3. Olağanüstü Kongre

GEÇTİĞİMİZ

günlerde Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım başkanlığında yapılan Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısından çıkan karar neticesinde 21 Mayıs 2017 gününe kongre kararı alınmıştır.

Kararın en etkili nedeni, bilindiği üzere Ak Parti'nin kurucusu Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın partisine geri dönebilecek olmasının önünün açılmış bulunmasıdır.
Referandumda halk yine "koca yürekli" adamın yanında olup, onun inanarak kurduğu partisine geri dönmesinin önünü açtı.
21 Mayıs’a alınan 3. Olağanüstü Kongre'de ise sadece Cumhurbaşkanımızın tekrar Genel Başkanlık makamına getirilmesi değil, aynı zamanda Merkez Karar Yönetim Kurulu ve partinin bütün yönetim kademesinin seçimi de yapılacaktır.
Partiye gönül vermiş ve bu davaya inanmış insanlar, yolunda yürüdükleri liderlerini kucaklamanın sevincini yaşarken, aynı zamanda da kendilerine dönük yüzde 51 "Evet" oyunun nedenleri ile yüzleşme fırsatı bulacaklar.
Elbette "her insan her şeyi doğru yapacak" diye bir kaide bulunmamakta, fakat var olan birçok parti kuruluşunun aksine Ak Parti kendisine dönük özeleştiri yapmaya en açık parti diyebilirim.
Zira sandıktan mağlubiyet dahi çıksa durup “Ben nerede hata yaptım?” diyebilen partiler yokken, Ak Parti kendi kendisine yüzde 51’in düşük bir oy yüzdesi olduğunu ve bunun bu derece düşük olmasında ne kadar hatası olduğunu kendi kendine sormaktan çekinmeyen bir zihniyete sahiptir.
Bu tutum ise şahsım adına benim sonuna dek desteklediğim bir durumdur.
Zira insan "Ben bilirim" dediği an yanılgının en derinine dalmış demektir.
İnsanlar kendilerine dönük eleştiri yapabilmeliler ki hatalar görülsün, ders çıkartılsın ve tekrarından sakınılsın.
Bunun yanında halen "Partili Cumhurbaşkanı mı olur?" diyen kesime, "Partili Cumhurbaşkanı mı yoksa partisiz gibi görünmek zorunda bırakılıp alttan yine partisini destekleyen ve bu davranışı nedeniyle ikiyüzlülük sıfatına bürünen cumhurbaşkanı mı daha iyi?" diye sormak gerekir.
Aslında biz burada hatalı bir ibare nedeni ile insanları ikiyüzlü olmak zorunda bırakıyorduk.
Takımınızı söylerken utanmazken, partinizi söylemek suç oluyordu Cumhurbaşkanlığı makamında.
Peki doğru muydu insanları yalan söylemek zorunda bırakmak?
Dilinde inancını yasalarla susturabilirsiniz, peki ya yüreğindeki kısımdan da inancını sökmek mümkün müdür yasalarla.
Elbette değildir.
Ak Parti 3. Olağan Kongresi'nde ben de Ankara'da yerini alacak birisi olarak söylemek istiyorum ki, her karar ve her yenilikle Ak Parti'ye olan inancım daha da güç kazanıyor.
Hem kucaklaşma, hem de özeleştiri için gideceğim Ankara’dan bizi birbirimize daha da sıkı bağlayacak kararlar ile döneceğimize eminim.
Alanya Üniak Başkanı olarak gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutluyor, üniversiteli ekip arkadaşlarıma ve üniversiteli kardeşlerime final sınavlarında başarılar diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yılmaz İçmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?