Alanya’da gazeteci olmak

BİLİNEN

ilk gazete sahibi Sarıkadıoğlu’nun 1950’li yıllardaki deneyimini saymazsak, Alanya’da, Arıkan Yılmaz Dim ile başlayan ve neredeyse yarım asırdır kesintisiz süren bir gazetecilik geleneği vardır. Bu, şehrin zenginliğidir ve Alanya’yı benzerlerinden farklı kılar.

Türkiye’nin siyasi olarak kaynadığı ama şehrin masum ve dingin olduğu devirlerde çıkmıştır gazete. Bugünlerin Alanya gazeteciliğine miras kalan “sağ gözlükle bakma geleneği”ne uygun olarak, köşe yazıları o cenahtan gelenlerce kaleme alınmış ama Dim’in aydın bir öğretmen, bir “şehirli” olması nedeniyle gazete manşet ve yorumlarında nesnellikten uzaklaşılmamıştır.

Alanya’da turizm hareketlerinin başladığı 1970’li yıllarda Yeni Alanya Gazetesi şehir insanını yepyeni bir kazanç ve yaşam şekline de hazırlamış; kuralları hatırlatmış, gerektiğinde eleştirmiştir…

Ondan çok sonra gelen gazete deneyimlerde ise kah siyasi birlikteliğe dayanan, kah bir kuru bir rakı muhabbeti sonrası şekillenen yazılar, seçim dönemlerinde artan tansiyonun yansıtıldığı sayfalarla çıkmıştır gazeteler.

1980’lerin sonlarındaki turizm zenginliğinin getirisi şehirdeki sosyal dinamiklerin, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının artışına neden olmuş, topluma verilecek mesajların çoğalmasıyla da görüntülü medya yani televizyon yayıncılığı başlamıştır.

Şimdilerde ise durum çok farklı… Artık, bir “tık” ile hedefine ulaşabilen sosyal medya kullanıcısı ile yarışıyor gazeteci. Ama diğer yandan kapalı bir toplum gibi kendi iç yağıyla kavrulan, birbirine geçmiş ilişkiler yumağında yaşamını sürdüren Alanya’da, gazetecilik de bu sarmalın içinde yer alıyor. Yani her şeye rağmen gazeteciye gereksinim var!

Topluma verilecek mesajı olanlardan ziyade seçilme; iktidarını sürdürebilme; yönetme; toplumda yer edinme; çıkarını koruma derdinde olanlar daha çok gazeteci ile yakınlık kurmaya çalışıyor. Alanya’daki değerler çatışması, güçler savaşımı, toplumun yeniden şekillendirilmesi çalışmalarında gazeteci taraf olmaya sürükleniyor.

Kırsalın ve onun düşüncesinin, kentin zenginliğini ve olanağını kullanarak kente ve onun değerlerine egemen olunmaya çalışıldığı bir zaman dilimindeyiz. Yaşamın her alanının kontrol edilmeye çalışıldığı, içinde kamunun da yer aldığı bir “diploması” çağındayız. Göründüğünden ve beklendiğinden çok daha zengin ve güçlü bir sivil örgütlenme, özünü koruma geleneği olan Alanya’da, basının bu kavgadan, süregiden bu toplum mühendisliğinden kendisini arındırması gerekiyor.

Gazeteci ona verilmeye çalışılan yapay değerler ve gönül okşamalarla değil, bizatihi mesleğinin adından dolayı kendini değerli hissetmelidir. Gazeteci hiçbir algı yönetiminin içinde yer almamalı; duayen, ombudsman ve bir arabulucu olmaya da soyunmamalıdır. Otoriteyi övmek birincil görevi olmamalı, savunduğu her düşünce ve eylemde yüksek standartları tutturmaya çalışmalı, sıradanlığa prim vermemelidir.

Doğaldır ki, kuşaklar sonra Alanya tarihi deşildiğinde, gazetecinin de her kurum gibi gelinen noktada sorumluluğu tartışılacaktır. Kendini geliştirmiş, değerlerini yükseltmiş, hiçbir gücün esir alamadığı gazetecinin şehrin başarı öyküsünde üst sıralarda yer aldığını görmek en büyük dileğimdir. Alanya gazetecisinde bu potansiyel vardır…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Feyzi Açıkalın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce HDP kapatılmalı mı?