Feto adisi herkesi uyuttu (2)

CUMHURBAŞKANIMIZIN

, Başbakanımızın, Genelkurmay Başkanımızın en yakınındaki insanların bile Feto terör örgütüne mensup olduklarını düşündüğümüzde, Feto'nun ve örgütünün ne kadar tehlikeli ve sinsice bir yapılanma içinde olduğunu ve Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın ve Genelkurmay Başkanımızın, inanılmayacak bir biçimde, her an nasıl bir suikasta açık bir ortamda yaşadıklarını ancak 15 Temmuz sonrasında anlaşıldı!
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bile “Ne istediniz de vermedik” diyecek kadar geçmişte Feto'ya güvenmiş olduğunu da düşündüğümüzde, bugün Feto okullarına çocuklarını göndermiş olan sıradan insanları bile Feto'cu olarak görmenin ne kadar saçma olduğu ortada.
Feto terör örgütünün aktif üyesi ve militanı olan, 15 Temmuz rezilliğinin şu ya da bu biçimde bir parçası olan kim olursa olsun tabii ki yargılanmaları ve suçları varsa da cezalarını çekmeleri gerekir.
Ama, kimilerinin birilerine kin ve nefreti hatta husumetine dayanan anlamsız ihbarlarıyla suçsuz insanların mağduriyetine neden olabilecek operasyonların yaygınlaştırılmasının da, asıl suçluların ortaya çıkarılmasını zorlaştıracağı, yargılamaları sulandıracağı ya da geciktireceği, hatta bu süreç içinde çoğu suçlunun da ülkeyi şu ya da bu biçimde terk edebileceği gerçeğini de görmek gerekir.
Bugün için, iktidarı ve muhalefetiyle, toplumun bütün yurtsever unsurlarının Feto terör örgütü başta olmak üzere, PKK ile birlikte tüm ihanet odaklarının yapılanmalarına karşı tek vücut olunması, ülkemiz ve ülke insanımızın geleceği açısından hayati önem taşımakta.
Son tahlilde ise, demek ki, vatan, millet, bayrak, din kitap diye yola çıkan herkesi sorgusuz sualsiz bağrımıza basmadan önce, on kere, yüz kere düşünmemizde yarar var! Ziya Paşa’nın dediği gibi, “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.”
Değerli okurlar Napolyon’un şu sözüne bu köşede defalarca yer verdim. Bugüne çok uygun düştüğü için bir kere daha yer vermekte bir sakınca görmüyorum. Bakın Napolyon ne demiş: “Ben Katolik geçinerek Vendee Savaşını kazandım; Müslüman geçinerek Mısır’a yerleştim; Papacı geçinerek İtalya’da yürekleri kazandım. Bir Yahudi halkını yönetecek olsam, Süleyman tapınağını yeniden kurardım.”
Sevgili okurlarım, istisnasız hepimizin Napolyon’un bu sözlerini hiç aklımızdan çıkartmamamız gerekir. Bu anlayışın ne kadar anlamlı olduğunu ve her zaman birilerinin bizi bir biçimde kandırabileceğini hatta hala kandırmaya devam edebileceğini bile düşünmemizde yarar var!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sami Çaycoşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce HDP kapatılmalı mı?