Kötülüğün masumiyeti

Filozofların neredeyse tamamı anlatımlarını teknik bir dil ile gerçekleştirmiştir. Düşündükleri ile bir yaşam felsefesi oluşturmayı amaçlamışlardır. Fakat en etkili felsefe anlatımları sanat yoluyla halka ulaşanlardı. Platon hikaye şeklinde yazmış, bir başkası şiirsel bir dille, kimisi de roman. Nietzsche, Kafka, Marx ve niceleri. Tüm aforizmalarını sanatla kaynaştırıp halka öyle aktarmışlar. Avrupa'da bu şekilde bir hayat ve politika yaşamı kuruldu.Tabii ki her toplumun kendine has bir yapısı var. Bizler entelektüel derinliği olan, bilgili insanları dinlemek ve onların düşüncelerinin üzerine koyarak ilerleme yolunu seçmedik, seçemedik, belki de seçtirilmedik. Hayat ise seçimini yapanların ve bedelini ödeyenlerin arenasıdır. Ülkemizde niteliksiz sanat, niteliksiz siyaset doğal olarak aynı ölçüde insan ilişkilerini üretti. Sonucunda iyi-kötü, doğru-yanlış anlayışımızda bu doğrultuda zihnimizde yön buldu.“Artık ne para, ne mutluluk, ne de zafer bekliyorum” diye yazmış Machiavelli: “Yine de gizli ya da aşikar bir kötülüğün içimi kemirmesinden korkmuyorum." O’na göre insan, doğuştan kötülüğe eğilimlidir. O’nun ahlak ilkesi, ezilmeyi ve zayıflığı dışlar…Bu şekilde düşünenlerin sayısı oldukça fazla! Ahlak kendiliğinden iyi ya da kötü değildir elbette. Sonuçta her ilke insan eyleminde ışıldar ya da kararır. Herkesin doğrusu kendine, anlayışı maalesef ahlakı oynak bir zemine yerleştirmiştir. Bence diye başlayan her ilke yerle bir olmayı hak ediyor demektir. Ve insanın içini kemiren, dışını kirleten, krallıkları, devletleri yok eden de işte bu duygudur. Başarı adına araç olarak kullanılmaya başlandığından bu yana ahlak anlamını kaybetmiştir. Bu anlayış insanları iyi olmaya değil daha kötü olmaya yöneltir. İyilik ve kötülüğün arasında kalan BEN duygusu mutlaka, fayda sağlayanı seçecektir. Bu durumda iyiliği bile seçmiş olsa; iyilik kendi masumiyetini kaybedecektir ve çoktan etmiştir. İyilik-kötülük, doğru-yanlış hepsi birer araç haline geldiğinden dolayı iç içe geçmiş bir halde içimizde yaşar. Dolayısı ile bunları araç olarak kullanan insanların da araç haline gelmesi kaçınılmazdır. Neyi kullanıyorsan yaşamak için, ölmeden mutlaka ona dönersin.Günümüz sistemi bize bencilliğin erdemini ezberletiyor. Başkasına yaptığımız kötülük kendimiz için büyük iyilik olacaktır. Bizim gittiğimiz yolun sonu maalesef budur. Sadece kendisi için iyilik isteyenler sonunda en büyük kötülük ile karşılaşacaklardır.Kötü, iyiden daha kötü ya da yanlış, doğrudan daha yanlış değildir. Her şey beyaz olsa, beyaz daha az karanlık olmazdı.Bir düşün; çamurun diliyle konuşmaya başladığından beri, ne değişti sende! Çevrende olup bitenleri bana izah et, topla ve çıkart alıp verdiklerini hayattan. Hesabını yap, geçmişten geleceğe uzanan bir çizgi çek ve atla geç kalmadan kader dediğin “an” gemisine…Sen de biliyorsun her şey bir kabulden ibaret. Sanmalar sarmalından kurtulamayanların serüveni bu düş. Çıkıp geldiğin bir yol yoksa, çekip gideceğin bir yerde yok demektir.Düşünmeden yürüyenlerin gideceği yer yok olsun.Bu kadar tanımlamanın ortasında yaşayarak doğru yaptığını söyleyen iyi insan, kimsin sen, bana kendini tarif edebilir misin?!Sana sunulan ile senin sunduğun dünya arasındaki fark sonranı belirler. Sonrasını düşünmeyenlerin sonrası yok olsun…Yapmamız gereken şey basit; iyiliğin ve doğruluğun içinden kendimizi çıkarmalıyız. İçinden kendimizi çıkardığımız her duygu şüphesiz samimi, içten, doğru, iyi ve bilgece olacaktır. Ancak BEN’siz çıktığımız yolun sonunda mutlu bir BİZ’e ulaşabiliriz. İyi bir toplum için iyi bireyler gerekir. İyi bireyler için de bireysiz bir iyi…Yine Machiavelli şöyle diyor; “Amaç, iyi olmayı öğrenmek değil, iyi olmamayı başarmak olmalıdır.” Okurken hoş gelen bir cümle olması bizim de bu yolda olduğumuzu gösteriyor.. Kötü insanlar kendileri için kötülük yapmazlar. Sadece başkalarına zarar verirler. Kendileri için iyilik yapan insanların da bu kötülerden farkı yoktur. Tabii ki Machiavelli yanılıyor! İyiliğin de, kötülüğün de içinden BEN’i çıkarmalıyız. Zıttı olmayan bir iyilik ile kucaklaşmak kötülüğü de masumiyet ile buluşturacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serkan Güzel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Bugün son iki aday kalsa Erdoğan'ı mı Yavaş'ı mı seçersiniz?