Tarih öcünü alıyor…

“Arap zaafı”,

Osmanlıya ve de Türklere her dönemde çok pahalıya mal olmuştur, olmaya da devam etmektedir.

Ha dünkü Osmanlı’nın Arap tutkusu, ha Cumhuriyet Türkiye’sinin günümüzdeki, Araplaşma yanlılarının tutkusu….

Al birini, vur ötekine.

İngiliz Dr. Squires ve İngiliz Casus Lawrens, anılarında; uzun uzun Arap ihanetlerini ve Arapların Türk askerlerine yaptığı zulümleri anlatır.

Bu anıları okuyup da anlatılanlardan etkilenmemek mümkün değildir elbet.

Ancak bazı sözde Türkler(!) var ki; ne anlatılırsa anlatılsın; ne yaşanırsa yaşansın; dün de, bugün de etkilenmediler ve etkilenmiyorlar bu yaşananlardan ve yaşatılanlardan.

Çünkü Arap hayranlığı genlerine işlemiştir bu sözde Türklerin(!).

Bu duruma üzülmemek mümkün değil elbet.

Atatürk’ün “Bir Türk Dünya’ya bedeldir” özdeyişinden; “Bir Arap 50 Türk’e bedeldir” özdeyişine getirdiler ülkeyi…

Neyse konumuz bu değil elbet.

… …

Konumuz, Osmanlının tutku boyutlarını da aşan Arap hayranlığı.

Osmanlı, "necip millet" dediği Arapları yere göğe koyamıyor.. (Neresi ve nasıl “necip”se artık)

Arabistan’daki önemli görevlere, sürekli Arap kökenlileri atıyor.
Mekke Şerifliğine de İstanbul doğumlu bir Arap olan Hüseyin adlı bir kişi atanıyor.

Bu Arap Hüseyin, İngilizler ile birlik olup, isyancı Arapları organize ediyor; İngiliz silahı ve parasıyla asker toplayıp, Osmanlıyı arkadan vuruyor…

Bu ihanet, ne ilk oluyor, ne son…

Gazze Savaşı sırasında da Filistinlilerden oluşan Tabur, cepheyi terk edip, İngiliz saflarına geçiyor.

Osmanlı savaşı kaybediyor.

Kudüs düşüyor.

Araplar seviniyor.

Bin yıldan beri Müslüman kanı dökülerek korunan Kudüs’ün Hıristiyanlara geçmesine bir Müslüman sevinebilir mi?

!!??...

Arap olmak böyle bir şey işte; Arap sevinebiliyor.

Ancak tarih, bu soysuzluğa izin vermiyor.

Kudüs, (İngilizler tarafından) Yahudilere veriyor.

Yenilen Osmanlı Ordusu çekilirken yaralı askerlerini, Halep Hastanesi’nde bırakmak zorunda kalıyor.

O yaralı askerlere ne mi oluyor?

Hastaneyi basan Arap isyancılar, yaralı ve çaresiz Türk askerlerini süngü darbeleri ile teker teker katlediyor. (Kaynak: İngiliz Dr. Squires’ın anıları)

İngiliz Casus Lavrens; "…Teslim olan beş bin esir Türk askerini Araplara teslim ettiğime pişmanım, Türk askerlerini teslim alan Araplar, tamamının kafasını kestiler, ortalık kan gölüne döndü" diye yazıyor.

* * *

Bugün Halep Hastanesi’nin bulunduğu yerde taş taş üstünde kalmadı.

Dahası Türklere ihanet eden Filistinliler, kan ağlamaya devam ediyor.
Tarih öcünü alıyor ve almaya devam ediyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Haboğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?