Günün sözü bu olsun mu?

SOSYAL

Medya'da sıkı takipçisi olduğum ve kitaplarını büyük bir keyifle okuduğum Tuğçe Özcan, geçen gün kendi Twitter hesabı üzerinden takipçilerine şöyle sesleniyordu: Günün sözü bu olsun mu? "İçinden geleni yapmaktan asla vazgeçme".Sabah saatlerinde okuduğum iletinin içimde yarattığı sevince yüzümde beliren tebessümün eşlik ettiğini fark edince içten içe daha bir keyiflendim."İçinden geleni yapmaktan asla vazgeçme"Ne güzel, ne kıymetli bir sözdü, öyle.Güzelce hazırlandıktan sonra keyifli bir şekilde dışarı çıktım.Eylül geldiğinden midir nedir hafif serindi, dışarısı.Dışarı çıktığımda fark ettim ki insanlar bırakınız başkalarını kendi dahi göremiyorlar.Öyle bir kıskaç ki bu, sanki onları ilelebet kalacakları bir ipe dizip mandallamış.Kalabalık içinde yalnızlaşan insanlar, teknoloji müptelası çocuklar, kitaplardan, araştırmaktan, okumaktan aciz gençler, isyankâr evlatlar, baskıcı tutumlarıyla çocuklarının hayatını etkilemeye çalışan sözüm ona temkinli ebeveynler, aşkı eline yüzüne bulaştırmanın bedbahtlığı içerisinde sürekli birbirlerini suçlayan, kıskanan, boğan çiftler, işe yetişme telaşı içerisinde gözü kimseyi görmeyen beyler, gözünün üzerine sürdüğü farla yüzünü sirke çevirdiğinin farkına dahi varamayan sözüm ona süslü püslü (!) kadınlar, umudunu yitirmiş ya da yitirmekte olan bir nesil... Evet, karşılaştığım tablonun yanında bu saydıklarım inanın az kalır.Elbet ki tüm bunlar kendi gördüklerim, gözlemlediklerim…Herkes böyledir diyemeyiz ancak yarı yarıya gibi bir oranla terazinin diğer kefesinin ağır basacak olması düşüncesi bile ziyadesiyle mide bulandırıcı…Ne için yaşıyoruz hiç düşündünüz mü?Ne için, kim için? Neden ve niçin?Nelerden, kimlerden vazgeçerek ve neleri hayatıma "bir artı daha kattım" umuduyla yaşıyoruz?Yaşarken yaşatıyor muyuz mutluluğu mesela?Hissediyor ve hissettiriyor muyuz?Peki, ne kadar özgürüz ‘cesur yaşamak’ hususunda?Kendimize güveniyor muyuz ya da bir başkasına?İnandıklarımız uğruna savaşabilecek yeterli gücümüz var mı dersiniz?İnsan içinden geleni yapmakta acaba gerçekten özgür mü yoksa özgürlüğü bir başkasının himayesinde, baskısında ya da tutsaklığında yaşadığından bihaber geçici mutluluklar peşinde mi?Zamanın gel-gitleri içerisinde kaybolan bir toplum, inanın kişiyi en dibe itmekten başka hiçbir işe yaramaz. Hem kişiyi, hem de çevresindekileri...Evet, düşününüz lütfen. Bu hayat bize sunulmuş eşsiz bir armağansa zamanı durdurmaya ya da dilediğimizce ileri geri almaya gücümüz yoksa ne için onca savaş, kızgınlık, kırgınlık ve özbenliğimizden bu denli kaçış?Kim için, ne için, neden, niye kaçıyoruz dilediğimizi özgürce yapmaktan?Bizi kısıtlayan en büyük paratoner belki de çoğu zaman kendimizden başkası değil. Biz kendimizi, hayatımızı kısıtlarken, yaşamın inceliklerindeki küçük gizli detayları görmemeyi seçerken aslında toplumla etkileşiyor, çevremize de paratoner oluyoruz.Yazarın da dediği gibi günün sözü sizin özünüz, kazanımınız, en büyük artınız olsun. Haydi bugün kendinize, güne, çevrenizdekilere fırsat verin ve günü değerli kılmak için mutluluğa yelken açabilecek bir adım atın. Unutmayın kaybedeceğiniz hiç bir şey olmaz, kazanacaklarınızın yanında ve beylik laf: Hayat güzel, kuşlar uçuyor, yaşamak, yaşatmak lazım... İçinizden gelenleri yapmayı ertelemeyeceğiniz harikuladelikte bir gün diliyorum. Bugün sizin gününüz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Merve Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?