Destinasyonunuz Alanya ise, ‘kalite’-SİZ-siniz!

Bana destinasyonunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim!

TURİZM,

Alanya’nın can damarlarından biri. Alanya da, ülke ve bölge turizmi açısından son derece önemli bir destinasyon.

Geçmişten günümüze, katıksız bir gerçeklikle,kalitede ivmenin sürekli olarak düştüğü, turizmde ciddi bir kan kaybının yaşandığı ve turizm emekçilerinin de gün geçtikçe daha çok ağladığı bir destinasyon Alanya.

Yılın ilk 7 ayını geride bırakırken, turist sayılarıyla kendimizi avuttuğumuz 2018 turizm sezonunda, otelciler kısmen mutlu, esnaf yine kan ağlıyor!

Peki neden?

Turist sayılarından ziyade portföyü söz konusu olduğunda, vaktiyle kaybedilen ve tekrar yakalanması maalesef ki mümkün olamayan ‘kalite’ sorunu yüzünden.

Daha uzak bir tarihi hatırlayanlarınız da olacaktır elbet lakin kendimden yola çıkacak olursam, çocukluğumun Alanya’sı cennetten bir köşe gibiydi. Hacet Mahallesi’nde oturduğumuz binanın karşısının bile alabildiğine narenciye bahçesi olduğu yakın geçmişten bahsediyorum evet. Ne ara kesildi o güzelim ağaçlar da yerine binalar dikildi? Her şey göz önünde oldu, göz açıp kapatıncaya kadar, hızla gerçekleşti.

Alanya’da doğa resmen talan edildi.

Alanya bugün, kuşkusuz ki, geçen yılların ardından,‘müteahhit mantığı’ ile turizmi yürütme hırsının bedelini ödemektedir. Müteahhitler işleri gereği var olan alana kaç tane daire sığdırabileceği ile ilgilenir. Zira paranın kaynağı mesleği icabı oradadır. Lakin turizm bu mantık ile ters orantılıdır. Zira insan sosyal bir varlıktır.

Velhasıl kelam yıllar yılı rant hırsı ile göz ardı edilen bu gerçeklik dönmüş dolaşmış ve yine Alanya’nın ayaklarına dolanmıştır.

Turistin kalitelisi diye tabir edilen ‘paralısı’ da geldiği yerde beton yığını değil kendisini rahatlatabilecek sosyal alanlar görmek istemiş ve en nihayetinde de Alanya’dan vazgeçmiştir!

Sonuç olarak, takvimler 2018’i gösterdiğinde ise gelinen bu nihai sondan geri dönüşne yazık ki söz konusu değildir. Fazlaca umutsuz ve net bir cümle olmasından mütevellit eleştirenleriniz olacaktır, bu sebeple şimdiden söyleyeyim; bu benim değil, Alanya’nın duayen turizmcilerinin söylemiş olduğu bir şeydir. Görünen köy kılavuz istemez misali bence de son derece isabetli bir tespittir.

Kenti yıkıp yeniden yapma şansımız nasıl yoksa, gelinen bu sondan da geri dönüş mümkün değildir.

Tanıtım tatavaları ile oyalanıp durmaktansa artık gözlerimizi açıp bizzat gerçeklerle yüzleşmeyi öneriyorum kentin önde gelenlerine. Tanıtım ve reklam kuşkusuz ki son derece önemlidir lakin bu hususta sorum şudur:

Neyi tanıtacağız? Ya da neyi tanıtamadığımız için bu haldeyiz?

++++

Neyi tanıtacağız? sorusuna cevaben;

Günden güne, kent estetiğini neredeyse tamamen kaybettiğimiz Alanya’da, kentin orta yerinde kurulan çadırdan manavlarımızı, dondurma tezgahlarımızı mı? Yoksa gün geçtikçe içerisinden çıkılmaz bir hale gelen trafik çilemizi mi?

Lüks otellerin yan yana sıralandığı eski belde şimdiki mahallelerimize ulaşamayışımızı, sıkış tıkış dolmuşlara vatandaş ve turistleri mahkum edişimizi mi? Yoksa yollarda yaya geçitlerinin bağlandığı yerlerde aşılması mümkün olmayan hendeklerimizi ve tehlikelerle dolu refüjlerimizi mi?

Denizlere çıkan alt geçitlerimizde var olan rezil görüntülerimizi mi? Yoksa doğanın dengesiyle önce oynayıp sonrasında da acı bir sona mahkum bıraktığımız kıyılarımızı mı?

Saymakla bitmez… Değil mi?

Alanya’yı dışarıda tanıtmayı başardığımız turistler gelip burada bu sorunlarla karşılaşıyor mu? Evet, aynen öyle, karşılaşıyor.

Neyi tanıtamadığımıza gelirsek eğer; kültürel mirasımızı!

‘Müteahhit mantığı’ ile turizm sektörünün başarı sağlamadığını anlamak yıllarımızı almış ya hani, güzelim Alanya’da bir de hala görmezden geldiğimiz kültürel mirasımız var yığınla.

Kültür turizminde sınıfta kalıyoruz!

Geçmişten günümüze dek ayakta kalmayı başaran lakin rant hırsı yüzünden ya talan ettiğimiz ya da görmezden geldiğimiz pek çok arkeolojik değerimiz var aslında. Ben hatırlatayım tekrar!

Alanya Kalesi, Kızılkule, tershane, Leartes, Syedra, Karaburun- MylomeJustinianus, Ptolemais, Hamoxia, Kibyra, Aytap, Akşebe Sultan Mescidi, Akbaba Yatırı, Sitti Zeynep Zaviyesi, Hacıbaba Yatırı, Seydi Mahmut Türbesi, Karamanoğlu Alaaddin Bey Türbesi, Pirce Alaaddin Türbesi, Şarapsahan…

++++

Belirli bir döneme sıkışan iç turizmdeki mevsimselliği ortadan kaldırmanın ve eğlence turizmini artık ‘yemeyen’ kaliteli turistler için odak olmayı başarmanın şu saatten sonra yegane yolu kültür turizmidir.

Çivi bile çakılması mümkün olmayan birinci derece arkeolojik sit alanlarında göz yumulan inşaatları hatırlatmama gerek var mıdır bilemiyorum ama son derece utanç verici olduğunun altını bir kez daha çizmeyi kendi adıma bir görev sayıyorum!

Bu tip hukuksuzlukların ve acımasızca işleyen ‘talan’ politikalarının tek edilerek, atıl halde bırakılmış onlarca kültür mirasına bir an evvel gerekli ilginin gösterilmesi hem asli bir görevdir hem de bundan sonra Alanya’nın kurtuluşu için öncelikle değerlendirilmesi gereken en önemli seçenektir.

Binlerce medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu topraklarında yaşamanın haklı gururunu taşıyan ve Alanya’yı gerçekten seven bir vatandaş olarak, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’den, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’den ve Alanya’nın sorunlarından, tanıtımına kadar gerçekten emek verdiğine inandığım, elini çekinmeden taşın altına koyan Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’ndan acilen talebim, atıl halde bırakılmış başta Şarapsa Han olmak üzere kültür miraslarımıza sahip çıkmak adına çalışmalara başlanmasıdır.

++++

Yazının başlığına dönecek olursak eğer;

‘Bana destinasyonunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim!’

Yapılması gerekenler bir an evvel yapılmaz ise, Alanya olması gerektiği değeri hiçbir zaman kazanamayacak ve gelen turistler de ‘kalite’den bir o kadar uzak olacaktır. Turizmde de sürekli ağlanası o halden bir adım daha ileriye atılamayacaktır.

Gereken ilginin gösterilmesi durumunda ise eskiden olduğu gibi turizmde yeniliklerin öncüsü olan Alanya, Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi olmaya devam edecektir.

Tercih elbette ki öncelikle siz değerli idarecilerimizindir…

Saygılarımla…

Not: Şarapsa Han’ın içler acısı son durumu için ise merak edenler Dim TV(dimtv.tv) aracılığı ile haberine ulaşabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ceren Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?