ekmek poşetlerini alıyorum. Nohut veya yeşil mercimek haşlayıp, bıçakla kestiğim bayat ekmekleri yemeğimiz çoğalsın diye kaynayan mercimek veya nohuta atarak pişiriyorum ve ocağı kısıyorum. Bu kadar zor durumdayız. Milletvekillerimizden ricam bu servissiz giden çocukların haline acımaları ve karanlıkta okula gitmelerini önlemeleri. Saat 06.30’da sokağa bir baksınlar. Okulları uzak olan çocuklarımız için bilhassa daha zor bu durum. Yolda karşılaşabilecekleri bir çok kötü olay var ve biz ebeveynler olarak bu durumdan çok endişeliyiz.
Sayın, milletvekillerimizden, sevgili devlet büyüklerimizden bu konuda bize yardım etmelerini rica ediyoruz. Umarım en kısa sürede bir çözüm bulunur. Hiç değilse ilkokul ve ortaokula giden çocuklarımız için ve hakikaten ihtiyacı olanlar için verilsin ki içimiz huzura kavuşsun. Sevgi ve saygı ile güvenerek seçtiğimiz milletvekillerimize dua edelim. Okula gitme saati eskisi gibi ayarlansın. Bizim derdimiz dar gelirli düşük bütçeli anne babalarımız ve bu duruma çare üretmektir. Bu yazı inşallah bir fayda sağlar. Çünkü bu çocuklar da yurdumuzun geleceği, kim bilir belki de milletvekilleri. Artık bilim ve eğitim büyük bir hızla arttı. Öğretim alan birçok kültürlü gencimiz bunun bilincindedir. Bilhassa kırsaldaki ve dar gelirli ailelerin çocukları daha da bilinçlidir. Çünkü paranız yoksa ve geliriniz az ise Allah yardımcınız olsun. İşte bir telefonda söylenenlere ben de bir şeyler ekleyerek dile getirdim. Elimden gelen ancak bu, keşke elimde sihirli bir kalem olsaydı da yazdığım halkın dilekleri yerine gelse, daha evvel de bu konuyu yazmıştım. Birçok ana baba eli şakağında derin düşüncelere dalmış, yüce Allah'a dua ediyor. Bazı çocuk vardan yoktan anlamıyor. Anneler neler çekiyor. Ya babalar ailenin rızkını kazanmak için yerin altındaki maden ocaklarına giriyor, bazen hayatları ile ödüyor. Denizin dibinde, çatıda, toprak kazarken araba kullanırken, çalışırken canları gidiyor. Evlatları iyi yetişsin diye, oysa babaların da yaşamaya hakkı var. Hem de yerin altında değil üstünde. Her anne ve babanın derdi vardır. Zannetmeyin para olunca her şey güllük gülistanlık, çocuğun mu var her zaman uğraşın var, hayat bitinceye kadar. Çok sevdiğim bir arkadaşımın şiir kitabından bir şiiri sizlerle paylaşmak istiyorum. Arkadaşım Esin Aksoy’a ve siz okurlarıma sağlık, başarı ve hayırlı kazançlar diliyorum.

SOMA
Rızkın için bu dünyayı kararttın
Kendini kömürden adam yaptın
Sabah güneş doğarken kendini sonsuz zindana attın
Bugün öyle bir gün ki
Yalnız kendini değil ocağını da kararttın.
Evlatlarını yetim
Eşini dul bıraktın
Anaların kalbine sonsuz ateşler yaktın
Bugün öyle bir gün ki
Yalnız anaları değil Türkiye’yi ağlattı.
Uzaktan göründüler sonu gelmez tabutlar
Hepsi toprak oldu o gencecik umutlar
Mezarları sıra sıra tespih gibi dizildi
Bu görüntü yüreklere ateş gibi kazındı
Bilen varsa söylesin bu acılar cinayet mi? Kader mi?
Üç kuruş menfaat için bu canlara değer mi?
Aç gözlüler yesin yesin doymasın
Yüce rabbim bu acıya sebep olanların
Günahları ahrete kalmasın
Yeter artık bu yiğitler ölmesin
Dünya malın olsa da bilir misin sana düşen payını
Altı metre bezle iki metre topraktır payın
Sere serpe yatarsın artık budur köşkün sarayın, Yanında hangi varlıktır dostun yandaşın,
Unutma ki bu dünyada senin olan her şey muhteşem mezar taşın.

ESİN AKSOY

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nermin Adalı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?