Günaydın öğretmenim!

İLK

olarak yeni eğitim öğretim döneminin öğrenciler başta olmak üzere herkese umut, bilgi, başarı ve azim getirmesini diliyorum.
Okulların açılmasıyla birlikte aileler ve okulun içinde yer alan tüm çalışanlar için yoğun bir tempo başlıyor. Peki, gerçekten yoğun olan bu temponun ne kadarı dolu? Sabah 'Offf bugün okul var' ile uykulu gözlerle etrafta ne olup bittiğini anlamayan öğrenciler için ne yapılabilir?
Velilere, okul idaresine ve öğretmenlere düşen ne? Bu soruların hepsi ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte, hangi pozisyonda olursak olalım yapmamız gereken ilk şey gülen gözlerle bakabilmek, kendine ve çocuklara inanmak, başarının bireysel bir sonuç olmadığını görebilmek.
Bir çocuğun okulu sevmemesinin en önemli nedeni; zorunlu gidilen bir yer olarak görmesi. Öğrenmek için çalışmak yerine, ezbere dayalı geleneksel sistemin içinde var olmak için her şeyi bırakıp sadece ders çalışmanın empoze edilmesi. Eğitim ve öğretim akademik boyut yanında kişinin ilgi, yetenek ve değerlerinin göz ardı edilmemesi gereken bir süreçtir. Öğrencilere kazanmanın önemi yerine, öğrenmenin önemini kavratabildiğimiz zaman gerçekten başarılı insanlar yetiştirebileceğimize inanıyorum.
Eğitim sistemimizin olumlu ve ya olumsuz yanlarına odaklanarak şikayet etmenin bir sonuca götürmediğini, önemli olanın kişinin kendini gerçekleştirme yolunda farkında lığının arttırılması gerekir. Gittiğiniz her yerde çalışanlara bakın. Birçoğu mutsuz ve tükenmiş. Neden? Çünkü sevdikleri işi yapmak yerine, zorunda kaldığı işi yaptıkları için. Maddi kaygının bu kadar yüksek olduğu toplumda insanların sevdiği işe yönelmesi zor olsa da imkânsız değildir. Bir söz vardır; inanmak, başarmanın yarısı diye. Gerçekten inananlar ne kadar doğru olduğunu görebilirler. Bunları sağlamanın tek yolu olumlu bir okul ve aile ortamı. Çocuklarınızın neyi sevdiğini bulmasına yardım edin. Okul öncesinden tut, üniversiteye kadar kişi kendini bulabilmek adına yanlış adımlar atabilir, deneyip yanılabilir. Her denediğinde tebrik edebilmek, cesaretini kutlamak onun varlığını güzelleştirecek ve bir sonraki adımı daha sağlıklı atmasını sağlayacaktır. Güzel bir günaydın belki de o gün o girdiği matematik dersini anlamasını kolaylaştıracaktır. Çocuklara öğrenmenin kendisi için önemini kavratmaya çalışırsak, ezber yerine yorum gücünü geliştirip içinde bulunduğu zorlu süreci hasar görmeden atlatmasına yardımcı olacaktır. Komşunun çocuğunu örnek göstermekten vazgeçip kendi çocuğumuza yöneldiğimiz, ilgi, sevgi ve saygımızı hissettirdiğimiz zaman bizimle ve çevresiyle daha sağlıklı iletişim halinde olacak bu da derslerinde ve ilişkilerinde kendini gerçekleştirmesine yardımcı olacaktır. Çocuk her şeyi hisseder. Onun başaramayacağına dair inançlarınız varsa kendini gerçekleştiren kehanet ortaya çıkar ve o çocuk günde 400 soru çözse de başarılı olamaz. İnanın. Kendinize inanmakla başlayın. Sonra çocuğunuza inanın ve güvenin. Kabul edici ortamda büyüyen çocukların daha sağlıklı olduğunu birçok araştırma desteklemektedir. Eğitim ve öğretim iş birliği içinde devam eden bir süreçtir. Hepimiz birimiz için olup, el ele vererek mutlu ve başarılı nesiller yetiştirebileceğimize inanıyorum. Atalarımızın dediği gibi bir elin nesi var, iki elin sesi var.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar F. Zehra Okşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?