Allah iyiliğinizi versin

“HİNTLİ

bir adam suda bata çıka ilerlemeye çalışan bir akrep görür. Onu kurtarmaya karar verir ve parmağını uzatır ama akrep onu sokar. Hintli, tekrar akrebi sudan kurtarmaya çalışır ama akrep onu tekrar sokar. Yakınlardaki başka birisi ona, onu sürekli sokmaya çalışan akrebi kurtarmaya çalışmaktan vazgeçmesini söyler. Hintli adam şöyle cevap verir: Sokmak akrebin doğasında vardır. Benim doğamda ise sevmek var. Neden sokmak akrebin doğasında var diye kendi doğamda olan sevmekten vazgeçeyim?”

Bugün kısa bir hikâyeyle başlamak istedim yazıma. Çok sevdiğim, kıymetli bir hocamın 'İyi de neden, niye, niçin?' sorularım üzerine anlattığı kısa, özlü ve güzel bir hikâyeyle...

'Ben böyleyken, hal böyleyken, bunları şunları yapmışken veya yapıyorken neden-niye-niçin üçlüsü ile geçiyor günlerim, neden insanlar kadir kıymet bilmiyor? İyiliğin karşılığı bu mu olmalı, kötülük yapmak mı?'

Bu sözler size de tanıdık geldi mi acaba?

Kim bilir, belki de pek çoğunuz sıklıkla kullanıyorsunuzdur, 'İyiliğe karşı kötülük gelmez' düşüncesinin işe yaramaz bir söz olduğuna kederlenerek, kafa tutarak, hayıflanarak...

İyilik yapmak ve 'Kime iyilik yapıyorsan kendini ondan sakınmak'...

Bu tezatlığın kişiler üzerinde yarattığı karışıklık, kişisel tecrübelerle birleşince insan zihninde bazı düşünceleri sabitliyor.

Kimi yaptığı onca iyiliğin değer bulamayışından, sıklıkla, yakınarak 'Kimseye iyilik yapmayacaksın bu dünyada!' sözü ile bütünleşir ve iyilikten bihaber bir insan olarak hayatına devam eder, zehrini etrafa kusa kusa. Tıpkı hikâyedeki akrep misali.

Kimi ise 'Sen yine de iyilik yap, denize at. Balık bilmezse Halik bilir.' pozitifliğinde kötülüğe rağmen özünden vazgeçmeyerek, doğasında her ne ise o olarak kötülüğe bile iyilikle karşılık verir. Tıpkı hikâyedeki Hintli adam misali.

Etrafınıza dikkatli gözlerle baktığınızda daha net görürsünüz, kalabalık içinde yalnızlaşanları ve kendi yalnızlığından kalabalıklar yaratanları...

Evet, düşünüldüğünde neden, niye niçin?

Usta Şair Sezai Karakoç, ne güzel yorumlamış durumu: İnsandan insana şükür ki fark var!

Çocukluk denilecek yıllarda ne anlam içerdiğini çok da iyi bilmediğimiz 'İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârı.' sözünü büyüdükçe daha iyi kavradık, anladık, kavrıyor ve anlıyoruz.

Tecrübeleriniz, tecrübe edinenlerin kadim nasihatleri, özlü sözler, atasözleri, deyimler, iyilik ve kötülüğe dair onca söz, onca hikâye, onca şarkı, onca şiir, onca film, onca...

Kişi, kendi hayat yolculuğunda türlü türlü şeylerle karşılaşır. Bahsini ettiğim öyle bir yolculuk ki, tıpkı Stefano D'Anna'nın Tanrılar Okulu'nda ela aldığı gibi, akıntıya karşı yüzen bir somon balığının izlediği yol kadar korkutucu ve muhteşem, zor ve keyifli, yorucu ama bir o kadar da gerekli.

Sizin yolculuğunuz iyilik üzerine olsun. Olsun ki iyilik yolculuğunuza dâhil olmak isteyen kötülere ve kötülüklere 'iyi insan' imajınızla model olarak içinizdeki iyiyi daima ileri, en ileri taşıyabilesiniz. Her insanın kendine yakışanı yaptığı şu dünyada siz siz olun sevmekten vazgeçmeyin, iyiliğinizden, kişiliğinizden, özünüzden, ‘kendiniz’ olmaktan vazgeçmeyin. Bırakınız kalbi kin ve nefretle dolu olanlar geride, en geride kalsın. Siz yine iyi olun, görmeyin, duymayın, bilmeyin, gülün gitsin.

Etrafınızdaki akrepler sizi sokmaya çalışsalar bile...

Allah iyiliğinizi versin. Mutlu günler!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Merve Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?