‘Burası Türkiye! Geçelim!’

Kafamda kask, evrakları tam olan ve tüm vergileri ödenmiş motosikletimle Atatürk Caddesine çıkmadan önce kırmızı ışıkta bekliyorum. Yanıma, turistlerin son dönem favori oyuncağı “Mypet”e binmiş 4 kişi yanaştı. İlk başta turist sandığım 2 erkek ve 2 bayan olan bu kişilerin Almanya’da yaşayan Türkler olduğunu bana belli etmek istemelerinden hemencecik anlayıverdim. Bir sinek vızıltısı edasında etrafımda durmadan dönen bu 25 yaş gurubu gençler, kırmızıda geçsek mi, kalsak mı diye konuşurken aralarından bir tanesi “Burası Türkiye, geçelim!” dedi. Ben de kendimi tutamayarak manidar bir şekilde “Size serbest, siz geçebilirsiniz” dedim. Keyifleri oldukça yerinde olan gençler, kendimi alamayarak söylediğim sözlerin ardından yine sinek vızıltısı şeklinde ortalıktan kayboldular. Onlar gözden kayboldular fakat benim içimde iğne deliği şeklinde açtıkları yara büyümeye başladı. “Burası Türkiye” sözü beni çok düşündürdü. Burası Türkiye ise orası neresiydi? Sanki, babaları-dedeleri Almanya’yı Almanya yapmıştı. Bu düşüncelerle beynimi kemirirken arkamdan selektör yapan araca yol verdim… Yurt dışında yaşayan T.C. vatandaşlarının orada vatan hasretini sürekli dile getirmelerine rağmen Türkiye’ye geldiklerinde bir küçümseme halinde olmalarını arada kalmışlığa, Türkiye’deyken “Alamancı”, Almanya’dayken “göçmen” sıfatları almalarına bağlıyorum. Sürekli bir memnuniyetsizlik hali. Yurt dışında yıllarca yaşayarak kahveden çıkmayan, bir kelime İngilizce, Almanca, Fransızca, Flemenkçe öğrenmeyen vatandaşlarımızı da biliyorum. Ben, gayet modern ve kurallara riayet eden bir vatandaş olarak bu küçümsemeye kızgınım. Ben, gecenin bir saati de olsa in-cin top atan yolda kırmızı ışıkta bekliyorum. Çünkü burası Türkiye. Burada, sizler oradayken çok şey değişti. Tabii ki Almanya yıllar öncesinden çok şeyi oturttu. Yaşanan bir trafik kazasında arabalarından inerek birbirleriyle “Dikkat etsene lan!” diyerek kavga etmek yerine ellerini sıkmayı çok önceden öğrendiler. Ama Türkiye de değişti, hatalarımız yüzümüze vurulurken genelleme yapılmayacak kadar. Beynimi kemiren bu olayı yolumun sonuna geldiğimde noktaladım, sağa sinyal vererek motosikletimi park ettim ve kaskımı başımdan çıkartarak bagaja attım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tolga Şilil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Başkan Yücel'in 7 yıldaki performansını nasıl buluyorsunuz?