Gerçekleri söylemek zorundayız

BUGÜN

, ideolojik ya da siyasi kutuplaşmanın yapılacağı bir gün değil.
Bugün, farklı etnik kökenden gelme insanların birbirine dönük ötekileştirme ve üstünlük yarışına gireceği bir zaman da değil.
Hangi gerekçeye dayanırsa dayansın, bu ülkede yaşayan ve bu ülkenin vatandaşı olan, düşüncesi, inancı, etnik yapısı ne olursa olsun herkesin, geçmişteki çelişkilerini ve de çatışma alanlarını askıya alıp, birbirleriyle sarmaş dolaş olup, tüm ihanet odaklarına, içte ve dıştaki düşmanlara karşı tek vücut olmalıyız.
Türkiye’nin ve millet olarak hepimizin çok kritik ve çok zor bir süreçten geçtiğimiz ortada.
Bu rezil sürecin üstesinden gelmeye çalışırken, böylesine felaket kaos dönemine nasıl sürüklendiğimize de bakmamızda yarar var.
FETÖ terör örgütünün, ne denli sinsi, ne denli toplumu ve siyasi aktörlerin hepsini, nasıl kandırıp kullandığını artık kabul etmek zorundayız.
“Allah kimseyi, yanlışı savunacak kadar cahil, doğruyu inkar edecek kadar da nankör yapmasın” sözünü çok önemsiyorum.
Bu yönüyle Sayın Erdoğan, Cumhurbaşkanı olduktan sonra siyaseti çok gerdi.
Sayın Erdoğan’ın Başbakanlığı, daha doğrusu AK Parti’nin ilk iki döneminde önemli icraatlara imza attığını kabul etmemiz gerekir.
Aynı şekilde, 15 Temmuz rezilliğindeki dik duruşunu alkışlıyoruz.
Hele hele, 15 Temmuz sonrasındaki açıklamaları ve uzlaşmacı tavrını da taktirle karşılıyoruz.
Ama, ABD, AB hatta Birleşmiş Milletlerin mevcut yapısına dönük çok ciddi ve tehlikeli eleştirilerde bulunarak, dünyayı karşısına almasını, Davutoğlu’nun kılavuzluğunda Oratadoğu bataklığının içine burnunu sokması, dünyada yalnızlaşmamıza neden olurken, Türkiye’yi bugünkü kaosun içine sürükledi..
Yiğitlenmeyi seven bir milletiz.
Yiğitlik ve yiğitlenme güzel de, yiğitliğin nereye kadar olduğunun ve sınırının nereye kadar devam etmesi gerektiği konusunda bir sınır koyma becerisini gösteremiyoruz.
Ülke insanını hamasi çıkışlarla motive edebilirsiniz ama dünya insanlarını motive etmeye, onlara dönük hamasi çıkışların yapılmasının pek yararlı olmayacağını bilmek ve görmek gerekir.
“Siyaset, olması gerekeni bilmek, olabiliri gerçekleştirmektir.”
Bu yönüyle Sayın Cumhurbaşkanımız, politikalarını belli bir duygusallık ve İslam temelli önyargılara dayalı olarak yaptığından, belirlediği politikalarında ileriye dönük öngörüleri hep hüsranla sonuçlanıyor!
İnanmış gençler yetiştirme yaklaşımı ve İmam Hatiplere dönük duygusal sempatisi ve dini argümanları sürekli dilinden düşürmemesi, bilime dönük doğru dürüst bir teşvikten ve toplumu bilime yönlendirmekten uzak durması düşündürücü!
Başbakan Binali Yıldırım'ın, yürütmenin başı olarak, hem içte hem de dışta çok uzlaşmacı bir tavır içine girmesi ne kadar olumluysa, Cumhurbaşkanımızın, yürütmeyi By-Pass etmesi, tek adam çizgisini ısrarla sürdürmesi düşündürücü.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 15 Temmuz sürecindeki ve sonrasındaki tavırları alkışlanacak mükemmellikte.
Bu mükemmel ve güzel sürecin devam etmesi için, Cumhurbaşkanımızın çok daha yapıcı olmalı ve Türkiye Cumhuriyetini Osmanlıcılık hayaline taşımaktan bir an önce vazgeçmelidir.
Osmanlı Padişahlarına saygımız sonsuz.
Belli yatırımlara padişah isimlerinin verilmesini de normal karşılarken, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana ismi konacak büyük Atatürk’ten başka hiç mi bir Türk kahraman yok?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sami Çaycoşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce HDP kapatılmalı mı?