Alanya’da “sallamacılık” biter mi?

​​​​​​

ALANYA'DA

eskiden, her küçük şehirde olduğu gibi, “herkesin bildiği büyük sırlar!” vardı. Adı geçen kişilerin arkasından konuşulduğu, fısıltılarla işaret edilen gizli kalmışlıklar…

Şehir büyüdü ama şimdi de bu gizlilikler insanların bağlı bulunduğu sosyal statü, meslek gurubu, etnik kimlik ya da hemşeri bağlarıyla sınırlı kalmak şartıyla hala sürüyor.

Gizli kaldığı zannedilen ama ilgili herkesin bildiği cinsel istismar, aile içi sorunlar, yolsuzluklar gibi saklanması istenen sırlardan birisi de tefeciliktir. Alanya’da “sallamacılık” diye tabir edilen bela…

Bazılarına göre ise “almasaymış” diyerek tefecinin suçlanmadığı, böylece bir bela olarak kabul edilmeyen sosyal olgu. Emek yoğun çalışmaktan başka bir kazanç yoluna saygı göstermemiş benim gibiler için ise daha başlangıçtan reddedilen bir ahlaksızlık…

Yazının başındaki soruyu yönelttiklerim, “Hayır bitmez, Alanya’da kumar olduğu sürece tefecilik sürecektir” diyorlar. Soruyu derinleştirip gerilere gittiğimde ilginç bilgilere ulaşıyorum…

1960’larda Alanya ticari yaşamının hız kazanmaya başladığı dönemde “hatır gönüle bağlı” borç para vermelerin olduğu görülüyor. Borç verilen kişinin ödeme güçlüğü çekmesi durumunda ise, büyüklük gösterilerek alacağın üstü çizilebiliyor.

1970’lerde yerli malı küçük tefecilerin varlığı gözleniyor. İçlerinde sonradan tövbekar olan hafız, motorcu, muhtar, lokantacı, telefon satıcısı, halıcı gibi esnaftan abiler(!) var. Bunların bir kısmı sabaha kadar kumarhane gezip, batıklara borç vererek elindeki küçük yatırımlarını değerlendiriyor!

Bazıları çek kırıyor. Bazıları ise bankadan kredi alıp yaylaya kumara gidenlerin peşinden gidiyor; sıkıştıklarında onlara gecelik yüzde otuzdan para yetiştirmek üzere... Böylelerinin, sosyal sınıf atlama adına bir masaya oturup, para kaybetme yarışında masadakiler kadar(!) yedekli olmayanlardan oluştuğu söyleniyor!

Bir başka ilginçlik de, daha çok kırsaldan gelenlerin, özellikle turizm zenginliğini iyi değerlendiremeyip servetlerini kaybedenlerin üstüne oynamaları. Burada kullanılan deyim ise “bitirmek!”…

1980’ler turizmde patlama yılları. Şehre turizm yoluyla müthiş paralar giriyor. Görgüsüz bir yarış ve bilinçsiz bir yatırım telaşı para mafyasını davet ediyor. Yani başka şehirlerdeki büyük tefecileri.

Bagajı silme para dolu manda kasa Mercedes’lerden, özellikle 1. Körfez Savaşı sonrası tomarlarla para akıyor. 1995-96’larda, yasal banka faizinin aylık yüzde 12 olduğu dönemde, yatırım yapılırken nasıl kredi alınacağını bile bilmeyenlere dağıtılıyor.

Turizm yoluyla şehrin hızlı zenginleşmesi bir tür idrar yarışını da beraberinde getiriyor. Buna, devlet bankalarının kredi vermedeki izansızlıkları, ek olarak, resmen tefeci gibi şehre giren bir özel bankanın teşviklerinin de eklenmesi şehri dramlara, hatta trajedilere sürüklüyor…

İthal tefeci şehirde iş ortakları yaratıyor. Ölüyor, öldürüyorlar; bugünlere sarkan çıraklar yetiştiriyorlar. Onlar işi devralıyor. Alanya’daki sermaye birikimini “çalıştırıyorlar!”. Kimisi bağlı bulunduğu tarikatın hayrına, kimisi de efendilerinin hayrına! Saygın kişilik diyeti ile…

Tefecilik tarihsel bir sosyal olgu, belki de ekonomik bir döngü. Bugünlerin Türkiye’sinde sayılarının artma tehlikesi ise, ülkede sermaye sıkıntısının olmasından kaynaklanıyor. Vadeli kredi kartı, vadeli çek ödemesinin olduğu bir başka ülke daha yok bildiğim kadarıyla…

Ya da, sermayenin dağıtımında problem olması yani iktidar yandaşlarına sağlanan ayrıcalık tefeciliği tetikliyor. Son dönemde yeniden gündeme gelen kredi destek fonundaki varlığın büyük bir kısmının, bankaların tefecilik yapmasına ayrıldığı dedikodusu bile sistemi tefeciliğe itiyor.

Sonuç olarak; kumarı yani emeksiz kazancı seven, yaşamı bir oyun sayan; temelsiz risk alıp, öngörüsüz plansız servet birikimi üstünden yaratılan zenginliği bir statü sembolü, sınıf atlama aracı gibi gören yerleşimlerin tefecisi eksik olmaz. Yeter ki biz tefecileri değerli kılmayalım!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Feyzi Açıkalın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?