Cumhuriyet Halk Partisi

CHP’nin dünü ve bugününü ele almadan önce,
Partinin adına bakalım.
Google baktığımızda.
Dilimizdeki bir sürü sözcük gibi, bunun da Arapçadan geldiğini görüyoruz.
Cumhur= Toplum, halk, ahali anlamına geliyor.
Cumhuriyet bir bakıma, toplumculuk, halkçılık hatta milletçilik anlamına geldiğine göre.
CHP’nin açılımı.
Toplumcu Halk Partisi, Halkçı Halk Partisi ya da, Milletçi Halk Partisi anlamına da gelebiliyor.
Değerli dostlar.
Sanırım böyle bir konuya neden girdiğimi merak ediyorsunuzdur.
Çağdaşlık, İlericilik, devrimcilik adına, uzun yıllar, CHP’de siyaset yapmış, gençliğimi ve de en verimli çağlarımı bu siyasi yapı içinde geçirmiş birisiyim.
Dünkü CHP’liler ne kadar ilerici ve devrimcilikten söz ediyor idiyse, bugünkü CHP’liler de aynı inançla bu yapı içinde yer almaktalar.
Ama maalesef.
Hem dünkülerden, hem de bugünkülerden hala CHP’nin 6 temel ilkesinin içinde demokrasinin olmadığını bilmeyenler var.
Bunların sayısı oldukça da fazla.
Hatta, parti yönetiminde bulunup da, 6 temel ilkeyi bilmeyen yöneticilerle bile karşılaştım.
Hoş.
Sanki diğer partilerde yer alanlar, partilerinin neyi temsil ettiğini, temel ilkelerinin ne olduğunu biliyorlar mı?
Diye soracak olursanız.
Onların durumları daha da vahim!
Beni üzen.
İlericilikten ve devrimcilikten hatta bilgelikten söz eden bir insanın, öncelikle ülke ve ülke insanının geleceğini belirleyecek bir oluşumu çok iyi araştırması ve bu yapının neye hizmet ettiğini bilmesi gerekir.
CHP 9 Eylül 1923 de Cumhuriyet Halk Fırkası olarak Mustafa Kemal Atatürk tarafından kuruldu.
Cumhuriyet Halk Partisi adını ise, 1935 yılında aldı.
Gelelim 6 temel ilkeye.
Bu ilkelerden “Cumhuriyetçilik”- “Milliyetçilik.” - “Laiklik” Fransız devriminden.
“Devrimcilik” – “Halkçılık” – Devletçilik” de Sovyet devriminden alındığı söylenmekte.
Yani.
Cumhuriyet= Toplumculuk olduğuna göre.
Cumhuriyet=Milliyetçilik=Halkçılık temelde aynı anlama gelmektedir.
Devletçilik de, salt bizde değil dünyada işlevselliğini tamamen yitirmiş gibi görünüyor.
Devrimcilik ise, kimi kesimlerce lafta var ama, ne teorik anlamda, ne de pratikte, bu konuda ciddi bir siyasi yapılanmadan söz etmek mümkün değil.
Laikliğe gelince.
Bana göre.
Bizim gibi, yarısı batıya, yarısı doğuya, özellikle de Ortadoğu dogmatizmine yelken açmış toplumlar açısından, Laiklik hayati önem taşırken, biz bu ilkeyi de, maalesef hakkın rahmetine kavuşturduk!
Demem o ki.
Yıllardır, CHP’de görev alan etkili ve yetkili kişiler başta olmak üzere, tabanda da, CHP’yi düşünsel anlamda ileriye taşımaya dönük ciddi bir çaba sarf edilmedi.
Benim bildiğim ve de içlerinde yer almaktan mutlu olduğum.
Ali Topuz, Orhan Eyüboğlu, Bahir Ersoy, Semih Eryıldız, Kadri Atabaş, Zeki Alçın gibi isimlerin bu anlamda epeyce çalıştıklarını yakinen bilenlerdenim.
Tabii ki, aradan uzun yıllar geçti, unuttuğum isimler olmuştur. kendilerinden özür diliyorum.
Ölenlere rahmet, sağ olanlara selam ve saygılarımı sunuyorum.
Rahmetli İsmet İnönü’nün Genel Başkanlığını çok iyi hatırlıyorum.
Rahmetli Bülent Ecevit’le en aktif dönemini yaşadım.
Dağlara taşlara ismini yazan ve yazdıranlardandım.
Ama sonra, tabulaştırıp tapınma noktasına geldiğimiz rahmetlinin, bir sürü yanlışıyla karşı karşıya kalmanın şaşkınlığını yaşayanlardanım.
Kişilik olarak, en çok saygı duyduğum, siyasetle ilgisi olmayan, rahmetli Erdal İnönü idi.
Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu’na bir türlü kanım kaynamadı!
Muharrem İnce, Kemal Kılıçdaroğlu mücadelesi ne olur diye soracak olursanız.
Son seçimde.
Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına, aday olarak,
Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu, Doğu Perinçek, Selahaddin Demirtaş çıkma cesareti gösterirken, Devlet Bahçeli ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday çıkmamaları ilginçti.
Koskoca ana muhalefet partisinin lideri Başkanlığa aday olmayı göze alamayıp, bir partiliyi aday göstermesi bir aczin ifadesidir.
Seçimi Muharrem İnce kazansaydı.
Partili Cumhurbaşkanı olacaktı.
Daha doğrusu.
ABD’ de ki gibi başkan olacaktı.
Tayyip de Cumhurbaşkanı değil artık başkan.
Bu durumda Kılıçdaroğlu partinin başında durabilir miydi?
Durması mümkün değildi.
Bana göre, bugün de, Kemal Kılıçdaroğlu’nun artık CHP’nin başında kalması mümkün gözükmüyor!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sami Çaycoşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?