Feraset ve haysiyet

SOĞUK

havalar, silecek, sigorta primi, sosyal yardım ve seçimler.

Beş s... Ne alaka diyeceksiniz.

Kışın özel aracım ile memleketim Kayseri’ye gittim.

Alanya sıcağına alışkın olan silecek lastiklerim, aşırı soğuk nedeni ile buz tutup, cama yapışınca, Alanya’ya gelir gelmez silecek lastiklerini değiştirmek zorunda kalmıştım.

Müdürü olduğum bir otelden eski personelim de olan araç servis sorumlusu “Müdürüm yan sanayi 30 TL, orijinali 100 TL, yan sanayi takalım, yıpranınca yine değiştirirsin” deyince kıramadım, “tamam” dedim.

Ucuz etin yahnisi tirit oldu tabi ki.

Silecek lastiğinin ucundan çıkan uzun demir parçası, hanımın kullandığı aracımızın camını boydan boya ve kalıcı bir şekilde çizdi.

Hanım üzüldü, biraz da bana kızdı.

Konuyu anlattığım bir arkadaş “Neden üzülüyorsun, senede 1 kez olmak üzere kaskon camı ödüyor, üstelik de kaskoyu deldirmemiş oluyorsun” dedi.

Hanımı aradım, durumu anlattım,

habere sevinir sandım.

İlk sorusu “Yaptığımız iş helal mi?”

oldu .

Okumuş kadın, üstelik de Ermenekli Yörük Ahmet öğretmenin kızı,

olaya bakış açısına bak!

Buraya bir virgül koyup bir başka olaya geçelim.

Tarih 14.07.2016.

Görevim ve konumum gereği, hakkında şikayet olan bir oteli denetlemek üzere görev aldığım komisyonla bir otele gittik.

Bir yandan elimdeki kıstaslara göre otel odasını denetliyor, bir diğer yandan da karşıma çıkan personelin ad, soyad ve TC kimlik bilgilerini alıyor, personelin sigorta kaydı var mı, yok mu, kontrol ediyordum.

3 bay temizlik elemanının sigortası olmadığını görünce, otel yöneticisine “3 personelin sigortası yok. Neden?” diye sordum.

“Onları taşerondan alıyoruz, sigortalarını taşeron yapıyor” dedi.

Taşeronu aradık.

Atladı geldi.

“Ağabey, ben sigortalarını yapmak istiyorum fakat personeller ‘Sigortamızı yaparsanız biz çalışmayız’ diyorlar. Böyle olunca çalıştıracak eleman bulamıyoruz” dedi.

“Bir çalışan neden sigorta istemez ki?” diye sorduk.

“Sosyal yardım alıyorlar, sigortalarını yaparsam yardımları kesiliyormuş, istemiyorlar” diye cevap verdi.

Ne diyordu bir büyüğümüz?

Ben cahil halkın ferasetine güveniyorum!

Bir yanda din, ahlak ve töresine bağlı ve yaptığı bir şeyin helal mi, haram mı olduğunu sorgulayan okumuş, eğitimli beyinler.

Diğer yanda, hiç hak etmediği, havadan bir kazancı alabilmek uğruna her türlü dini, milli değerlerini ve örfünü ayaklar altına alabilen ve oyunu hak etmeden aldığı sosyal yardıma endekslemiş eğitimsiz beyinler.

Bu seçim, Cumhurbaşkanlığı ya da Milletvekili seçimi değil.

Bu seçim 2 zihniyet arasında geçiyor.

Bir yanda olmayan feraset ve diğer yanda var olan haysiyet!

Kaygılarımla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aytekin Manici - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?