Yeni Alanya’da Kurban Bayramı

YOK,

1960 sonrası Türkiye’sinin özgürlüklerin geliştiği döneminde, 1968 Eylül’ünde yaşam bulan Yeni Alanya Gazetesi’nden bahsetmiyorum. Atatürk ve arkadaşları tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni “yenileştirme!” projesinin Alanya’daki yansımalarından dem vuracağım.
Yaz aylarının son can suyu olan gurbetçilerimiz ve Avrupa’da yaşayan Müslümanlar Ağustos sonu gelmeden Alanya’yı terk etmişti. Gözlerimiz Rus uçaklarındayken, Kurban Bayramı geliverdi.
Konuklarımız uzun tatilin üçüncü gününün akşamında geldiler. Belli ki memlekette kurban kesip, el öptükten sonra yola çıkılmıştı. Ve de dört gün sonra, cumartesi sabahı da şehri boşalttılar.
Gece Alanya’ya gelen vatandaşlarımız dünyaca ünlü Kleopatra (Kale Arkası) plajındaki dereden denize akan kurban kanını görmediler. Görüntü yabancı konuklara nasip oldu. Aynı gün yabancı ajanslar, Bangladeş’te yağmur sonrası oluşan sel sularının kurban kanıyla kızaran fotoğraflarını geçiyordu.
Yıldızı biraz yüksek otelciler, Şeker Bayramı’nın aksine bu kez konuklarının rezervasyon yaptırarak geldiklerini söylediler. “Çat kapı” müşterisi olmadığı için otelde düzen bozulmamıştı. Ama konuklar her şey dahil sistemi gereğince gün boyunca otelin küçük havuzlarını tercih etti, plaja asla inmedi!
Şehir merkezindeki otel ya da apartlara ise gelir düzeyi ve yaşam tercihleri daha farklı guruplar geldi. Alanya caddelerinde deniz giysileriyle bile dolaşıldığı tüyosunu yanlış algılamış olmalılar ki, rengarenk haşemalarıyla Fransa sahillerindeki yasaklamalara inat boy gösterdiler. Özellikle belediye plajındaki görüntüler bir “yeni Alanya” imajı tescili gibiydi…
Alanya dışında kalanlar, daha şehirliler ise, merkeze arabalarıyla akşamları geldiler. Onlar da, liman odak olmak üzere şehirdeki panayır görüntüsüne, kakofoniye ortak oldular. Yine de kentli oluşları, 112 ambülansı çığlıklar atarak gelirken, korna çalmaksızın hızlıca sol şeridi boşaltmalarından belli oluyordu.
Beğenilsin, beğenilmesin, iç turizm şehre hareket getiriyordu. Ama yabancı turistin aksine, araçlarıyla tatile çıkan yerli turist için ne otellerin, ne şehir merkezinin park yerleri yeterli değildi. Merkezdeki otobüs durakları, yaya geçit işaretlemeleri yeterince işaretlenmemiş, park yapılmaz tabelaları yerleştirilmemiş olduğu için Alanya’nın huzurunu bozan vahşi (!) kural ihlalleri söz konusu oldu…
Kurban Bayramı geleceğin Alanya turizmi için ışık tutuyordu. Egzozu modifiye, arka camı sloganlı, içinde göbek atan yarı çıplak erkek olan beyaz Şahinleri istemiyorduk ama öbürleri başımızın üstüneydi. Şehirde yabancı olarak yalnızca tur ciplerinde ve tekne turlarında yalelli çalıp raks eden Araplar kalmıştı. Bir de belki Ruslar… Batı Avrupalıyı, şehre asıl geliri bırakan, ülkenin cari açığını kapayan insanları uzunca bir süre görmeyecektik…
Alanyalı oluşuyla gurur duyulan bir dışişleri bakanının, “Tarihimizin en büyük askeri operasyonuna hazırlanıyoruz” demecinin Batı’daki algılanışını hâlâ anlamıyorduk. Bugünlerde Rakka’ya, ardından Musul’a girme planları yapan savaştaki bir ülkenin ilçe yöneticilerinin, birlik beraberlikten, milli iradeden, şehrin güvenli oluşundan bahsedişinin hiç kıymet-i harbiyesinin olmadığını bilmiyorduk… Yalancı baharların, tatil edilen gün sayısı artırılan bayramların çözüm olacağını sanarak…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Feyzi Açıkalın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?