Alerjik hastalıklar

BU

gün sizlere günümüzün en çok konuşulan hastalığından bahsedeceğim. Kime sağlıkla ilgili bir soru sorarsanız sorun alacağınız yanıt, ‘Benim şuna karşı alerjim var’ olacaktır. Alerji her ailede en az bir kişiyi rahatsız ediyor. Ancak ortam ve şartlar böyle gittiği sürece bir kaç yıl içinde her ferdi rahatsız edecek gibi görünüyor.

NEDİR BU ALERJİ?

O halde alerjiyi tarif etmekle başlayalım. Alerji, yediğimiz gıdalar, içtiğimiz içecekler, soluduğumuz havayla vücudumuza aldığımız ve yabancı kabul edilen maddelere karşı vücudun verdiği tepkilerdir.
Bu tepkiler doku veya organların ne kadar hassas olduğuna bağlıdır. Alerjiye maruz kalan organın yaptığı görev bozulur. Örnek verecek olursak sorun akciğer de ise nefes alıp vermede zorluk yaşarsınız. Deride ise kaşıntı, egzama gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Baş ağrısı, kulak çınlaması, kalpte aritmi, yüksek veya düşük tansiyon, boğazda gıcıklanma hissi de alerjilerin neden olduğu reaksiyonlardan bazılarıdır.
Neden günümüzde alerjik hastalıklar artıyor sorusundan önce, neden alerjik hastalıklar bu kadar sık görülmüyordu? Bu soruyu sormak gerekir.
Toplumda bir inanış var yemekten içmekten insan hasta olmaz ‘Can boğazdan gelir’ sözü yıllardan beri söylenir. Bu ifade yıllar önce doğru idi. Çünkü o yıllarda besinler son derece doğal ve tazeydi. Endüstriyel değildi ne yediğini biliyordun şu anda bu mümkün değil. Besin endüstrisi çok büyük bir ekonomik kazanç yolu oldu, bundan dolayı besinlerin doğal yapısı ile çok oynandı. Dahası besinler uzun süreli korunarak raflarda tüketime sunuldu. Besinleri uzun süreli bekletmek kolay değildir. Raf ömrünü uzatmak için gıdaların içine koruyucu katkı maddeleri, aromatik boya, tatlandırıcılar(sakarin), lezzet arttırıcılar kattılar (glutamat). Bunlar aynı anda gıdaların doğal olmasını engelledi, besleyici olma özelliğinin dışına çıktı. Vücut için zararlı hale geldi. Bunların hepsi vücut için yabancı madde oldu. Vücut kendini korumak için bütün savunma mekanizmalarını çalıştırarak bu yabancılara karşı savaşmaktadır ve reaksiyon oluşturmakta, biz vücudun vermiş olduğu cevaba veya reaksiyona alerji diyoruz. Nasıl ülkelerin kendine özgü savunma sistemleri varsa, kendini koruyorsa, vücutta dışarıdan içeriden gelen ve kendine yabancı olan (bakterilere, virüslere, parazitlere, gıda katkı maddelerine, toksik maddelere vs) maddelere karşı bütün gücü ile karşı koyar ve reaksiyon geliştirir. Buna bağışıklık sistemi denir. Vücudun savunması çoğu zaman savaşı kazanır bizim haberimiz dahi olmaz. Ancak bazı olayların üstesinden gelmeyince hastalık oluşur. Buda bize vücudun savunma sistemi zayıflamış güçsüzleştiğini anlatır.

SAĞLIKLI OLMANIN SIRRI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNDE!

Demek oluyor ki; bağışıklık sistemini güçlü kılmak için ne yapmak gerekli? Öncelikle annenin sağlıklı olmasını sağlamak gereklidir anne sağlıklı bir şekilde gebelik dönemini geçirmeli. Bu durumda sağlıklı bebek sahibi olur. Bu nedenle toksik maddelerden uzak durmalıdır. Dişlerinde amalgam var ise ondan kurtulmalı. (Amalgam ağır metaldir ve toksiktir) Gelişi güzel ilaç (antibiyotik, steroit vs) kullanmamalı. Her ilaç vücut için yararından çok zararı vardır. Alerjik gıdalardan uzak durmalı. Raf ömrü uzun olan gıdaların besin değeri yoktur faydadan çok zararı vardır. Sezaryen için hayatı sebep yok ise normal doğum yapmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Recep Çelik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?