Aynaya bakmıyoruz

TOPLUM

olarak aynaya bakmıyoruz.
Çoğumuz kendimizi dev aynasında görme aymazlığı, belki de uyanıklığı içindeyiz.
Hani derler ya.
“Kirpi yavrusunu pamuğum diye sever.”
Aslında bu bencillik ve vurdumduymazlık hatta hayal perestlik, salt bize özgü bir şey de değil.
Dünyada değil, evrende kendisini önemseyen, yok olmayı kabullenemeyip, kendisine ölümsüzlük biçmeye kalkan tek canlı insanoğlu!
Yani biziz.
Baksanıza, dünyanın her yerinde, bedensiz olmayı kabullenip, ruh olarak, ölümsüzleşebileceğinden adı gibi emin olanların sayısı neredeyse yüzde 85-90’lara vardığını söylersem fazla üfürmüş olmam!
Tabii ki bu bir inanç meselesi.
Bu yönüyle kimseyi eleştiremeyiz.
Biz Türkler hep kahramanlarımızla övünüp dururuz.
Bırakın övünmeyi, işi gücü bırakıp, salt bu kahramanlara öykünerek bir ömür tüketirken, gelecek kuşaklara bizimle övünebilecekleri bir şey bırakma yerine, onların da hayatını karartacak bir ortam bıraktığımızın farkına bile varmaktan özellikle kaçınırız!
Tarihteki ihanetleri, hainlikleri, savaştan kaçanları hiç konuşmayız.
Her alanda ve her dönemde, her zaman dile getirdiğim gibi, kendimize göre bir tabu yaratır, sonra da kendi yarattığımız bu tabuya tapınmaya başlarız!
Tabii ki, böylesine tabucu bir toplumda, ortaya sürülen tabular da çoğalınca, toplumun kutuplaşarak çatıştırılması çok daha kolaylaşıyor.
Tembel bir millet olduğumuzun farkına varmamak bir yana, çok çalışkan olduğumuz söylene söylene biz de bu yalana inanıp, yattığımız halde çalıştığımızı sanmanın aymazlığı içindeyiz.
Osmanlı'da biz Türklerin ikinci hatta üçüncü sınıf vatandaş olduğumuzu bir türlü kabullenemediğimizden, dile de getirebilen çok az kişi var.
Osmanlı bizi savaştan savaşa sürdü.
Bu yüzden de, ne sanatla, ne de ticaretle ilgilenen hatta sarayda bile bir padişahın eşi olabilmiş, bir ya da iki hatun ya vardır ya yoktur!
Savaşta sağ kalanlarımız, yağmada elde ettikleri ganimetlerle hayatlarını sürdürmüşlerdir.
Cumhuriyetin kurulduğu tarihlerde nüfus on milyonlara dayanırken, bunun yüzde 90'ı köylerde yaşarken, yüzde 85’i de okuma yazma dahi bilmiyordu.
Bundan 60–65 yıl önce çocukluğumdan ve gençliğimden çok iyi hatırlıyorum. Kastamonu gibi çok eski, tarihi bir ilde bile, marangoz, inşaat ustası, terzi, berber v.s. gibi meslekleri icra edenlerin önemli bir bölümü, belki de hepsi Ermeni vatandaşlarımızdı.
Yani, biz daha yeni yeni meslek sahibi olan, ticarete el atmış, sanayi yatırımları yapmaya başlayan bir toplumuz.
Rahmetli İsmet İnönü’nün iki veciz sözü bana çok anlamlı gelmiştir:
“Hiçbir ülke yoktur ki, kendi içerisinde bizim kadar hain yetiştirebilsin.”
Sanırım rahmetli bugünleri öngörebilenlerden!
İkinci güzel sözü ise "Bir memlekette namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur” şeklinde.
Toplumun her kesiminden insan, gazete köşelerinde, televizyonlarda, kahvehanelerde ve üç beş kişi bir araya geldiğinde, dürüstlükten, ahlaktan, vatan ve millet sevgisinden söz ederek yeri göğü inletirken, birileri de çıkıp, peki bu hainler, bu katiller, yan baktığı için hiç tanımadığı milletinden birini öldüren psikopatlar, dolandırıcılar, soyguncular, sahtekarlar, teröristler nereden çıkıyor diye sormuyor, soranlar da hain ilan ediliyor!
Biz hamasi nutukları da, anlamsız yiğitlenmeleri de ciddiye aldığımız için, en ağır bir biçimde muhatabına hakaret eden, en güzel diksiyonla olmayacak vaatlerde bulunan siyasilerin kuyruğuna takılmayı çok sevdiğimiz için, siyasilerimiz de, bizi memnun edebilme ve oy toplayabilme adına, dünyaya meydan okumaya başlayınca da, dünya ile papaz oluyoruz ve başımız beladan bir türlü kurtulmuyor.
Atalarımız ne demiş: "Her toplum hak ettiği yönetimle yönetilir."
Bu nedenle, kimseye kızmaya hakkımız yok.
Kızacaksak, kendimize kızmalıyız!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sami Çaycoşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?