Sokaklar çocuk doğurmaz

DÜNYA

için küçük, kendi içinde büyümüş olan çocukların gözlerinde her zaman bir bulut vardır. Dokunsan gök gürültülü ve şiddetli yağışlı bir şekilde dökülür içinde biriktirdikleri dışarıya. Bazı insanlar erken büyümek zorunda kalır, bazıları ise asla büyüyemeden ölür. Bazıları için önemli olan herhangi bir an, diğerleri için bir şey ifade etmez. Hayata 1-0 önde başlamak maalesef herkesin sahip olabileceği bir şey değildir. Kendi şansını kendi yaratmanın dışında kalmış çocuklar vardır. Gözyaşları yüzünde kurumuş, bir anahtarlık satmak için gecelere kadar çalışmak zorunda olan çocuklar.
Sokak çocukları diye tabir edilen çocukların hiç birini sokaklar doğurmaz. Bir çocuğu annesi doğurur ve ailesi onu sokağa mecbur bıraktıkları için çocuklarını sokaklar sahiplenir. Sağlıklı anne ve baba olmanın sadece eğitim düzeyiyle alakası yoktur. Biraz vicdan, biraz merak ve bilgi birikimi ve çok sorumluluk gerektirir. Bakamayacağını bildiği halde sürekli çocuk doğurmaya devam eden insanlar ki ben bunlara anne-baba demeyi yediremiyorum. Çocuklarını birer işçi sınıfı olarak dünyaya getiriyorlar. Yaşıtları boş zamanlarını parkta geçirirken, üç beş kuruş dilenen çocukların da boş zaman aktivitesi çoğu zaman köprü altlarında zararlı maddeler kullanmak oluyor.
Aynı şehrin aynı saat diliminde bir çocuk sayısız hediyelerle 1. yaşını kutlarken, diğer çocuk 1 TL kazanmayı kutluyor. Birileri alamadığı X marka cep telefonunun, kıyafetin derdindeyken, başka birileri de kışın yırtıldığı ayakkabısını tamir ettirebilmenin derdinde. Dünyayı değiştiremeyeceğimize göre yapmamız gereken bireysel sorumluluğumuzun farkında olup ihtiyacı olan çocuklara elimizden geldiği kadar maddi manevi destek olup gerekli kurumlara yönlendirilmesine destek olmak. Bugün sustuğumuzun herhangi bir şeyin yarın başımıza gelmeyeceğinin garantisi yok. Dünyayı görebilmek için plajlarda taktığımız renk renk gözlükleri çıkarıp, çıplak gözle bakabilmeyi öğrenmeliyiz. Bir kişi, bir kişidir. “Ben mi kurtaracağım dünyayı” değil de, “bana düşeni yapabilirim” i harekete geçirmeliyiz. Her şeyden şikayet etmeyi bırakıp, dert sandığımız şeyleri köşeye koyup teşekkür edebilmeyi bilmeliyiz. Kendimize, ailemize, hayata…
30 yaşında olup, 5 yaşında gibi davrananları gördükçe daha da iyi anlıyorum o çocukların kocaman yüreğini. Bastıkları her adımda duyuyorum ayak seslerini. Abla diye çıkan her sesin dalgasında hissediyorum çaresizliklerini. Lütfen araştırın, kimsesiz çocukların barınabileceği yerleri, nasıl yardım edileceğini, aileye ulaşmanın yollarını, sosyal sorumluluk sahibi olmayı. Bize dokunmayan yılan bin yaşamasın. Bizler birlikte olup o yılanları yok edelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar F. Zehra Okşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce HDP kapatılmalı mı?