Vatandaşın gözüyle

Yurdum insanı, altgeçitleri çoğunlukla yaya geçidi olarak değil tuvalet olarak kullanmayı tercih eder. Burnuma çarpan keskin amonyak kokusundan anlarım altgeçide girdiğimi. Giriş kapısından içerilere doğru yürüdükçe karşıma bir insan dışkısı çıkacakmış gibi gelir. Belki de bendeki "Altgeçit fobisinin" altında yatan temel neden budur.
D-400 karayoluna boydan boya tel çekilince, Dimçayı köprüsü ile Club Alantur’un giriş kapısı arasında kalan altgeçidi kullanmamak için D-400 karayolu ile Oba'dan gelen çevreyolunun birleştiği noktada halk otobüsünden iner, trafik ışıklarının yardımı ile karşı kaldırıma geçer, Dimçayı köprüsüne 1 kilometre kadar olan mesafeyi yürürüm. Böylece eve giden dönüş yolunda altgeçidi kullanmak gibi bir zorunluluğum olmuyor fakat Alanya’ya gitmek isteyen Club Alantur müşterileri karşı cadde üzerinde bulunan otobüs durağına gitmek için bu altgeçidi kullanmak zorundalar. Alanya’dan dönen Akropol Otel'in müşterileri de durakta indikleri zaman otele gitmek için yine zorunlu olarak bu altgeçidi kullanmak zorundalar. Lakin altgeçidin görüntüsü tam bir ucube. Sakın yanlış anlamayın, "ucube" kelimesini Başbakan'a özentimden falan kullanmadım, heykele, resme karşı değilim, beğenip beğenmesem de her sanatçının eserine saygı duyarım. 20 basamakla indiğin altgeçidin zemininde seni bir su birikintisi karşılıyor. Bu birikintide kurbağa yavruları, su sıkıntısı çekmeden rahatça larvalık dönemini geçirebilirler. Niçin ucube benzetmesi yaptığımı herhalde anladınız. 100 adım ileride, Tosmur beldesi sınırları içerisinde bulunan altgeçitlere baktım, görüntü çok hoş. Engelliler de düşünülerek dizayn edilmiş. Belediye Başkanına "Bravo" dedim. Her ne kadar yaya kaldırımları kapasa da altgeçitleri düzenlemede başarılı.
Orient ile Paradiso otellerin müşterileri yaya olarak plaja gidiş gelişlerinde kullanmak zorunda kaldıkları, Hanönü Mezarlığı karşısına düşen altgeçidin de aynı ucube görüntüyü sergilediğini biliyorum. Oysa sayın Belediye Başkanımız Alantur, Akropol, Paradiso, Orient gibi otellerin yöneticileri ile bir araya gelse, onların da katkıları ile altgeçitlerin girişleri ışıklandırılsa, hiç olmazsa halk otobüslerinden inen otel müşterileri gece vakti "Gilik yutmuş bozalak kuşu" gibi yolun ortasında, karşı kaldırıma nasıl geçeceğini bilmeden, aşağı yukarı dolanıp durmaz. Sonra altgeçidin merdiven basamakları ve zemini travertenle kaplansa, duvarları beldemizin güzelliklerini yansıtan resimlerle bezense. Engellilerin, bebeklerin arabalarının rahatça inip çıkabilecek şekilde altgeçitlerimiz dizayn edilse, bu geçitlerin girişlerine koyacağınız simit, hediyelik eşya büfelerinden de kira yerine "Temizliğinden sen sorumlusun" diyerek, yoksul 1-2 kişiye ekmek kapısı aralansa fena mı olur?
NOT: Adı geçen altgeçitlerin düzenlenmesine katkı yapacak kuruluşlara, bu sütunlardan teşekkür etmek borcum olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abbas İhsan Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?