Kas problemleri nelerdir?

KASLAR

vücudumuzun en önemli yapı taşlarıdır. İskelet sisteminin hareket etmesini sağlayan, onu koruyan, hatta iç organların bile çalışmasını sağlayan kaslarımız mükemmel midir? Maalesef hayır. Belki de vücutta en sık karşılaştığımız problemlerin başında kas hastalıkları vardır. Bunlardan bir kısmı çözüme ulaşırken, bazıları ise çözümsüz kalabilmektedir. En sık karşılaştığımız hastalıkları inceleyecek olursak aşağıdaki maddeler karşımıza çıkmaktadır.

KAS AĞRISI

En sık karşılaşılan kas problemidir. Kaslarda görülen ağrılara kas ağrısı denilmektedir. Birçok sebebi olabilir. Aşırı yüklenme, yorgunluk, yetersiz beslenme gibi. Kasların sahip olduğu sinirler ve sinir uçları, kemiklerden daha fazladır, deridekinden ise daha azdır. Derideki sinir yoğunluğu ve sinir uçları, kaslarda mevcut olmadığından, kaslara iğne yapmak veya kasları kesmekle duyulan ağrı az olur. Kaslardaki iltihap, ezilme, kan akımında bozulma etkilendikleri kas bölgesinde, üstündeki deride ve bazen de bütün kol veya bacakta şiddetli ağrıya sebep olurlar. Kas yaralandığında veya ağrılı bir hastalık olduğunda kasılma ve kramp olur. Sinir sistemi hastalığına bağlı kas kramplarında da ağrı ortaya çıkar.

MİYOTONİ

Klinik olarak miyotoni güçsüzlüğün tersine, kasılmanın normal veya oldukça iyi olup, kasıldıktan sonra gevşemenin güç olduğu bir durumdur. Bu gevşeme güçlüğü o kasın, istirahatten sonraki ilk hareketlerinde çok belirgindir, aynı hareket tekrarladıkça harekette rahatlama görülür, çünkü gevşeme güçlüğü azalır. Örneğin hasta sabah yataktan ilk kalktığında, durakta otobüs beklerken otobüsün geldiğini görünce aniden koşup yakalamaya çalıştığında, başını aniden bir yöne çevirdiğinde, suskunken birden konuşmaya başladığında, el ile bir şey tuttuğunda veya sıktığında ilgili harekette tutukluk hisseder. Bu tutukluk bazen romatizmal hastalıklar ve özellikle sabah tutukluğu ile karıştırılabilir.

GÜÇSÜZLÜK

Kas hastaları genellikle yokuş ve merdiven çıkma, oturduğu yerden kalkma, yürüme, kollarını kaldırıp yükseğe uzanma, başını yıkamada güçlük gibi, kök kaslarında güçsüzlük nedeni ile ortaya çıkan yakınmalardan şikayet ederler. Bazen bunlara göz kapaklarını açma veya kapama, değişik yönlere bakma, yüzün mimik hareketlerini yapma, çiğneme, yutma, başını yastıktan kaldırma gibi hareketleri sağlayan kasların güçsüzlüğü de eşlik eder. Birçok kas hastalığının ilerlemiş dönemlerinde tabloya ayak ve el kasları gibi kasların güçsüzlüğü de eklenir. Ancak bazı kas hastalıklarında bu kasların tutulumu hastalığın en erken ve en belirgin bulgusu olabilir. Bazı kas hastalıklarının ise kendine özgü güçsüzlük dağılımı vardır; bu dağılımlara rastlandığında öncelikle o hastalıkların varlığı düşünülmelidir. Birçoğu kalıtımsal olan kas hastalıklarında güçsüzlük yıllar içinde gelişir, bu hastalık kronik gidişlidir.

YORGUNLUK

Miyastena Gravis gibi kas - sinir kavşağının hastalıklarında herhangi bir hareketi yaparken o kasta veya başka kaslarda da çok ileri derecede yorgunluk ortaya çıkması durumudur. Bu yorgunluk, başlangıçta normal veya daha iyi güç oluşturan kasın hareketinde devamlılığın sağlanmasındaki güçlük nedeni ile ortaya çıkar. Burada bozukluk sinir-kas kavşağındadır. Yani sinirler iyi çalışmaktadır ancak sinirlerden kaslara uyarı geçişi sırasında sorun ortaya çıkar.

ATROFİ (KAS KAYBI)

Atrofi, kelime anlamı olarak, vücuttaki herhangi bir dokunun ya da organın küçülmesi anlamına gelmektedir. Kaslardaki atrofi ise kasların hacim ya da kütle kaybetmesidir. Kaslardaki lif sayısı değişmez. Ebat olarak kas küçülmüştür. Bu, uzun süre o kasların aktif olarak kullanılmaması sonucunda ortaya çıkar. Kullanmama sebebi ister hastalık olsun, ister sebepsiz istirahatler olsun kullanılmayan kas zayıflar.

HİPERTROFİ

Atrofi yani kas kaybının tersine bir organın ya da dokunun büyüklüğündeki artmadır. O doku ya da organa özgü hücrelerin hacimce artışına bağlıdır. Demirciler ve haltercilerdeki kasların gelişmesi, hipertansiyonda kalp duvarının kalınlaşması, sporcuların kalp kaslarının büyük olması önemli örneklerdir.

KONTRAKTÜR

Kontraktür, adalenin inatçı bir şekilde kısalmasından dolayı eklemin anormal bir duruş almasıdır. Spastisitenin en önemli sonuçlarından birisi kontraktürdür. Bir kas hareket açıklığının tümünde düzenli olarak kullanılmadığı zaman, o kasın tendonları (kirişleri) kısalır. Bu durum kasın gerilmesini daha da zorlaştırarak, daha da fazla kısalmadan ve gerilme yeteneğinin daha da azalmasından oluşan bir kısırdöngü yaratır. Kasta, tam hareket açıklığını daha da önleyen fibroz skar dokusu gelişebilir. Tedavi edilmeyen kontraktürün en sonunda varacağı nokta, kalıcı ve çoğu kez ağrılı olan anormal duruştur. Kas hastalıklarında kontraktürün gelişmesi genellikle yıllar alır. Kontraktür oluşuncaya kadar tendonda gelişen ve giderek artan sertlik, egzersizle veya eklemi ters pozisyonda tutan cihazlarla önlenebilir veya azaltılabilir. Ancak sabit tutulma geliştikten sonra o eklem, ancak ameliyat ile düzeltilebilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erkan Demiral - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?