Kronik yorgunluk!

KİŞİNİN

hissettiği yorgunluk bedensel veya zihinsel yoğun bir çalışma ile ilgili değilse, dinlenmekle geçmiyorsa ve başka bir tıbbi veya psikiyatrik bozukluktan kaynaklanmıyorsa kronik yorgunluk akla gelmelidir.

- Yorgunluk tablosuna genellikle baş ağrısı, boğaz ağrısı, hassas lenf bezleri, kas ağrıları, eklem ağrıları, uyku bozukluğu ve egzersizle belirtilerin artması gibi şikâyetler de eklenir. Yorgunlukta beceri isteyen işlerde zorlanmalar görülür.
- Yorgunlukta planlama organizasyon ve problem çözme gibi yeteneklerde gerileme vardır. Bu problemler yorgunlukla beraberdir 6 aydan uzun sürelidir.
- Yorgunlukta bu şikayetler ilerleyicidir.

Yorgunluğu başlatıcı olaydan sonra hastaların sağlıklarında ilerleyici bir bozulma olur ve hastalık belirtileri bariz bir şekilde fark edilir. Fiziksel çalışma bitkinliği ve yorgunluğu artırır. Bulantı, baş dönmesi, ışığa hassasiyet, ses değişikliklerine hassasiyet, uyku düzensizlikleri ve bedensel ağrılar görülebilir. Evde günlük hayatı sürdürmede zorluk yaşar. Cinsel hayatı dâhil, hayatın her alanında yaşam kalitesinde hafiften şiddetliye kadar değişen ölçülerde bozulmalar ortaya çıkar.

Yorgunluğu günlük yaşamdaki stresler tetikleyebilir ve erken ortaya
çıkmasına neden olabilir. Enfeksiyonlar, yüksek düzeyde stres, uzun süreli psikolojik zorlanma, aşılanma, fiziksel travma ya da cerrahi bir müdahale yorgunluk sendromunu tetikleyebilir (Adrenalin salgılayan bezlerin düzenli çalışmaması, vücudun bütün hücrelerini güçlendiren kimyasal enerji kaynağı ATP düzeyinin düşük olması) gibi nedenler ileri sürülmüştür. Fakat bağışıklık sistemi ile ilgili bir bozukluk, genetik özellikler, gıda intoleransı, enfeksiyonların hastalığa yol açtığı düşünülmektedir. Yorgunluk sendromu bazı hastalıklarla birlikte görülebilir. Fibromiyalji, depresyon, anksiyete bozuklukları, irritabl kolon sendromu, migren, allerjiler, uzun süreli kabızlık ve ishaller gibi hastalıklar kronik yorgunluk sendromu ile beraber görülebilir.
Örneğin depresyon, kronik yorgunluk sendromuna yüksek oranda eşlik ediyor. Hastalığın ilerlemesi ile stres arasında ilişki, stres yorgunluğu tetiklemektedir. Fakat günümüzde kabul gören görüş kronik yorgunluk sendromunun ruhsal bir hastalıktan çok biyolojik nedenlerin ön planda olduğu bir hastalık olduğu yönünde ki bilgilerdir.
Teşhisin doğru konulabilmesi için hastanın romatolojik, nöropsikiyatrik, immünolojik yönden ayrıntılı olarak incelenmesi lazım. Böylece hastalığı oluşturan altta yatan sebep bulunmalı tedavi ona göre düzenlenmeli. Ayrıca psikiyatrik değerlendirmeyle ruhsal bir hastalığın, örneğin depresyon hastalarındaki yorgunluk gibi belirtilerin olup olmadığı ayırt edilmelidir.

KRONİK YORGUNLUKTAN NASIL KORUNMALI
- Fiziksel ve ruhsal stres oluşturabilecek durumlardan kaçının.
- Stresle baş etme yöntemlerini geliştirmek için destek alın.
- Aşırı iş yükünden kaçının.
- Sosyal destek amaçlı gruplara katılın.
- Dinlenme, eğlenme ve özel zamanlarınıza daha çok vakit ayırın.
- Alkol ve sigaradan uzak durun.
- Düzenli uyku uyuyun.
- Sağlıklı beslenmeye dikkat edin. Bunları biraz açarsak;
Rafine edilmiş gıdalardan (Beyaz un ve şeker gibi tatlı ve hamur işi ) kaçınmak gerekir. Boş enerji kaynağı olan gazlı içecekleri, meyve sularını hayatınızdan çıkarmak gerekir. (Çünkü glisemik indeksi yüksek olan bu besinleri yediğinizde kan şekeriniz hızla yükselir ve ardından aynı hızla düşer.) Şekeriniz düştüğünde yeniden bir şeyler yemek istersiniz. Bu kısır döngüden kurtulmak ve kendinizi enerjik hissetmek için basit şekerleri hayatınızdan çıkarmak gerekliliktir. Yorgunluktan kurtulmanın şartıdır. Diğer bir yorgunluktan kurtulmanın şartı da su içmektir. Su, toksik maddelerin vücuttan atılmasını sağlar ve vücudun fonksiyonlarını yerine getirmek için gereklidir. Bu nedenle günde 10-12 bardak su içmelisiniz.
- Kalıcı kilo vermek ve zinde hissetmek için her gün 30 dakika yürüyüş yapmak şarttır. (Yürümekle seratonin ve endorfin salgısı artar bu hormonlar vücudun koruyucularıdır).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Recep Çelik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?