Sığırlar aynı yerde otluyorlardı…

ÖĞRETMEN

Nedim Çakmak’ın aşağıdaki yazısını AHEP Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Erol Sayın Hocam göndermiş; taşı bunu köşene diye…

Okuduğum zaman inanın yüreğim kanadı.

Nereden nereye geldiğimizi anlamanız açısından; aşağıdaki yazıyı, sonuna kadar okumanızı öneririm.

Hoş hiçbir yere gelmedik; hâlâ ve hâlâ aynı mekânda otlayıp duruyoruz; o da ayrı bir konu ya (neyse işte)…

* * *

Daha yedi yaşlarında babamın çiftliğinde traktörle çift sürüyordum.

Traktör makine ve donanımlarına olan merakım daha o yaşlarda başlamıştı.

Öğretmen Okuluyla birlikte, Çınarlı Meslek Lisesi Radyo-Elektronik Eğitimi’nin gece bölümünü bitirdim.

Öğretmen okulunda öğrenciyken müdürümüz Tevfik Elmas'ın teşvikiyle, tarihte ilk defa Radyo-Elektronik kolunu kurdum.

19 yaşımda bir dağ köyüne atandığımda, bilgilerimi hayata geçirmeye can atıyordum.

O yıllarda Grundig marka transistorlu radyolar; dokuz yüz, öğretmen maaşı da dört yüz elli liraydı.

Yani bir transistorlu radyo, iki öğretmen maaşına, satılıyordu.

Atılmış radyo kondansatörleri, radyonun kalbidir, onu buldun mu, gerisini yapmak kolaydır! İzmir Çankaya Caddesinde elektronik hurdacıları vardı .

Hurdacıdan aldığım parçalarla bir radyo otuz liraya mal oluyordu .

Öğretmenlik yaptığım dağ köyünün, elinden marangozluk da gelen muhtarı İrfan, muhtarlık binasında bana yer verip bir de çalışma masası yaptı.

İşe koyulup radyo elemanlarını monte ettim.

En sona hoparlörü kalınca; muhtara, “Tut şu kablonun ucunu, hoparlörün dibine değdir” dedim.

Değdirdiği gibi oyun havaları patladı!

Ankara radyosu çalıyordu!

Muhtar radyoyu kapıp sevinçle dışarı fırladı:

“Öğretmenimiz radyo icat ettiii!” diye bağırarak köy meydanındaki kahvehaneye koştu.

Köylü merakla kahvehaneye doluşmuştu .

“Üleen dokuz yüz gaymelik iş, bu muymuş” deyip, dudak bükenler vardı.

Onlar, “Öğretmenimiz radyo icat etti” dedikçe; ben, “Ben icat etmedim, ben imal ettim, sadece…” diye uyarsam da; onlar, inatla, “hayır efendim, sen icat ettin…” diyorlardı.

Önce muhtara, sonra da köylülerime radyo yapmaya başladım.

Muhtar radyolara kutu yapıyor, hoparlör çıkışının deliklerini açıyordu. Kutunun yan tarafındaki kondansatör düğmesinden arama yapılıyor, tam net olmasa da istasyonlar da pekâlâ bulunabiliyordu.

Kimseden para da almıyordum ama onlar da çeşit ikramlarla memnuniyetlerini gösteriyorlardı…

Radyoya kavuşmaktan dolayı herkes çok mutluydu.

* * *

Bir gün, bizim Uzun Memet, radyosunu ağaca asmış; bir yandan müzik dinler diğer yandan tarlasını sürerken; devriyede olan jandarma başçavuşu radyoyu görüyor.

- Nedir ülen bu?

- Radyo başefendi.

- Böyle radyo mu olur ülen?

- Öğretmenimiz icat etti.

- Neee, kaçak radyo yapmış haaa… Tut onbaşı, tut tutanağı!

Hemen oracıkta tutanak tutuluyor, tutulan tutanak kaymakamlık makamına iletiliyor.

O yıllarda öğretmenlerin, milletvekili gibi dokunulmazlığı vardı. Jandarma ya da polis karakoluna çağrılamazlardı. Milli Eğitim Müdürü ifade alır, gerektiğinde savcılığa sevk ederdi.

Milli Eğitim Müdürümüz Ahmet Bey, “öğretmenimiz bana bir uğrayabilir mi” diyecek kadar kibardı.

Yine öyle demiş.

Yanına vardım.

“Ne yaptın be öğretmenim…” dedi.

Yanıt vermedim.

“Durduk yere niye başını derde sokarsın?” dedi.

Yine yanıt vermedim…

Beni alıp kaymakama çıkardı ve “O muhteşem mucit bu efendim!” dedi.

Kaymakam da suçumu yüzüme tebliğ etti.

Radyoların yıllık vergisi vardı ve vergi kaçakçılığı nedeniyle radyo başına para cezası kesiliyordu.

İzinsiz radyo imal etmek de casusluk gibi bir şeydi ve sonu hapis cezasıydı.

Savcılığa sevk etmemek için; önce takdir edip, sonra bir sürgün cezası ile işi kapatarak, Ödemiş Bozdağlardaki Kızılkeçili Köyü’ne sürgün ettiler beni…

Soruşturma kapanmış ama yurdumun geri kalmışlığının yaraları kapanmamıştı.

Bahar aylarında Bozdağlar'a geldim; İsviçre gibi bir yer!

Karakeçili Köyü, Bozdağların tepesindeki son köy, buradan öteye sürülecek yer yok!

Köyü gezerken, içinde alabalıkların oynaştığı, dere boyunda terk edilmiş üç su değirmeni gördüm.

Elektriklisi çıkınca, bunların pabucu dama atılmış!

Birinde bir su var; insana çarpsa parçalar ama ne yazık ki boşa akıyor!

O yıllarda hiç bir köyde elektrik yok.

Hafta sonunu dar ettim.

İzmir Sanayi Bölgesinde Manisalı Ahmet Tütüncüoğlu’nu buldum. Derdimi anlatınca yardımcı olup, jeneratör için gerekli parçaları bulmamı sağladı.

Alternatör, voltaj aralığı sağlayan kolektör ve kondüktör, jeneratörün miline monte edilecek kayış ve tribün kanatlarını kaynak yapacağım değirmen çarkı.

Ahmet Bey, o iyi yürekli insan, hepsini köyüme kadar kendi cipi ile getirdi.

Bir kaç günde montajı tamamladım.

Köy kahvesine, okuluma, camiye ve köy meydanına kılavuz aydınlatma için kablolar çektim. Açılış için akşam karanlığını seçtim.

Köylü merakla toplanmış bakarken, suyun kapağını açınca, ortalık gündüz gibi aydınlık oldu. Suyun gücü, neredeyse on beş köyü aydınlatacak elektriği üretebilirdi.

Köylü sevinçten çığlık atıyordu.

Köylülere, “sakın ola ki hiç kimseye, bunu, öğretmenimiz icat etti gibi şeyler söylemeyin; başıma iş açarsınız” diye sıkı sıkı tembih ettim.

O gece devreyi hiç kapatmadım, nasıl olsa bedavaydı!

Sabaha kadar efeler zeybek oynadı…

Kimi duayla, kimileri rakı içerek karanlıktan kurtuluşu kutladı.

Mutluluğumuz iki gün sürdü.

İki gün sonra basıldık. İlçe jandarması tüm köyü basmıştı.

“Emir aldık, sökün bunları yoksa fena olur…” dediler.

Söktük.

Kasabaya indim ve “Sizin mevzuatınıza da, palavra eğitiminize de....” diyerek istifamı verdim.

Oradan denizlere açıldım.

Önce telsiz ve güverte vardiya zabitliği, ardından süper tanker süvariliği...

Tüm dünyayı dolaştım.

Yıllar sonra memlekete döndüğümde gördüm ki; değişen hiçbir şey yok.

Sığırlar yine aynı yerde otluyorlardı .

* * *

Çakmak Öğretmen bunları ne zaman, hangi yılda yaşamış, bilmiyorum. Sanırım. 50’li yıllarda olmalı…

50’li ve 60’lı yıllarda o kadar çok benzeri olay yaşandı ki; insanımızın keşfetme, bulma, üretme ruhu köreltilip, insanlarımız asalaklaştırıldı.

O günlerden bugünlere değişen bir şey var mı?

Bana göre yok.

Hâlâ ve hâlâ aynı yerde otluyoruz.

Yazarın Özel Notu

: Dünkü Dağdaki Çobanın Oyu başlıklı yazımda geçen zatın unvanı; “Dönemin ANAP Bolu Milletvekili Aday Adayı” değil; “Dönemin MSP Bolu Milletvekili Aday Adayı” olacaktı. Düzeltir, özür dilerim…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Haboğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


ALANYUM AVM

 yönetim birimine BAY temizlik personeli alınacaktır. Müracaatların şahsen Alanyum AVM yönetimine yapılması rica olunur. 

0 242 515 03 15

ALANYUM AVM

 Bünyesindeki Alaçatı Muhallebicisi’ne; *Aşçı *Aşçı yardımcısı *Garson *Şef Garson *Komi *Barista ve Kasiyer alımı yapılacaktır. Müracaatların şahsen...

0 242 515 0315

BAYAN PERSONEL

BAYAN PERSONEL Çarşambadaki dairemize, T Temizlik, ütü ve ev işlerinde deneyimi olan, T Ev düzenine hakim, T Çalışma saatlerine uyum sağlayacak, T Gid...

0 242 515 03 21

EV İŞLERİNDE

 Sigortalı çalışmak üzere yatılı yardımcı bayan aranmaktadır. İrtibat Numarası:

0 532 392 48 15

OKUL KANTİNİNDE

 Çalışacak, öğrencilerle iletişimi kuvvetli genç ve dinamik BAYAN ELEMAN aranıyor. 

0 532 720 32 75

MAĞAZAMIZDA

Çalışmak üzere bayan satış temsilcisi ve ön muhasabe kasa personeli alınacaktır. Başvuruların fotoğraflı cv ile şahsen yapılması gerekmektedir. Kaptan...

0 242 513 13 94

SAHİBİNDEN SATILIK VEYA KİRALIK

 İskele Cad. No:26/1’de bulunan (Eski Şamata Bar) 150 m2 işyeri sahibinden satılık veya kiralıktır. Kadri Direkçi 

0 532 276 91 15

PANORAMA OTEL’E

PANORAMA OTEL’E KATÇI ve MEYDANCI Alınacaktır. 

0 533 292 05 95

ŞİRKETİMİZ

 Bünyesinde çalıştırılmak üzere CorelDRAW çizim programından anlayan grafiker personel alınacaktır. 

0 530 073 71 09

ELEMAN

 Kestel Üniversite Kantininde çalışacak ELEMAN aranıyor. 

0 538 899 59 49

Anket Alanya’nın 4 mahallesinin yabancıların yerleşimine kapatılması hakkında ne düşünüyorsunuz?