Osmanlılık modası

ÜLKEMİZDE

zaman, zaman Osmanlılık modası gündeme gelebiliyor.

Moda bu ya!
Bazen kalıcı.
Bazen de geçici oluyor.
Osmanlının şaşalı dönemlerinin etkisine kapılmamak mümkün değil.
Amma velakin.
Gerileme ve çöküş dönemini okuyup anlayınca, her aklı başında olan, özenti yerine, gerçeğe yani bugünkü durumumuza sahip çıkma akılcılığını göstermeye başlıyor.
Osmanlılığı çok daha derinliğine irdelediğimizde.
Bambaşka gerçeklerle yüz yüze geliyoruz.
Osmanlı, bir imparatorluktu.
Osmanlı da, her imparatorluk gibi, çok farklı etnik yapıda insanın birlikte yaşadığı bir devlet yapılanmasıydı.
Yani.
Osmanlı homojen bir yapıdan çok, kozmopolit bir yapıyı içeriyordu.
Osmanlı da devşirmeler gerçeğini dikkate almakta yarar var.
Ve bunların en etkin görevlerde bulunduklarını da bilmemiz gerekir.
Padişahların eşlerinin genelde yabancı olmasının ne ifade ettiğini, bir annenin çocuğun eğitiminde ne kadar etkili olduğunu, dayı gerçeği üzerinde de durmamızda fayda var!
Konuyu fazla kurcalamadan, sadece şunu bilmemizde yeterli.
Osmanlı döneminde biz Türklere ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapıldığını genelde Türklerin, cahil cühela olarak değerlendirildiğini, sadece savaştan savaşa sürüldüklerini, cahil birine rastlandığında, Osmanlıdan kalma bir alışkanlıkla, bugün bile, başkaları değil, biz Türkler birbirimize “Goca Türk, aptal Türk” diye hitap edebiliyoruz.
Bence.
Osmanlıcılığı kaşıyan, teşvik eden kesime dikkat edin.
Kesin kes.
Türklükle ilgisi olmayan, geçmişte şuradan buradan Türkiye’ye gelip yerleşmiş çok farklı etnik kökenden olan, hatta Türklere özellikle antipati duyan kişiler olduklarını görürsünüz.
Türkiye de bir sürü açık ya da gizli iktidar kavgası veren kesimler var.
FETÖ haini de bunlardan birisiydi.
Kuzu postuna bürünmüş bir kurt gibi Türkiye’ye yapmadığını bırakmadı.
Ülkede birçok kurum ve kuruluşu, birçok siyasetçiyi kafaya alıp kandırarak ele geçirip, 15 Temmuz ihanetine imza atmıştı.
Benzer çirkinlikte olmasa da, ülkenin birçok kurumuna kendi etnik yapısından, cemaatinden, tarikatından en iyi niyetlisi ise, kentlisinden insanları buralara yerleştirerek, iyi ya da kötü hesaplar peşinde koşanlardan söz etmek mümkün.
Kimi de.
Türk adında, milli bir devlet adı yerine, Osmanlı gibi ümmetçi bir yapıya öykünüp, farklı etnik kökenlerdeki insanlara yol göstererek terör örgütlerine eleman kazandırmakla meşgul!
Ben bu yazımda, Osmanlıyı ret etmediğim gibi, Türkiye Cumhuriyetini savunurken, ırkçı kafatasçı bir yaklaşım içinde de değilim.
Kendimce, bir gerçeğin altını özellikle çizmeye çalıştım.
Son tahlilde, salt dünyalı ve insan olmaya odaklıyım.
Amma ve lakin.
Benim bazı değerlerime, etnik yapıma, yaşam tarzıma, her tür inançlarıma dönük bir düşmanlık besleniyorsa, o zaman ben de en fanatik bir çizgiye yelken açabilirim.
Özetle.
Millet olarak çok uyanık olmamızda yarar var.
Her davulun önünde oynamayı bırakmalıyız.
Kendi yarattığımız tabulara tapınmaktan vazgeçmeliyiz.
Bu ülkenin ve bu ülke insanının, hangi vaatlerle nerelere, nasıl götürülmeye çalışıldığına, çok dikkat etmemizde yarar var!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sami Çaycoşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce HDP kapatılmalı mı?