Hayırlı Cumalar!…

Kuran’da böyle bir içerik olmamasına karşın; (yıllardır, sesiz ve derinden)  Cuma günlerine bir ayrıcalık, bir kutsiyet yüklenmeye çalışılıyor…
Bu zihniyetin dayanağı, “günde beş vakit namazını kıl(a)mayan bazı erkeklerin; özellikle Cuma günlerinde, namazlarını kılmaya özen göstermeleri…” 
Miladı, Osmanlı’nın son yılları olan bu olgu; Cumhuriyet döneminde de sürdürüle gelmiştir.
Ancak gerek Osmanlı döneminde ve gerekse, Cumhuriyet döneminde son derece masum ve iyi niyet çerçevesinde özel sayılan bu gün; özellikle son 17 yıldır giderek sulandırılmaya başlandı.
Artık, yüz yüze, telefonda ya da sosyal medyada, özellikle sağ kesimde olanlar, Cuma günlerine kutsiyet yüklemeye; birbirlerine, “HAYIRLI CUMA’lar” dilemeye başladı. 
Ayırdında olmadan, cumhuriyetçi laik kesimden de bu akıma (!) eşlik edenler var. Onlardan biri de benim…
Alanya’da Cuma Pazarı’nda dolanırken; tanıdık kim görsem, ağzımdan böyle bir esenleşme şekli dökülüyor; HAYIRLI CUMA’lar…
Bu esenleşme şekli her yerde ama  özellikle Anadolu'da çok daha yaygınlaşarak görenek haline geldi.. 
Bu gidişat giderek büyüyor, yayılıyor, daha da büyüyecek ve yayılacak.
Bazı mağaza ve dükkânlar tezgâhta durabilecek bayan elemanları ya da namaza gitmeyen gençler olmasına rağmen Cuma namazı saatinde dükkânlarını kapatır oldu.
Anadolu’nun, bazı yörelerinden aldığımız duyumlara göre; yine bazı özel küçük iş yerlerinde ve de işletmelerde tatil gününü Cuma’ya alanlar oluyor.
Bu işin sonu, yeri ve zamanı geldiğinde resmi hafta sonu tatilinin, Pazar’dan Cuma’ya kaydırılmasına kadar gidecektir.
Son yıllarda yaşadıklarımız, bu olasılığın ayak sesleri…
Şeriat düzeninin egemen olduğu Arap ülkelerinin dışında tüm dünyada hafta sonu tatili, Cumartesi ve Pazar günleridir.
Böylece Dünya insanları tatil günlerinde rahatça birbirlerine gidip bilgi ve kültür alışverişinde bulunabiliyor, dostluklar geliştirebiliyor, barış ortamına katkı sağlıyorlar. 
Tekrar ümmetçi ve şeriat yönetimine dönmek, insanları bilgisiz, tek adam tarafından yönetilebilen, biatçi, kapalı ilkel bir toplum haline getirecektir; nitekim de getiriyor… 
Bütün bunları düşünen bu ülkenin kurucusu yüce Atatürk, takvimde de devrim yaptı.
Hicri takvimden Miladi takvime geçilerek, zamanı da medeni Dünya’ya uyarladı.
Bu yüzden Cumhuriyet ve laiklikten yana olan insanımızın, özellikle bayanlarımızın HAYIRLI CUMALAR kervanına katılarak ümmetçi, şeriat kültürü iklimine hizmet etmelerini anlamakta zorluk çekiyorum.
Eskiden böyle bir kutlama yoktu; o zamanlar Cuma günleri hayırsız mıydı? 
Ya da Cuma hayırlıydı da; Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe günleri hayırsız mıydı?
Ne farkı var Cuma’nın, Cumartesi’den ya da Çarşamba’dan ya da Pazar’dan?
Ama bilinçli, ama bilinçsiz olarak, kimin değirmenine su taşıyoruz?! 
Hele şöyle bir düşünelim bu konuda...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Haboğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.