Pardon yani!

ÖNCE

; bir anıyla başlamalıyım…
1996 yılının son ayları; Ali Kalkancı, Fadime Şahin skandalı patlamış, irtica ile ilgili ne kadar gerici ve iğrenç ilişkiler varsa, çarşaf çarşaf ortaya dökülmüş ve insanlar hayretler içinde olayları takip ediyorlardı. Gelen, post modern darbe denilen 28 Şubat Muhtırasının ayak sesleriydi.
Elbette kötü ortamın etkileri Alanya’da da görülmeye başlamıştı. Seçimle kazanılan Belediye Başkanlığını istifa neticesinde Doğruyol Partisi; Anavatan Partisine kaptırmış ve her iki parti kanlı bıçaklı olmuştu…
O tarihlerde DSP İlçe Başkanlığı görevini üstlenmiştim. Günün şartlarını CHP İlçe Başkanı Sayın Bülent Kandemir’le tartıştım. İki grubu sohbet toplantısına çağırdım. Sohbet konusunu basınla paylaşmaya karar verdik. Hazırladığımız metnin özü şöyleydi;
- Kamuoyunda siyasete soğuk bakışın yerine, kamunun siyasetle ilgilenme zorunluluğunu ortaya koymak…
- Alternatif Cumhuriyet Haftaları tertipleyen çağdışı kafaların ve Cumhuriyet karşıtlarının karşısında; halktan yana, emekten yana Cumhuriyete gönül verenlerin güç birliği yapmalarını sağlamak…
- Atatürk İlke ve Devrimlerine dayanan; demokratik, laik ve sosyal hukuk devletini korumak…
- Yürütme erkini elinde tutan çapsız yöneticilerin kişisel çıkarlarını, ulus çıkarlarının önüne almalarına engel olmak…
Yerel ve ulusal basının ilgi gösterdiği ortak bildiriyi; DSP Antalya İl Başkanlığı hoş karşılamadı. Genel başkanların bile yetkisi dahilinde olmayan iki partiyi birleştirme yetkisini kullanmışım gibi görevden alındım. Daha sonra da görevden aldıkları ilçe başkanından savunma istemeleri komik ve cahilceydi.
Görevden alındıktan iki ay sonra 11 Şubat 1997’de Ecevit, Baykal’ı güç birliğine çağırdı. Aklın yolu bir, refleksi zayıf bir genel merkez için taşra örgütleri ne yazık ki, yok hükmündedir. Bu durum her parti için geçerli.
Görevden alındığım gün, hayatımın en güzel günlerinden biriydi, yağmur ardı serinlik hissedersiniz ya, öyle bir rahatlama işte. Ecevit’in “bazı tarikatlar iyidir” sözü üstüne istifa kararı aldım. İstifa mektubumdaki şu satırları paylaşmak isterim; “Öğrendiğim tek kültür Cumhuriyet kültürüdür. DSP, yeni kültür arayışları yerine Müdafa-i Hukuk Cemiyeti ruhunu yaşatan cumhuriyetçi bir parti kimliğine sahip olmalıdır. Görüş ve düşünce farklılığı nedeniyle partimden istifa ediyorum.”
Ecevit, Baykal zıtlaşması; 1994 yerel seçimlerinde İstanbul’da Zülfü Livaneli’ye, Ankara’da Murat Karayalçın’a seçim kaybettirmiştir. Bugün hırsızlıkların ve yolsuzlukların önü alınamıyorsa, nedeni Meclis’te güçlü sol muhalefet anlayışının olmamasındandır.
Yeni CHP söylemiyle yapılmak istenen nedir? Altı okun üçünü atalım söylemlerinin bugün Türkiye’yi nereye taşıdığını hep birlikte görüyoruz. Irkçılığa değil, yurttaşlık esasına dayanan Atatürk’ün “milliyetçilik” anlayışına kim ne diyebilir? Devleti ufaltalım derken “devletçilik” anlayışından vazgeçmek bize ne kazandırır. Tüm gelişmiş ülkeler devleti koruma amacıyla hukuk anlayışını tahkim ederken, bu ilkeyi çağdışı görmek nasıl bir anlayıştır. Türkiye’de Laisizm’den uzaklaşıldığında en büyük zararı İslam görmüştür. Kişi hak ve özgürlüklerinin teminatı laikliktir. Sadece ve sadece din adamı olmak dışında özelliği olmayan İhsan Özkes’i 1. sıradan parti meclisine alan anlayışı eleştirdiğimde bana kızanlar, aynı şahsın lastik patlattıktan sonra partiden ihracına şahit oldular. Bu oklardan rahatsızlık duymak art niyetlilik değilse, gaflet değilse, bilgisizliktir.
15 Temmuz 2016’ya gelindiğinde; şartlar, benzer kaotik ortamdır. Kara çarşafa rozet takmak, bazı tarikatlar iyidir demek, altı okun üçünü atalım anlayışı; pardon yani, muhalefetin bu kötü gidişte, hiç mi sorumluluğu yok? Nabza göre şerbet vermek, insanların zekasıyla alay etmek değil midir? Bugünlerin 28 Şubat öncesinden ne farkı var? Gene bağnazlık, gene milli eğitimden kopuş…
12 Eylül 1980’ den günümüze, Türk siyasetinin geldiği nokta bu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Aşık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?