Kitaplar ve çocuklar

Mahallemizde bir sürü çocuk var. Kitaplarımdan fazla olanları özellikle bizim apartmandaki çocuklar arasında paylaştırıyordum okulların açık olduğu dönemde. Şimdi tatil ya, bakıyorum hepsi sokaklarda. Bizim alt kattaki Dere Market’in üç kızı dışında kimsenin elinde kitap falan gördüğüm yok.Çocukların hem de severek kitap okuması bir alışkanlık konusudur. Ders yılı boyunca öğretmenlerin verdiği kitap listeleri ve çocukların bu kitapları okumaları için diretmeleriyle oluşacak bir şey değil. Çocuklara kitap okumayı sevdirme konusunda ailelere de büyük görev düşüyor.İnternet’te Alanya’nın çocuk nüfusu (özellikle ilköğretim çağındakiler) konusunda herhangi bir bilgi bulamadım. İlçede, köy okullarıyla birlikte 101 devlet okulu, 5 de özel okul var. En azından bu sayılar, ilçede yoğun bir çocuk nüfusu olduğunun bir göstergesi sayılabilirMerak ettim, acaba kaç aile, kaç anne, baba okullar tatil olduktan sonra çocuğunu elinden tutup bir kitapçıya götürmüştür. Onun tatil boyunca severek okuyacağı birkaç kitap seçmesine yardımcı olmuştur? Annesinin-babasının elinde gazete bile görmeyen (Fanatik ve Fotospor dışında) çocukların okumayı sevmesi, tatil içinde bol bol kitap okuması beklenebilir mi? Bu satırları okuyan sizler, sorun bakalım kendinize, son altı ayda kaç kitap okudunuz? Aile boyu okuma sefaletimiz elbette çocuklara da yansıyacak. Çocuklar da öğretmenlerin kendilerine verdiği okuma listelerindeki kitapları internetteki özetlerinden okuyarak “okumuş” gibi yapacak.Oysa okuyacağı her iyi kitap, yeni bir ufuk açar çocukların gözünde. Çoğu zaman, kitabın kahramanıyla özdeşleşerek hem kendisi, hem başkası olmanın, her burada, hem okuduğu kitaptaki yerde olmanın güzelliğini, zenginliğini sağlar. Çocukların yaşamını zenginleştirir.Ne acıdır ki 2012 yılının Türkiye’sinde, evinde kendine ait bir tek kitabı bile bulunmayan çocuklarla tanıştım.Bizim alt kattaki Nilay tam bir kitap kurdu oldu bir yıl içinde. Kendisine verdiğim kitapları, sınıf kitaplığına armağan etmiş arkadaşları da okuyabilsin diye. Kitap okumadaki başarısından ötürü kendisine verilen ödülü bana gösterirken, gözleri parlıyordu.Benim kitaplarımın tamamını okuduğu için şimdi gelip kitaplığımdan kendisi kitap seçiyor. Bu beni çok mutlu ediyor. Keşke apartmanın, mahallenin öteki çocukları da her gün gelip kitap almak için kapımı çalsa.Ama söyledim ya, babasının, annesinin elinde gazete bile görmeyen çocuktan kitap okuru olur mu?Öğretmenlerin verdiği kitap listeleri, kitap okunması için bastırmaları bir çocuğu kitap okuru yapmaya yeter mi?Evinde kendine ait tek kitabı bile olmayan çocuklar, okumaya meraklı olsalar ne yazar?Sorulacak o kadar çok soru var ki… Tam bir kısır döngü bu. Bitmiyor sorular.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgin Adalı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?