Seçim sonrası ekonomi (2)

Seçim sonrasında ekonomide ibre dış verilerin de etkileri ile İMKB’de endeks aşağıya doğru sert düşüş yaşadı. ABD Doları, altın ve EURO yukarı doğru hareketlendi. Öyle ki İMKB 56.265 puana düşerken ABD Doları 1,740 TL’ye, EURO 2,453 TL’ye, altın 1.650 $ seviyelerine kadar yükseldi. Ancak bütün olumsuzluklara rağmen ülkemizin ekonomisi büyümeye, işsizlik düşmeye devam ediyor. Öyle ki hâlâ bankalarımız dünyanın en fazla kâr eden kuruluşları olarak bütün Avrupa’yı kıskandırmaya devam ediyor. Bütün bu yurtdışı olumsuzlukların yanında Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, yabancı para zorunlu karşılık oranlarını tüm vadeler için 0,5 puan düşürdü. Faiz çevrelerinin beklentilerinin aksine küresel risklerin belirginleştiğine dikkat çekerek gecelik borçlanma faizini yükseltirken, durgunluk endişesiyle politika faizini yüzde 5.75’e düşürdü. 8 aydır yüzde 6,25 olan politika faizini 50 baz puan indirimle yüzde 5,75'e indirirken, gecelik borçlanma faizini ise yüzde 1,5'ten yüzde 5'e yükseltti.
Gelelim yorumlarımıza; Gerek futboldaki şike iddiaları ile spor kulüplerinin gerekse, Avrupa’daki ve ABD’deki ekonomik göstergelerin etkisiyle İMKB ciddi bir şekilde puan kaybetmeye devam etmiştir. Ancak değer kaybı dikkat edilirse AB ve ABD’deki kayıpların çok üstünde değil bu da gösteriyor ki artık İMKB dış etkenlerden daha çok iç etkenlerden etkilenmekte. İMKB’de ibrenin önümüzdeki haftadan itibaren 2. dönem bilançolarının açıklanması ile birlikte yukarı doğru olacağını düşünüyorum. Döviz piyasalarına gelince; Kur artışının özellikle ihracatçılarımız için olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Ancak kur artarsa ihracata ve ithalata mutlaka etkisi olur ama bunun ölçüsü ihracatın ve ithalatın yapısıyla çok ilgili olduğu kanaatindeyim. Öyle ki ülkemiz gibi önemli bir enerji ithalatı olan ve teknolojiye dayalı ihracatta, ithalatın payı yüksek seyreden ülkelerde kur artışı hem ithalat nedeniyle ortaya çıkan yükümlülüğü artırmakta hem de ihracat ayağında da beklenen artış etkisini gösterememektedir. Bunun için kurla uğraşmak yerine iç talebi düşürücü önlemler yönüne gitmek ve bazı ithal kalemleri bakımından fon uygulaması yapmak daha olumlu olur diye düşünüyorum. İhracatçılarımızın ise daha çok sanayi ürünlerinde ihracatın sağlanması yerli teknolojiye katkı sağlanması gerekmekte diye düşünüyorum. Cari açığın kapatılmasında en önemli faktör ihracatımızın teknoloji ve sanayi ürünlerinde artırılması olacaktır. Döviz ile alış-veriş yapanların haricinde kimsenin dövizle borçlanmasını tavsiye etmiyorum. Ancak beklentilerimde döviz fiyatlarında önümüzdeki haftadan itibaren aşağıya doğru bir düşüş olacağıdır. Altın fiyatlarında ise rekor rekor üstüne kırılmakta evlenmek isteyenlerin ocağına incir ağacı dikilmekte. Altının daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi artık yükselmesinin bir an evvel durmasını bekliyorum. Lakin gerek dövizdeki kaypaklık, gerekse dünya ekonomisindeki kırılmalar sebebiyle küçük yatırımcılar güvenli bir liman olarak altını seçmiş olduklarından bu rekorları bir süre daha bekleyebiliriz diye düşünüyorum.
Muhabbetle kalın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilal Kılıklı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?