Getirileri ve götürüleri ile “Herşey Dahil” sistemi

BACASIZ

sanayi olarak nitelendirdiğimiz turizm sektörü, ülke ekonomimizin bel kemiği sektörlerinden biri olmaktadır. 1980’lerde devlet teşvikleri ve yaklaşık on yıl süren altyapı çalışmaları ile turizmin ekonomimizdeki payı arttırılmak istenmiştir. Buna istinaden yine devlet teşviki ile beş yıldızlı konaklama tesisleri yapılmış ve son olarak 90’ların sonlarına gelindiğinde ise yürütülen tanıtım faaliyetlerinin ve etkili reklamların meyvesi olarak, kısa bir süre zarfında turizm sektöründe hızlı bir gelişme kaydedilmiştir. Öyle ki, tarım ve sanayi de dâhil olmak üzere başka hiçbir sektör böyle kısa bir zaman diliminde, turizm sektörü kadar yol kat edememiştir. Gel gelelim son yıllarda, büyük çoğunluğu sahil şeridinde olmak üzere, faaliyet gösteren konaklama tesislerinin sayıca giderek artması; iç pazarda vahşi bir rekabet ortamının oluşmasına neden olmaktadır. Esasen Türkiye gibi stratejik konum ve doğal güzellikler bakımından oldukça şanslı bir ülke için, turizmde yaşanan sorunların kaynağı olarak; müşteri talebi yetersizliğini göstermek yanlış olacaktır. Çünkü temel sorun; sektörde faaliyet gösteren işletmelerin oluşturduğu arz fazlalığı ve takiben tesislerin yoğun rekabet ortamında satışlarını arttırabilmek adına uygulamış oldukları bazı sistemlerin, hizmette kalite anlayışını azaltması olmaktadır. İç ve dış pazarlardaki müşteri potansiyelinden kendilerine büyük bir pay almak isteyen tesisler çareyi, müşterilerine düşük fiyat tarifeleri sunan pazarlama stratejilerinde bulmuşlardır. Her Şey Dahil sistemi ise, söz konusu pazarlama stratejilerinin en önemli örneklerinden birini oluşturmaktadır.

Sistemin Temel prensipleri ve Türkiye’deki Uygulamaların Neticeleri:

İlk uygulamalarını 1930’lu yıllarda, İngiltere’deki bazı tatil kamplarında gördüğümüz her şey dahil sistemi; müşterilerin çok yönlü beklentilerine karşılık vermek sureti ile doluluk oranını arttırmak ve kâr artışı sağlamak gibi temel prensiplere dayanmaktadır. Bu doğrultuda, sistemin belirli standartlara tabi olarak ortaya çıktığını ve asıl amacın, müşteri memnuniyetini arttırarak turizmi bir adım ileriye taşımak olduğunu söyleyebilmekteyiz. Nitekim müşterilerin talep edebileceği ulaşım, konaklama, yeme-içme, eğlence gibi pek çok ihtiyacı bir araya getirerek önceden belirlenmiş bir paket fiyatı ile müşterilere sunan her şey dahil sisteminin firmalara ve müşterilere çeşitli faydalar sağlayacağı öngörülmüştür. Bu faydaları;

•Sezonun 15-30 gün uzaması

•Doluluk oranlarının artması

•Müşterilerden alınan ön ödemeler ile tesislerin, kendilerini sezona hazırlamak ve yeni yatırımlar yapabilmek için bütçe oluşturmalarına imkan sağlaması

•Dar gelirli bireylere, bütçelerine uygun tatil imkanı sunması

•Erken rezervasyon ve ön ödeme içerikleri ile sezon içerisinde tesise gelecek olan müşteri sayısının önceden belirlenmesine imkan sağlaması, bu sayede tesislerin yiyecek-içecek alış maliyetlerini azaltması

şeklinde basitçe sıralayabilmekteyiz. Ancak ne yazık ki, sistemin ülkemizdeki uygulamalarında gelinen son nokta, çıkış amacının aksine, içler acısı bir haldedir. Özellikle ‘’her şey dahil cenneti’’ olarak anılan Antalya ve bağlı ilçelerde sistemin, bölge ekonomisine ve turizmin genel seyrine büyük ölçüde zarar verdiği görülmektedir. Sistemin, tatil amacı ile bölgeye gelen müşteriyi tesis içerisinde tutması sonucu bireylerin neredeyse hiçbir ekstra harcama yapmaması ve bölge esnafının sezon için bekledikleri satış rakamlarına ulaşamaması, söz konusu zararın başlıca kaynağını oluşturmaktadır. Nitekim bölgeye gelen misafirler, neredeyse tatil sonuna dek konaklama tesislerinden ayrılmamakta dolayısı ile bölge esnafı, yüksek satış rakamları hedefledikleri turizm sezonu içerisinde çoğu zaman hedeflerini tutturamamakta ve hayal kırıklığı yaşamaktadır. Bu durum, esnafların turiste yönelik algılarını ve davranış tutumlarını da olumsuz etkilemektedir. Kanaatimce, sıkça duyduğumuz Turist Fiyatı tabiri de bu olumsuz etkiye doğal bir tepki olarak ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra, sistem dahilinde bölgeye gelen turistlerin giderek daha düşük gelirli bir kitleden oluşması; tesis içerisindeki hizmet kalitesini de aşağılara çekmektedir. Müşterilere düşük fiyat tarifeleri sunulması; maliyetleri azaltma eğilimini arttırarak mutfak alışverişinden tesis temizliğine, sunumlardan servise kadar her alanda hizmet kalitesini düşürmektedir. Kalite anlayışında gözlenen tavizler ise, tesislerin iç ve dış pazarlardaki imajını, güvenilirliğini ve rekabet gücünü sarsmaktadır.

Dünya üzerinde belirli standartlara bağlı kalarak sistemi, kârlılık amacına uygun bir şekilde sürdüren Almanya, Amerika, İspanya gibi çok başarılı örnekler görmekteyiz. Ancak Türkiye gibi belirli standartların, her çıkar sahibi tarafından farklı yorumlandığı ve uygulandığı bir ortamda sistemin, iç açıcı bir tablo ortaya koyması pek mümkün görünmemektedir. Şayet kalite odaklı ve sürdürülebilir bir turizm hedefleniyor, dış pazarlarda etkili bir imaja sahip olmak isteniyor ise; sistemin bölge ekonomisini tehdit edebilecek, suistimale açık noktaları revize edilmelidir. Revize işlemi beklenen iyileşmeyi sağlamıyor ise Her şey Dahil uygulamalarından uzaklaşılarak, kaliteden asla taviz vermeyen bir turizm anlayışına ve bu anlayış ile uyumlu yeni uygulamalara odaklanılmalıdır!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Edacan Koçak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce HDP kapatılmalı mı?