Öfke kontrolü nasıl sağlanır

ÖFKE

tipik bir davranış değildir, bilakis son derece normal, sağlıklı ve doğal bir duygudur. Elbette ki dozu iyi ayarlanamayan her şey gibi öfke de kontrolden çıkıp yıkıcı hale dönüşürse; iş-okul-aile hayatında, kişisel ilişkilerde ve genel yaşam kalitesinde çok çeşitli sorunlara yol açar. Hem dış hem de iç faktörlere dayalı çeşitli olaylarla ortaya çıkan, çoğu sosyal ve kişisel problemlerin (aile içi şiddet, fiziksel-sözel saldırganlık, toplumsal şiddet, çocuk istismarı) temelinde öfke vardır. Kişiler birinci dereceden yakınlarına ya da hiç tanımadıkları herhangi bir şahsa öfkelenebilecekleri gibi; trafik sıkışıklığı, iptal edilen bir randevu, hoşa gitmeyen bir sunum ve daha pek çok olay karşısında da öfke duyabilirler. Hayatın bir parçası olarak kabul ettiğimiz öfke, kişiyi etkisi altına alır almaz kişiye yaptıramayacağı hiçbir şey yoktur.

Genellikle engellenme, haksızlığa uğrama, fiziksel incinme ve yaralanmalar, tacize uğrama, hayal kırıklığı, saldırıya uğrama ve tehdit gibi etmenler öfkeye yol açmaktadır. Herhangi bir olay veya durum karşısında öfkelendiğinizde aşağıda yer alan beş boyut birbiriyle ilişkili olarak aynı anda aktif olur ve kişiyi kıskacı altına alır. Bu boyutlara göz atacak olursak;

1. Bu boyutlardan ilki BİLİŞ'tir. Biliş, o andaki düşüncelerimizin tamamıdır.

2. İkincisi DUYGU'dur. Duygu, öfkenin yol açtığı fiziksel uyarılmadır. Öfke duyulan an da hissettiklerimizdir.

3. Üçüncüsü İLETİŞİM'dir. İletişim, öfkemizi çevremizdekilere yansıtma biçimimizdir. Fiziksel ya da sözel saldırganlık, öfkenin iletişim boyutunda ortaya çıkmaktadır.

4. Dördüncüsü ETKİLENİŞ'tir. Etkileniş, öfkeli olduğumuzda hayatı algılayış biçimimizdir. “Hayat berbat! Hayatım alt üst oldu! Sinirden çıldıracağım. Delirmeme ramak kaldı” gibi söylemler de öfkenin bu boyutunda kişiyi etkisi altına alır.

5. Ve son olarak beşincisi DAVRANIŞ'tır. Davranış, öfkeli olduğumuzda sergilediğimiz davranışların toplamıdır. Öfkemize bağlı olarak sergilemiş olduğumuz her hareketten birincil olarak kendimiz sorumluyuzdur.

“SAVAŞ YA DA KAÇ!”

Öfkeye bağlı uyaranlar duyguları harekete geçirerek kişiyi etkisi altına alır. Daha sonra kişide stres, gerginlik hatta bazı durumlarda yoğun kaygı (anksiyete) görülebilir. Stres ve aşırı gerginlik sonrasında kişide enerjiyi arttırdığını bildiğimiz adrenalin salgısı artış gösterir. Buna bağlı olarak da kişinin kalp atışları hızlanır, nefes alıp vermesi sıklaşır. Kan basıncı artış gösterir ve en son olarak da beden ve zihin öfke yaratan olay karşısında “Savaş ya da Kaç” tepkisi için hazır hale gelir.

DİKKAT!

Öfkenin aşırı dozda artış gösterdiği durumlarda kişi bir şekilde bunun üstesinden gelmeyi başarabilmelidir. Şayet öfkenizi yaşamadan bunu bastırırsanız ilerde yaşayacağınız yoğun kaygı ve depresyona karşı hazırlıklı olmalısınız. İfade edilmeyen öfke, kişiler arası ilişkileri bozabileceği gibi, zihinsel ve fiziksel problemlere de yol açabilir.

Kişilerde öfkeye bağlı olarak çeşitli baş ağrıları, migren, mide rahatsızlıkları, kramplar, kasılmalar, gaz sıkışmaları, cilt ve solunum problemleri, sinir sistemi rahatsızlıkları, dolaşım sorunları ve daha pek çok hastalık görülebileceği gibi hâlihazırda var olan fiziksel rahatsızlıklar da günden güne kötüleşerek kişiyi içinden çıkılması zor bir duruma sürükleyecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Merve Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?