Nutuk’un niteliği

YAKIN

geçmişi inceleyen Nutuk, içeriği bakımından siyasi bir belge ve tarihsel kaynaktır, ancak başlıbaşına bir tarih yapıtı değildir. Okunmak üzere hazırlanan ve Türk hitabet sanatının erişilmesi güç en güzel örneğini oluşturan sözel bir yapıttır. Aynı zamanda temel bir kaynak kitaptır. Nutuk’a bir anı kitabı da denilebilir. Ancak Nutuk, ‘yolun sonuna gelmiş’ bir devlet adamının yazdığı anı kitabı değildir. Kırk altı yaşındaki devrimci bir önderin, yolun ortasından ve yüksek bir noktadan geçmişle geleceğe bakışı ve ulusuna yaptığı uyarıdır.

Nutuk, ideolojik bir ağırlığa sahiptir ancak bir parti liderinin, toplumun tümüne benimsetmeğe çalıştığı, resmi bir ideoloji değildir. Nutuk’a egemen olan düşünce, ezilen ulusların bağımsızlık mücadelesini temsil eder. Bu nedenle, örneğin, Hitler’in Kavgam’ı gibi kitaplara benzemez; gerçeği ve kitlelerin özgürlük istemini yansıtır.
Nutuk, başarılı bir komutanın, savaşla ilgili görüşlerini açıkladığı, yalnızca bir belge de değildir. Bu özelliği vardır. Ancak, Nutuk esas olarak, strateji yapıcısı bir önderin, devlet ve siyaset adamı olarak, ülkenin kurtuluşunu ortaya koyduğu bir ulusal yapıttır. Yeni devletin nasıl kurulduğundan yola çıkılarak nasıl korunacağını gösteren bir tarih belgesidir.
Nutuk, kendisinin ve hükümetlerin kalıcı olmadığını, Devrim’e karşı saldırıların süreceğini bilerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin korunmasını ve bu amaç için izlenecek yolu belirlemiştir.
'MİLLETE YADİGAR'
Devrim içindeki birliktelikleri, aymazlıkları ve ihanete varan karşıtlıkları; ayrıntılı biçimde ele aldı. Gelecek kuşakların bunlardan ders çıkarmasını istedi. “Türk milletine yadigarımdır” diye tanımladığı Nutuk için, ‘tarihi yaşadığımız gibi yazdık; fakat geleceği, Cumhuriyet’e inananlarla onu koruyanlara ve yaşatacaklara emanet edeceğiz’ diyordu.
Gelecek ise, kuşkusuz gençlik demekti. Bu nedenle gençliği, Devrim’in ve onu anlatan Nutuk’un gerçek ve sürekli muhatabı saydı. Devrim’i, yalnızca 1927 yılı gençliğine değil, bütün zamanların Türk gençliğine emanet etti.
GENÇLİĞE SESLENİŞ
Sözcük seçimine gösterdiği özeni, Gençliğe Sesleniş bölümünde üst düzeye çıkarmıştı. Az sözcükle çok şey anlatmak, bunu yaparken ilerde yanlış anlaşılmamak için, Gençliğe Sesleniş’le çok uğraştı; onu, haftalar süren irdelemelerle olgunlaştırdı.
Metin, kısa ancak çok etkiliydi ve gerçekten çok şey anlatıyordu. Geçmişten ders çıkararak gelecek için yapılan ve sonraki olaylarla kanıtlanan saptamalar, şaşırtıcı bir yerindelik ve biliciliğe (kehanete) varan öngörüler durumundaydı.
‘Dahili ve harici bedhahlardan’, ‘cebir ve hileyle zaptedilen kalelerden’, ‘girilen tersanelerden’ ya da ‘iktidar sahiplerinin ihanetinden’ söz edilebilmesi, dünyayı ve Türkiye’yi tanımaya dayanan, yüksek bir bilincin ürünüydü.
TOPLUMBİLİM USTASI
Olayları nedenleriyle ele alıp, geleceğe dönük sonuç çıkarmada ustaydı. Batı’nın Türkiye politikasını, emperyalizmi, ekonomik tutsaklığı ve işbirlikçi alışkanlıkları biliyordu. Özgür ve güçlü olmak için, askerî başarının yeterli olmayacağını, kendi kendine yeten bir ülke yaratmadan ulusal bağımsızlığın korunamayacağını söylüyordu.
Türk ulusunu, savaşla kovulan düşmanın para ve politikayla geri gelerek işbirlikçilerini yeniden yönetime getirebileceği yönünde sürekli uyarıyordu. Gençliğe Sesleniş, bu uyarının en çarpıcı ve en özlü anlatımıydı.
NEDEN GENÇLİK?
‘Gaflet, dalalet ve hatta ihanet’ içinde olanların iktidara gelmesini, kendi döneminde olanaksız kıldığı için, uyarılarını kendisinden sonraki kuşaklara, yani gençliğe yapmak zorundaydı. Devrim’i gençler sürdürebilir, Cumhuriyet’i onlar koruyabilirdi. Gençlik; bir sınıf, bir örgüt ya da siyasi bir kadro değildi. Ancak, ulusun en devimsel (dinamik) kesimini oluşturan büyük bir güçtü. Bu nedenle, geleceği onlar belirleyecekti.
Gençliğe yönelttiği açık ileti, Cumhuriyet’e sahip çıkarken ‘her ortam ve koşulda’ yalnızca kendi gücüne dayanması ve savaşım için gerekli özgüvene sahip olmasıydı. Ulus ve yurt bilinciyle donanmış; öğrenci, işçi, köylü ya da asker gençlik; gereksinim duyacağı özgüveni, Türk toplumuna özgü törelerde ve özgürlükçü geleneklerde bulacaktı. ‘Damarlardaki soylu kanda’ var olduğunu söylediği ana güç, bu geleneklerin biçim verdiği özyapının anlatımından başka bir şey değildi.
COŞKU VE BİLİMSELLİK
Anlatımda, doğruluktan ve haklılıktan kaynaklanan duru bir yalınlık, güçlü bir özgüven vardır. Türk ulusunun acı çektiği çileli bir dönem, dönemin aşılmasını sağlayan önderin içten ve coşkulu duygularıyla anlatılmıştır. Coşku ve içtenlik belgelerle dengelenmiş ve ortaya bilimsel değeri olan olgun bir yapıt çıkmıştır. Nutuk, yalnızca okunduğu dönemde değil, benzer olaylar aşılmadığı sürece, önemini her zaman koruyacaktır.
Nutuk’u yazma amacını açıkladığı son bölüm ve hemen ardından okuduğu Gençliğe Sesleniş, duygululuğun, en yüksek düzeye çıktığı andır. Bu bölümü okurken, kendisi ve dört yüz delege ağlıyordu. Nutuk’u şöyle bitirmişti: “Muhterem Efendiler, sizi günlerce işgal eden, uzun ve ayrıntılı sözlerim, en nihayet, mazi olmuş bir devrin hikayesidir. Bunda, milletim için, gelecekteki evlatlarımız için, dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları gösterebilmişsem, kendimi bahtiyar sayacağım. Söylevimde, milli hayatı son bulmuş kabul edilen büyük bir milletin, istiklalini nasıl kazandığını, bilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan, milli ve çağdaş bir devleti, nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım. Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen milli felaketlerin yarattığı uyanmanın ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum. Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, sonsuza dek korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin yegâne temeli budur...”
- BİTTİ -

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Metin Aydoğan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?