Okulun ilk günleri

BİR

çocuk için okul, yepyeni bir sosyal çevredir. Tanımadığı diğer çocuklarla ve öğretmenlerle karşılaşması, uyulması gereken kuralları, başarmak zorunda olduğu görev ve sorumlulukları gibi birçok değişikliğin meydana gelmesiyle birlikte uyum sağlama sürecinde birtakım güçlüklerle karşılaşmasına neden olur. Okul uyum süreci zor geçen çocuklar özellikle sosyal ilişkiler açısından, çoğunlukla okul öncesi dönemde aile çevresi dışına pek çıkmamış, sosyal ilişkilerden uzak kalmış çocuklardır. Eğer aile okul öncesi süreçte, çocuğun sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını gerektiği şekilde yerine getirmiş ise, okula başlayan çocuğun uyum süreci çok uzun sürmeyecektir.
Çocuğun, okula uyum ve hazır oluşluğunu etkileyen önemli bir faktör de yakın çevre koşullarıdır. Anne – babanın okula verdiği önem ve buna bağlı olarak sergilediği tutumlar kadar, bu anlamda çocuğa sunduğu olanaklarda önem taşır. Okul öncesi evrede çocuğun bir eğitim kurumuna gönderilmiş olması, çocuğun ilk yıllarından itibaren ona kitap okunuyor olması, çeşitli eğitsel faaliyetlere götürülüyor olması okula uyum açısından çocuğa sunulan önemli fırsatlardır. Çocuğun uyum sürecinde öğretmen faktörünün de büyük önem taşıdığı unutulmamalıdır. Öğretmen çocuğun, gelişim düzeyine uygun bir eğitim – öğretim ve öğretme ortamı hazırlayıp, bilgiyi onun ilgisini çekip ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ve onun düzeyine uygun şekilde sunduğu taktirde uyum süreci kolaylaşacak ve çocuk için okul daha anlamlı hale gelecektir.
Çocuğu okula hazırlamak için alınan önlemlere rağmen ilk günlerde gözyaşları sıkça gözlenir. Okulun başladığı ilk gün anne – babaları tarafından sınıfa götürüldüklerinde her zaman ağlayan birkaç çocuk görülür. Bu, kaygılanmayı gerektirmeyen, son derece normal bir tepkidir. Okulun ilk zamanları çocuğun anne – babadan ayrılırken güçlük çekmesiyle, ilerleyen süreçteki psikolojik ve eğitimsel gelişimi arasında herhangi bir anlamlı ilişki yoktur.

Anne – babalara öneriler:

* Kaygı, özellikle anne – baba ve çocuk arasında bulaşıcı bir durumdur. Çocuk kaygı duyduğu zaman sizin de ne kadar endişeli olduğunuzu anlamak için size bakacaktır ve kaygılı bir ifadenizi gördüğü taktirde kendi korkularının yerinde olduğu fikrini kabul edecektir. Bunun için ne kadar tedirgin olursanız olun dışarıdan bakıldığında sakin ve rahat görünmeniz yararlı olacaktır.
* Çocuğunuza gideceği okulla ilgili önceden bilgi vermek ve okulu gezdirmek, güvende ve rahat olacağını hissettirmek, onu rahatlatacaktır.
* Sabahları çocuk okula giderken vedalaşmalar çok uzun sürmemelidir.
* Akşam evde sohbet ederken okulda yaşadıklarıyla ilgili konuşmasına fırsat vermek önemlidir. Bu soru cevap şeklinden çok onun gününü kendiliğinden anlatmasını sağlanırsa bu durum çocuk içinde keyifli bir sohbete dönüşür. Hem de, çocuğun okul yaşamına duyduğu ilgiyi ve hevesi pekiştirecektir.
* Yatmadan önce ertesi gün için hazırlık yapmış olmak sabah onu telaşlandırıp gerginlik yaşamasını önleyecektir.
* Okuldan eve döndüğü zaman evde onu karşılayacak birinin olacağı mutlaka açıklanmalıdır. Özellikle kaygı düzeyi yüksek çocuklarda eve döndüğünde kendisini karşılayacak kimsenin olmayacağı düşüncesi okula gitme isteğinin önüne geçebilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Gökçen Nazifoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce HDP kapatılmalı mı?