Yağmur duasındaki şemsiye

BAYRAM

tatili için Eskişehir'deydim.

İç Anadolu'nun bu bir zamanlar kara kuru şehrinin ufuk ve vizyon sahibi Belediye Başkanı CHP'li Yılmaz Büyükerşen'in göreve geldiği 1999'dan bugüne şehri nasıl 180 derece dönüştürdüğünü bir de gözlerimizle gördük, analizlerimizi yaptık, Yılmaz Hoca'ya şapka çıkardık.

1999'da "Alanya" gibi dünyaca ünlü bir şehrin Belediye Başkanı seçilen ve üç dönem bu görevi sürdüren Hasan Sipahioğlu'nun "hiç göremediğimiz" meyilli treni ile, "hiç tanışamadığımız" Teleferik Projesi ile, ne yazık ki tanışıp sonra vedalaştığımız üç tekerlekli mypetleri ile, zarar eden DEMAŞ'ı ile, batan ALMAR'ı ile Eskişehir'e yapılanları mukayese edip hisli hisli iç geçirdik, "Keşke zamanında Yılmaz Hoca'yı klonlasak, Alanya'ya getirip Belediye Reisi seçseydik" diye hayıflandık.

İşin şakası bir yana, Yılmaz Hoca, Eskişehir'e kelimenin tam manasıyla çağ atlatmış.

Misal, biz elimizdeki plajlara bile sahip çıkamazken, İç Anadolu'nun bu kavruk kentine "plaj" yapmış, seçmene söz verdiği gibi "deniz" getirmiş.

Veriyorsun 15 TL, şemsiyenin altında, şezlongun ve kumun üzerinde deniz keyfi yapıyorsun, hem de dilediğin kadar.

Misal, sadece çocukları değil, büyükleri de büyüleyen devasa bir Masal Şatosu yapmış, gezen bir daha geliyor, sırf bu şatoyu ve içini görmek için Kuzey Kıbrıs'tan, civar şehirlerden özel paket turlar düzenleniyor.

Misal, biz İskele/Rıhtım'daki korsan temalı guletlere, halk arasındaki ismiyle teknelere "çoğu kez haklı gerekçelerle" pas bile vermezken, aynısını koca bir gölet yapıp içine oturtmuş, yerinden hareket bile etmeyen teknenin içini hepi topu 10 dakikalık gezmek için 5 TL alıp Büyükşehir Belediyesi'ne hatırı sayılır bir gelir sağlamış.

1999'dan önce yüzüne dahi bakılmayan Porsuk Çayı'nı adam edip tıpkı İtalya/Venedik'teki gibi gondollarla turistik gezi yapılan muhteşem bir mekan haline getirmiş.

Porsuk Çayı'nın kenarında, kaderine terk edilen asırlık evlerin tamamı şimdi ya restoran, ya kafeterya, ya da öğrencilere hizmet veren yiyecek içecek tesisleri haline gelmiş.

Tamamını kendi elleriyle yaptığı, ünlü isimlerin birebir kopyası balmumu heykellerin bulunduğu Balmumu Heykel Müzesi'ni, Cam ve El Sanatları Müzesi'ni saymıyorum bile.

İnsanlar, girişi kişi başı 5 TL olan bu iki müzenin önünde gün boyu saatlerce kuyrukta bekliyor ki, içeri girip gezebilsin, bir iki fotoğraf çektirebilsin.

Neyse, lafı fazla uzatmayayım, sadede geleyim.

Bunlar hep ufuk, vizyon meselesi.

Asfalt sermek, boru döşemek, park bahçe yapmak, sivrisinek ilaçlamak da belediyelerin asli görevleri arasındadır ama, iş, şehre yerli ve yabancı turist çekecek üstyapı tesisleri tasarlayıp bunun için kaynak yaratmakta.

Cumartesi yine bu sütunlardan, şehirde Devlet Baba'nın en üst düzey temsilcisi olması hasebiyle Alanya Kaymakamı Hasan Tanrıseven'e seslenip, "Hem Alanya Belediyesi'ni, hem de Antalya Büyükşehir Belediyesi'ni bu tür işler için harekete geçirecek olan Devlet Baba'dır. Kestane kebap, acele cevap" diye yazmıştım ama henüz ne bir cevap geldi, ne de bir sinyal.

Rusya'nın uçak kriziydi, Avrupalı terör korkusundan gelmiyordu, Ramazan Bayramı tatilinde cebimiz üç beş kuruş para gördü, Ramazan kadar olmasa da Kurban Bayramı tatili de "eh işte" dedirtecek düzeyde para getirdi, derken, deniz bitti, kara göründü.

Peki, 2017'de turisti nasıl çekeceğiz?
Ki bunu en iyimser yanımla, terör örgütlerinin ülkenin herhangi bir yanında bomba patlatmaması, saldırı düzenlememesi, içte ve dışta yeni krizler yaşanmaması ihtimali üzerine söylüyorum.

Sadece deniz, kum ve güneşle turist çekme dönemi çoktan bitmedi mi? Hele ki turizmdeki iç ve dış rakiplerimiz almış başını gidiyorken, Alanya'ya bile her sene yüzlerce yataklı yeni oteller yapılıyorken...

Misal, yıllardır her seçim döneminde ağzımıza bir kaşık bal olarak çalınan, kış turizmini bir nebze olsun canlandıracağı söylenegelen Akdağ Kayak Merkezi projesinde son durum nedir?

Hafta sonu Gazipaşa'daydım, sırf havalimanı açıldı diye şehir canlanmış, her yer lüks inşaatlarla donatılmış, Alanya'dan bile pek çok anlı şanlı turizmci şimdiden arsa satın alıp otel projelerine çoktan başlamış.

Alanya'da sürekli geriye gidiş varken, kapı komşumuz Gazipaşa aldı başını gidiyor.

İddia ediyorum, önümüzdeki 5-10 sene içinde Gazipaşa'daki oteller dolduktan sonra sıra Alanya merkez ve eskiden belde olan mahallelerdeki otellere gelecek.

İşadamı akıllıdır, yatırımcı olan turizmci zekidir, parasının kıymetini ve dolayısıyla nereye yatırım yapacağını iyi bilir.

Lütfen muhatapları bana kızmasın, ama, geleceği şimdiden görüp Gazipaşa'da yüz binlerce liralık inşaat yapan, milyonlarca liralık otel arsası alan Alanyalı işadamları ve turizmcilerin hiç Akdağ civarından arsa aldığını duydunuz mu?

Akdağ'da bir gelecek ve bir umut olsa inanın şimdiye o bölgede bir tek tapulu arazi kalmaz, arsaların hepsi Alanya'dan, Ankara'dan, İstanbul'dan koşa koşa gelecek işadamlarının malı olurdu.

Bu iş tıpkı, yağmur duasına çıkarken yanına şemsiye alanların umudu ile almayanların inançsızlığına benziyor ne yazık ki.

Madem Akdağ açılacak, madem Alanya'nın kış turizmine merhem olacak, son 10 yıl içinde bana o bölgeden otel veya benzeri bir tesis yapmak için on metrekare dahi olsa arazi satın almış bir işadamı veya turizmci gösterebilir misiniz?

Gösteremezsiniz, çünkü yoktur.

Hatta iddia ediyorum, bizi Akdağ'da yağmur duasına çıkaranlar bile yanlarına şemsiye almamıştır, yani arazi almak akıllarına bile gelmemiştir, çünkü onlar da biliyordur, yağmurun yağmayacağını.

Özetleyecek olursak...

Alanya'ya elbette asfalt da şart, su ve kanalizasyon borusu döşemek de şart, park bahçe de şart, ama hem bu şehirde yaşayan halk için, hem de tatil maksatlı gelecekler için, hiçbir yerde olmayan, farkındalık yaratacak üstyapılar da gereklidir.

Kaymakam Bey'den "henüz" cevap gelmedi.

O halde Alanya Belediyesi ile Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne seslenelim.

Kestane kebap, acele cevap...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alper Kutay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce HDP kapatılmalı mı?