Otizm

OTİZM

, yaşamın erken dönemlerinde başlayan ve yaşam boyu süren, sosyal ilişkiler, iletişim, davranış ve bilişsel gelişmede gecikme ve sapmayla belirli, nöropsikiyatrik bir bozukluktur. İşlevselliğin bu alanlarındaki bozulmaları 3 yaşından önce var olmalıdır. Normalde yeni doğmuş bir bebek yaşamının ilk iki, üç haftasında otistik bir yaşam içerisindedir. Çevre ile ilişkisi açlık, susuzluk, sıcaklık, soğukluk gibi duyuları ile ilgilidir. Anne ya da bir yabancı onun için aynıdır. Genellikle üçüncü ya da dördüncü haftada bebekler otistik durumdan çıkmaya başlarlar. Öncelikle bebek, gereksinimlerini gideren kişilerin genellikle bu kişi annedir, varlığını algılar. Giderek bu bireyle ilişki kuran bebek onu çevresindeki diğer bireylerden ayırır ve yokluğuna tepki gösterir. Oysa otistik bir bebek annesine gereksinim duymuyor gibidir, daha seyrek ağlar ve verilen çeşitli uyaranlara tepkisiz kalır. Dış dünya ile bu bebekler arasında sanki giderek kalınlaşan bir duvar vardır. Otizm belirtilerinin görüldüğü sıkıntılarda en önemli nokta sorunun erken tanınıp müdahale edilebilmesidir. Erken tanı konulan birçok çocuk uygun tedavi yöntemleri ile çok hızlı gelişmeler gösterebilmektedir. Bu nedenle anne babaların otizm hakkında bilgi sahibi olmaları oldukça önem taşımaktadır. Eğer çocuğunuz, ismini söylediğinizde bakmıyorsa, konuşmada yaşıtlarının gerisinde kalmışsa, başkalarıyla göz teması kurmuyorsa, parmağıyla istediği şeyi göstermiyorsa, söylenenleri işitmiyor gibi davranıyorsa, oyuncakları ile amacı dışında oynuyorsa, bazı sözleri tekrar tekrar ve farklı ortamlarda söylüyorsa, yaşıtlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermiyorsa, gözleri bir şeye takılıp kalıyorsa, bazı eşyaları sıraya dizmek gibi hareketleri varsa, amaçsız olarak tekrarlanan bazı hareketleri varsa (bu hareketler el çırpma, kuş gibi kanat çırpma, nesneleri döndürüp izleme, kendi çevresinde dönme ve zıplama şeklinde olabilmektedir) sallanmak, çırpınmak gibi garip hareketleri varsa, günlük yaşamındaki düzen değişikliklerine aşırı tepki veriyorsa, otizm açısından değerlendirme yapmak gerekir.
OTİZMİN BELİRTİLERİ NELERDİR
Otizmin en belirgin özelliği sosyal ilişki kurmada yaşanan zorluktur. Otizmli çocuklarda görülen 3 temel özellik vardır ve bu belirtiler 3 yaşından önce başlamaktadır.
- Sosyal ilişki kurmada zorluk: Otizm ana babayla bağ kuramama, diğer kişilere de bağlanma geliştirememe ile kendini göstermektedir. Genelde otistik çocukların anne babaları çocukların kendilerine gereksinim duymadıklarını düşünürler. Kucaklanmaya, öpülmeye ve sevilmeye karşı kayıtsız kalabildikleri gibi zaman zaman da aşırı tepkiler vererek kendilerine gösterilen ilgiye karşı çıkmaktadırlar. Okul öncesi dönemde yaşıtları ile ilişki kurup geliştiremezler. Genellikle tek başlarına yapabilecekleri işlerle uğraşırlar. Diğer çocukların oyunlarına katılmazlar. Cansız nesnelere geliştirdikleri bağlanmaları daha belirgindir.
- Dil gelişiminde gerilik: Çocukların konuşmasındaki gecikme, anne babalar için önemli bir uyarıdır. Konuşma gecikmesi otizmin erken bir belirtisi olabilir. Konuşma dilinin gecikmesi ya da hiç gelişmemesi, diğerleri tarafından başlatılan konuşmaya hiç tepki vermeme, karşılıklı konuşma başlatmama ve sürdürmeme, stereotipik ve yineleyici dil kullanımı, kişi zamirlerini karıştırma, sözcükleri kendine özgü kullanma, konuşmanın ritmi ve vurgulanmasındaki anormallikler başlıkları altında toplanabilir. Otistik çocuklar sözsüz iletişimde de sorunlar yaşamaktadırlar. Özellikle iletişimde kullanılan yüz ifadesi, beden dilini kullanma ve anlamada, hayret ve duygusal ve sempati gibi duygusal jest ve mimiklerin kullanımı bakımından, otistik çocukların yaşıtlarının düzeyine ulaşamamaktadırlar.
- Diğer çocuklardan farklı, anlamsız tekrarlayıcı hareketler ve garip ilgi alanları: Otistik çocukların dönen eşyalara karşı büyük bir ilgileri vardır. Dönen bir plağı saatlerce izleyebilirler ya da topacı saatlerce çevirebilirler. Kendilerinin ya da çevrelerinin günlük işlerinde ve çevresel koşullarındaki değişikliklere olağanüstü tepkiler verebilirler. Otistik çocukların katı alışkanlıklar geliştirdikleri görülmektedir. Örneğin, yalnızca belli türde giysiler giymek, belli yiyecekleri yemek ya da okula hep aynı yolu izleyerek gitmek gibi. Bu çocuklar çevrelerindeki küçük bir değişikliğe karşı (mobilyaların yerinin değiştirilmesi gibi) aşırı duyarlıdırlar ve aşırı tepkiler gösterirler. Çevredekiler tarafından garip olarak nitelendirilen, stereotipik hareketleri vardır. Örneğin, parmak ucunda yürüme, dönme, el çırpma ya da daha az fark edilen etkinlikler bir dokuyu ovalamak, nesne koklamak gibi olabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Melike Aydın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?